Mağdurun zararını karşılamaya hazır olduğunu söylemesi üzerine, mahkemece kendisine süre verildiği ancak sanığın abisi Yaşar ‘un 13.12.2011 havale tarihli dilekçesinde, “mağdurun, zararının sigorta tarafından karşılandığı bu nedenle tekrar alamayacağını beyan ettiğinin” iddia edilmesi karşısında; öncelikle katılan şirketin suç nedeniyle oluşan zararının sigorta tarafından karşılanıp karşılanmadığı sorularak, karşılandığının tespiti halinde ise; suçtan haksız menfaat elde ettiği konusunda kuşku bulunmayan sanığın özür dilemek suretiyle pişmanlığını dile getirerek, zararı gidermek istediğini söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için, hırsızlık suçunun mağduru olmayan sigorta şirketinin zararını karşılamasının zorunlu olmadığı

2. Ceza Dairesi         2012/25472 E.  ,  2013/15402 K.   Tebliğname No : 2 – 2012/218405 MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 08/03/2012...

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda, İş Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda çıraklar/stajyerler hakkında iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları yönünden hangi mahkemelerin görevli olacağı konusunda 6331 sayılı Kanun’un yürürlüğü ile birlikte mevzuatta boşluk doğmuştur.

21. Hukuk Dairesi         2019/5063 E.  ,  2020/902 K. MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi K...

Bankaya karşı işe iade davası açan dava dışı banka çalışanının “dava konusu teminat senedini davacı müşteriye iade etmediği ve kullanması” nedeniyle iş akdinin feshedildiği ve bu nedenle açtığı işe iade davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşıldığından, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadan takip dayanağı bononun dava dışı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin teminatı olarak alınan ancak kredi borcunun ödenmesine rağmen senedin iade edilmediği görülmekle, davacıların takip nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği

11. Hukuk Dairesi         2020/4602 E.  ,  2020/3730 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2014 tarih ve...

Somut olayda, sanığın, katılanın eşi ile yaşadığı konutuna, katılanın eşinin rıza göstermesi üzerine girdiği, katılanın durumdan haberdar olmadığı ve evine anahtarla girmek istediği sırasında kapının içeriden zincirlenmiş ve sanığı evinde bulduğu, sanığın eve cam balkon ölçüsü almak için girdiğine ilişkin savunmasının suç saatinin gece sayılan zaman dilimi içinde olması nedeniyle hayatın olağan akışına aykırı olduğu bu halde, katılanın eşinin rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olmadığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına

Ceza Genel Kurulu         2018/578 E.  ,  2020/363 K. Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 1900-469 Konut dokunulmazlığı ihlali...

KARŞI OY Sanık hiçbir şekilde savunmasını ve suçsuzluğunu ispatlamak zorunda değildir, Devlet sanığın suçluluğunu ispatlayacaktır. Mağdurenin herhangi bir delille desteklenmeyen soyut beyanı tek başına sanığın mahkumiyetine esas alınması mümkün değildir. Bu nedenlerle, eylemin mağdurenin rızası rızası dışında gerçekleştiğinin ispatlanamamasından dolayı, sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını 19 olarak kendisine söylediğini de gözeterek hata hükümlerinin değerlendirilmesi ve sonuca göre sanığın beraatine veya TCK’nın 104. maddesi uyarınca reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken,

14. Ceza Dairesi         2019/7299 E.  ,  2020/1587 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Sanığın atılı...

Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2009/1058 Esas sayılı dosyasına, 01/04/2009 tarihli vekaletname ile vekil tayin edilmesine rağmen işbu icra dosyasına vekaletname sunmadığı ve katılan lehine yapılacak itiraz ve diğer hukuki işlemleri yerine getirmeyerek görevini ihmal ettiği şeklinde kabul edilen eyleminin TCK’nın 257/2. maddesindeki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 257/1. maddesindeki icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,

9. Ceza Dairesi         2020/2598 E.  ,  2020/757 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : İcrai davranışla görevi kötüye kullanmak Hüküm : Mahkumiyet Mahalli mahkemece...

İcra dosyalarından haricen tahsilatların yapılıp yapılmadığı hususunda dosya borçlularının dinlenilmemesi ve yine ihtiyati haciz işlemi yapmak amacıyla icra dairelerine yatırılan 13.467,50 TL’lik teminatın 7.417,50 TL’sini avukat olan sanık tarafından reddiyat makbuzu karşılığında çekildiği ancak müştekiye iade edilmeyerek uhdesinde tuttuğu iddialarıyla birlikte sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda değerlendirme yapılması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

9. Ceza Dairesi         2020/4391 E.  ,  2020/794 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Görevi kötüye kullanmak Hüküm : TCK’nın 257/2, 62 ve 52/2....

İstifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmadığı hallerde kısa süre içerisinde açılan davalarda, dava dilekçesinde haklı fesih nedenlerinin ileri sürülebileceği ve haklı fesih nedeninin ispatlanması durumunda kıdem tazminatı talebinin kabul edilmekteyse de somut uyuşmazlıkta 9 yıl sonra açılan davada istifa dilekçesinin verilmesinde irade fesadına dayanılması mümkün değildir. Kıdem tazminat talebinin reddi gerekirken hatalı gerekçe ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.

9. Hukuk Dairesi         2016/2843 E.  ,  2019/18989 K.   MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle,...

Yoksulluk nafakasının kaldırılması için, aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak, fiilen birlikte yaşamak gerektiği- Dosyadaki tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, davalının davacıdan boşandıktan sonra başka bir şahıs ile “Evlenme olmaksızın fiilen birlikte yaşadığına” dair somut, inandırıcı delil bulunmuyorsa, yoksulluk nafakasının indirilmesi için yasanın aradığı koşulların oluşmayacağı

2. Hukuk Dairesi         2020/1980 E.  ,  2020/3397 K.   MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması –...

İstinaf incelemesinde; davalı kadının sinkaflı küfür ettiği ve davacı erkeğin işlettiği dükkanın camlarını golf sopasıyla kırdığı vakıalarının gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş ise de; kadına kusur olarak yüklenen bu vakıaların davacı erkeğin davranışlarına tepki niteliğinde olduğu, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı kadına yüklenebilecek başkaca da kusurlu davranışın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplere göre davacı erkeğin açmış olduğu boşanma davasının reddi gerekirken, bölge adliye mahkemesince davacı erkeğin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

2. Hukuk Dairesi         2020/2401 E.  ,  2020/3512 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan...

Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan ve otel güvenlik kamera kayıtlarını içeren CD’nin bilirkişi tarafından çözümlenmiş ve davacının mesaisinin olduğu 08.09.2013 tarihindeki görüntülerde; otele gece 02:10:53’te giriş yapan kadın müşteri ile davacının ilgilendiğinin ve lobide yakınlaştıklarının, kadın müşteri ile birlikte otel odasına girdiklerinin ve 22 dakika odada kaldıklarının, davacının kadın müşteriyi samimi bir şekilde taksiye bindirdiğinin, sonrasında otele dönerek tekrar aynı odaya girdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır

9. Hukuk Dairesi         2016/12350 E.  ,  2020/1151 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz...

Cinsel taciz eyleminin yapısı gereği ardında delil bulunması her zaman mümkün olmayabilir. Mağdurun ya da mağdurenin tek başına olduğu yerlerde bu tür eylemlere maruz kaldığı ve tacize uğrayanın çok azının çeşitli nedenlerle bu tür olayları işverene yansıtabildiği dikkate alındığında ispat noktasında tacize uğrayan lehine değerlendirmeye gidilmelidir. Ceza davasında delil yetersizliği nedeni ile beraat kararı verilmiş olması hukuk hakimini bağlamayacağından mevcut delil durumuna göre karar verilmelidir.

9. Hukuk Dairesi         2017/14071 E.  ,  2020/1819 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı...

Dinlenen davacı tanıklarından birinin aynı istemle açtığı davası olduğundan tek başına beyanına itibar edilmesi mümkün değildir. Diğer davacı tanıklarından 2014 yılı Ocak ayında emekli olan Hüseyin Beyaz’ın feshe ilişkin beyanı olmayıp davacı tanığı Abdullah Civan Özcan ise duyuma dayalı olarak davacı ve arkadaşlarının işten çıkartıldığını beyan etmiştir. Davalı tanıklarından Selçuk Öztürk ile Kader Karataş ise savunmayı doğrular yönde bilgi vermişlerdir.

9. Hukuk Dairesi         2017/15754 E.  ,  2020/5796 K.   MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmiş,...

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; işe iade kararı sonrası ödenecek kıdem ve ihbar tazminatı farkı alacaklarından, ilk fesih esnasında ödenen tutarlar avans niteliğinde olmadığından, sadece ödenen miktarın mahsup işlemine tabi tutulması gerekli olup, bu ödemelerin faiziyle birlikte mahsubu hatalı kabul edilmektedir

9. Hukuk Dairesi         2016/20122 E.  ,  2020/6787 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmiş,...

İş Kanununa tabi genel müdür olarak çalışanların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmaları halinde kişi-organ statüsünü taşıyıp taşımadıklarının araştırılması gerekir. Genel müdürün organ sıfatını kazanmaksızın yönetim kurulu üyesi olması halinde, “genel müdürlük görevi” sebebiyle iş ilişkisinin devam ettiği sonucuna varılmalıdır. Buna karşın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi-organ sıfatı kazanılmışsa, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden iş ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir

9. Hukuk Dairesi         2017/1092 E.  ,  2020/6950 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz...

Hak edilenin dava dilekçesindeki talepten daha aşağıda olduğu şeklinde ki belirleme sonrasında davacı vekilinin dava dilekçesinde istediği miktarları aşağı çekmesi kısmi feragattır. Dava dilekçesinde istenen miktar ile ıslah dilekçesinde istenen miktar arasındaki fark kadar davanın kısmi feragat nedeniyle reddi gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından ise toplam 691,16 TL ıslahen artırma söz konusu olup ıslaha değer verilebilmesi için bu miktar için gereken ıslah harcının yatırılması şarttır. Alacak kalemlerinden birisinin hak edilmediğinin veya talepten daha azına hak kazanıldığının anlaşılması durumunda bu alacak kalemleri bakımından yatırılan harcın diğerlerine sayılması diye bir olgudan söz edilemez

9. Hukuk Dairesi         2016/19833 E.  ,  2020/6993 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin...

Davalı Şirket usulüne uygun şekilde süresinde cevap dilekçesinde davaya karşı zamanaşımı savunması yapmamış ise de davalı Belediye ile birlikte işçilik alacaklarından müşterek müteselsil sorumlu olduğundan, davalı Belediye’nin süresi içinde yaptığı ortak def’i niteliğindeki davaya karşı zamanaşımı savunmasından davalı Şirket’in de yararlandırılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

T.C. YARGITAY 9. Hukuk Dairesi        Esas No. 2020/1527 Karar No. 2020/7111 Tarihi: 07/07/2020 DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri...

İbra sözleşmelerinin geçerli olması için yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır.

Hukuk Genel Kurulu         2015/1323 E.  ,  2019/128 K.   MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Eskişehir 1....

mağdurun beraberlikleri döneminde kendisine gönderdiği dosyada mevcut üzerinde sütyen ya da atlep olup, yalnızca göğüs hizasına kadar görüntülenen poz vermiş şekilde çektirdiği fiziksel mahremiyetine ilişkin fotoğraflarını, mağdurun adını ve soyadını taşıyan sahte facebook hesabı üzerinden, onun rızasına aykırı şekilde yayımlaması biçiminde subut bulan eyleminin, TCK’nın 226. maddesinde tanımlanan müstehcenlik ve iddianamede yazılı TCK’nın 135. maddesindeki kişisel verilerin kaydedilmesi suçları kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sanığın eyleminin TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

12. Ceza Dairesi         2019/1005 E.  ,  2020/3902 K.   Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini...

oluşa ve dosya kapsamına göre; müşteki ile sanığın arkadaşlık yaptıkları sırada müştekinin kendisine ait çıplak fotoğrafları cep telefonu üzerinden sanığa göndermesi, daha sonra tarafların ayrılmaları sonrasında bu kez sanığın, müştekiye ait söz konusu fotoğrafların çıktısını almak suretiyle, müştekinin babasına posta yoluyla göndermesi şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin, TCK’nın 134/2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyete karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,

18. Ceza Dairesi         2019/11887 E.  ,  2020/8388 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişisel verilerin kaydedilmesi, müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler...

Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince; Sanığın, mağdureye oral seks yaptırması eyleminin cinsel ilişki niteliği taşımaması nedeniyle olayda 5237 sayılı TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek beraati gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

14. Ceza Dairesi         2015/1067 E.  ,  2018/5323 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (sanıklar),...

Yargılama boyunca harç yatırılmamış, başkaca ara karar tesis edilmemiş, karşı dava işlemden kaldırılmaksızın mahkemece dava harcı yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Harçlar Kanunun 16. maddesine göre noksan tespit edilen harçlar hakkında aynı Yasa’nın 30. maddesi uygulanır. Madde lafsı “…Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.

13. Hukuk Dairesi         2015/13670 E.  ,  2017/4585 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki aalcak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

Tazminat davasının, dayanağını teşkil eden beraat hükmünün verilmesinden kısa bir süre sonra verilen vekaletnameye dayanarak yine beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren kısa bir süre geçtikten sonra açıldığı, davacı ile avukatı arasındaki vekalet ilişkisi gösteren vekaletin genel bir vekaletname olduğu, mahkemenin vekaletnamede yetki eksikliğinin bulunduğundan bahisle davanın açılmasına muvafakatının bulunup bulunmadığının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde bildirilmesi aksi takdirde davanın CMK’nın 142/4. maddesi uyarınca reddine karar verilebileceğine dair meşruhat içeren evrakın davacıya 07.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise 14.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile açılan davaya muvafakatının bulunduğunu bildirdiğinin anlaşıldığı olayda; belirtilen eksikliğin CMK’nın 142/4. maddesi kapsamında tamamlanması gereken belge niteliğinde bulunmayıp dava şartları ile ilgili olduğu, diğer yönden HMK’nın 74. maddesinde özel yetki gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı dosyaya sunulan vekaletnamenin de baştan itibaren yasanın aradığı şartları taşıdığı görülmekle yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi,

12. Ceza Dairesi         2015/1118 E.  ,  2015/12705 K. Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Davacı… tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı… vekili...

Erkek tarafından kadına terk ihtarı gönderilmiş, bu sebeple kadından kaynaklanan kusurlu davranışlar affedilmiştir. Affedilen ve hoşgörülen olaylar boşanma sebebi kabul edilemez. Bu itibarla erkeğin TMK 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

2. Hukuk Dairesi         2016/8065 E.  ,  2017/14026 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVATÜRÜ: Karşılıklı BoşanmaTaraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda...

Haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır. Davalıya sigortalı aracın sürücüsü kollukta alınan ifadesinde; önü sıra gitmekte olan motosikletin(davacının) araçları sollayarak geçtiğini gördüğünü, motosikletin arkasında ayrıca bir çocuk olduğunu, kavşağa geldikleri sırada sol şeritten giderken yolun sağında bir halk otobüsünün yolcu almış ve hareket haline geçmiş olduğunu, kendisinin de otobüse yaklaşmadan önce motosikletliyi(davacıyı) geçtiğini, bu sırada tahminince motosiklet sürücüsünün otobüsün hareket etmesi ile otobüse çarpmamak için sola kırmış olacak ki kendisinin kullandığı aracın arka tekerine çarpmasını dikiz aynasından gördüğünü beyan etmiştir. Davalının bu beyanları dikkate alındığında kazanın ani ve birden gelişen bir olay neticesinde gerçekleşmediği, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün trafik akışı içerisindeki olayları gözlemleyebilme ve görebilme imkanı olduğu, trafiğin sıkıştığını ve davacının trafik akışı içindeki seyrini görme imkanı olduğu, ani ve birden gelişen bir olay olmaması karşısında davalının da kazanın gerçekleşmemesi için alabileceği önlemler olduğu anlaşılmaktadır.

17. Hukuk Dairesi         2018/6414 E.  ,  2020/4591 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair...

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, taraflar dava veya cevap dilekçelerinde (HMK m. 119/1-e-f, HMK m. 129/1-e-f) iddiasının ve savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça göstermek zorunda olduğu hükmü bulunmaktadır. Davalı erkek cevap dilekçesinde bir sayfadan ibaret abisine ait facebook çıktısı ile ödeme belgelerinden başkaca bir delil bildirmemiştir. Davalı erkek WhatsApp deliline dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz.

2. Hukuk Dairesi         2020/1970 E.  ,  2020/3675 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın...

Somut olayda, alacaklının, yani dayanak ilamdaki davalı vekilinin, ilamda hükmedilen vekalet ücreti dolayısıyla, öncelikle vekili olduğu davalı … adına takibe başladığı, ancak 01.6.2015 tarihinde, vekilin, asil tarafından vekillikten azledildiğine ilişkin azilnamenin takip dosyasına ibraz edilmesi üzerine, vekilin, bu kez doğrudan kendi adına, aynı dayanak ilamın konusu olan vekalet ücreti alacağı için borçluya karşı yeniden bir takip başlattığı anlaşılmıştır. Alacaklı, vekilini azlettiğine göre, vekilin vekalet ücretini alabilmesi için yukarıda belirtilen hukuki yollara başvurması gerekirken, kendi adına icra takibi başlatarak takibe konu olan ilamda geçen vekalet ücretini talep etmesi mümkün değildir.

12. Hukuk Dairesi         2018/7051 E.  ,  2019/8439 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından...

12. Hukuk Dairesi         2018/7051 E.  ,  2019/8439 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından...

Davacının, yasadan doğan emeklilik hakkını kullanmak amacıyla iş sözleşmesini feshetmesi hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağından, Mahkemece, kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

9. Hukuk Dairesi         2016/26168 E.  ,  2020/11793 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz...

Anlaşmanın diğer tarafı olan eşin hüküm kesinleşinceye kadar anlaşma iradesinden dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmadığından, taraflara iddia ve savunmalarını bildirmesi ve delillerini sunması için imkân verilerek davaya “çekişmeli boşanma” (TMK m. 166/1-2) olarak davaya devam edilmesi gerekir.

Hukuk Genel Kurulu         2017/1941 E.  ,  2019/475 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Malatya 1. Aile Mahkemesince...

Somut uyuşmazlıkta; davalılardan ….. yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Ancak Mahkemece yargılama safhasında gerekçeli karar dahil tebligatlar vekile değil Şirkete yapılmıştır. Her ne kadar 2 nolu celsede bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi elden Şirket vekiline tebliğ edilmiş ise de hükme esas alınan ek raporun da bu vekile tebliğ edilmediği görülmüştür. Açıklanan nedenlerle tebligatların bu şekilde yapılması usule aykırıdır. Ayrıca Mahkeme karar gerekçesinde sadece davalıların ispat külfetini yerine getirmediği açıklanarak kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiş ise de; kararın gerekçesinde maddi olayın saptanmadığı, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmediği görülmekle HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımadığı anlaşılan kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.

9. Hukuk Dairesi         2017/23538 E.  ,  2018/1023 K. DAVA :Taraflar arasındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti,...

Somut olayda, takip dayanağı bonoda, ihtilâf halinde Bursa Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, lehtar Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin ve keşideci … Zeytin ve Gıda San.ve Gen Paz.Tic.A.Ş.’nin tacir sıfatına haiz oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, HMK’nun 17. maddesi gereğince tacirler arasında düzenlendiği belirlenen yetki sözleşmesi geçerli olup, Dairemizin değişen içtihatlarına göre, kambiyo senetlerinin özelliği gözetildiğinde anılan yetki sözleşmesi avalisti de bağlar. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçluların istinaf yoluna başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

12. Hukuk Dairesi         2019/6148 E.  ,  2020/3489 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince...

evliliğin ölüm ile sona erdiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, evliliğin iptali ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, kadının kötü niyeti kanıtlanmadığından sağ kalan eşin evlenme ile kazandığı kişisel durumun korunmasına karar verilmiştir. Ancak, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davalarında, evliliğin ölümle sona ermesi davayı konusuz kılmaz. İlgililer her zaman için evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespit altına alınmasını isteyebilirler. O halde yapılacak iş, yargılamaya devamla, evliliğin mutlak butlanla sakat olup olmadığının tespit edilmesi, eğer mutlak butlanın varlığı kanıtlanırsa ancak o zaman TMK’nın 159. maddesi gereğince, sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığı konusunda bir karar verilmesinden ibarettir.

2. Hukuk Dairesi         2020/2414 E.  ,  2020/3389 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Mutlak Butlan Sebebi ile Evlenmenin...

İlk derece mahkemesi tarafından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 3/2.maddesinde “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

9. Hukuk Dairesi         2020/932 E.  ,  2020/5773 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULU YARGITAY KARARI I-BAŞVURU Başvuran Av. … 08/01/2020...

Dosya kapsamında bulunan 19/03/2015 tarihli olay yeri inceleme ile olay yeri basit krokisinin incelenmesinden, suça konu elektrikli bisikletin, mağdurun etrafı duvar ile çevrili ikametinin bahçesinden çalındığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nun 142/2-h Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında bendinde tanımlı suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, TCK’nun 142/1-e Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında bendinden hüküm kurularak eksik ceza tayini,

Karar İçeriği (Kapatılan)17. Ceza Dairesi         2020/13738 E.  ,  2020/7260 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM...

hakkı olan Maliye Bakanlığına ihbarda bulunacağından bahisle katılanı, kendisine yeni iş imkanı sağlayacak sermaye olarak kullanacağı bir miktar para vermeye, dolayısıyla yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamaktan ibaret eylemin, TCK’nın 107/1. maddesinde tanımlanan şantaj suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraat kararı verilmesi,

4. Ceza Dairesi         2013/23615 E.  ,  2015/36870 K. Tebliğname No : 4 – 2011/265465 MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 25/05/2011...

Sanığın, elinde mağdure ile zorla girmiş olduğu cinsel ilişkiye ait görüntülerin olduğunu ve şikayet etmesi veya kendisi ile görüşmemesi halinde bu görüntüleri yayacağından bahisle mağdureyi tehdit etmesi eyleminin şantaj suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurulması,

14. Ceza Dairesi         2015/8135 E.  ,  2016/55 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Şantaj, nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Tehdit ve...

Davalı tarafça gönderilen 01.11.2013 tarihli Facebook mesajlarında davalının “11.000,00 TL’lik borcuma ödeme planı çıkarsınlar ve ben de ödemeye başlayayım.” şeklindeki beyanları açıkça borcu kabul anlamında yorumlanmalıdır. Davalı anılan mesajların kendisi tarafından çekildiğini inkar etmediğine göre 6100 sayılı HMK’nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde kabulü gereken mesajlar doğrultusunda akdi ilişkiyi de inkar etmeyen davalının borcu açıkça kabul ettiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

19. Hukuk Dairesi         2015/14813 E.  ,  2016/2351 K. “İçtihat Metni” Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik...

Somut olayda; sanık Hikmet’in, müştekiye Y.. h.. ve J..h.. olarak tanıttığı sanıklar Ahmet ve Mesutla birlikte müştekiye okuyup üfleyip muska yazarak arazisinden hazineyi çıkarmak ve arazisindeki tarihi eserlerle ilgili büyü yapacaklarını söyleyerek 25.000 ABD doları, 17.000 TL, 2.050 TL değerinde iki adet cep telefonu ve 930 gr altınını aldıkları iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,

15. Ceza Dairesi         2012/11484 E.  ,  2014/4404 K. Tebliğname No : 11 – 2010/57682 MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 24/06/2009 NUMARASI...

Adıyaman Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın İstanbul 9. Ağır Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 2006/65 Esas sayılı dava dosyasında 09/02/2006 tarihinde vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği, 15/06/2006 tarihinde yapılan ilk duruşmaya katılarak tahliye talep ettiği ve 28/09/2006 tarihli ikinci duruşmada da sanığın savunmasına katıldığını beyan ederek savunmada bulunduğu, 10/04/2007 duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmadığı………..

5. Ceza Dairesi         2013/952 E.  ,  2014/4458 K.   “İçtihat Metni” Tebliğname No : 5 – 2012/190172 MAHKEMESİ : İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ...

Suç tarihinde 155 ihbar hattını arayarak, 34……. plaka sayılı araçta bulunan kişilerin Taksim civarındaki polis merkezini patlatacak güce sahip olduklarını duyduğu şeklinde isnatta bulunan sanığın hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişi veya kişilerin belirlenebilir olması nedeniyle eyleminin TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde suç uydurma suçundan hüküm kurulması,

9. Ceza Dairesi         2013/17589 E.  ,  2014/780 K. “İçtihat Metni” Tebliğname No : 9 – 2013/58510 Mahkemesi : İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi Tarihi :...

Scroll to top