214 sayılı Komisyon Mütalaası ile “2007 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme” suçundan mütalaa verilmesine karşın, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/11/2011 tarihli 2011/756 Soruşturma ve 2011/1469 Esas sayılı iddianamesi ile “2007 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11/03/2014 tarihli 2012/11-1382 Esas ve 2014/124 Karar, 11/07/2014 tarihli 2012/11-1512 Esas ve 2014/366 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, “sahte belge düzenleme” ve “muhteviyatı itibarıyle yanıltıcı belge düzenleme” suçlarının vasıfları farklı olmakla birlikte birbirlerine dönüşebileceği, mahkemenin bu suçlar yönünden yeniden mütalaa almasının gerekmediği gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.

11. Ceza Dairesi         2017/3452 E.  ,  2021/4524 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Düşme

Sanık hakkında …‘nın 01/02/2011 tarihli ve 214 sayılı Komisyon Mütalaası ile “2007 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme” suçundan mütalaa verilmesine karşın, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/11/2011 tarihli 2011/756 Soruşturma ve 2011/1469 Esas sayılı iddianamesi ile “2007 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11/03/2014 tarihli 2012/11-1382 Esas ve 2014/124 Karar, 11/07/2014 tarihli 2012/11-1512 Esas ve 2014/366 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, “sahte belge düzenleme” ve “muhteviyatı itibarıyle yanıltıcı belge düzenleme” suçlarının vasıfları farklı olmakla birlikte birbirlerine dönüşebileceği, mahkemenin bu suçlar yönünden yeniden mütalaa almasının gerekmediği gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, VUK‘nin 367. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen “2007 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31/12/2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: