Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular, en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. H.G.K.nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir.

12. Hukuk Dairesi         2020/1130 E.  ,  2020/8996 K. MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti...

site yöneticisi olan davacı ile aynı sitede ikamet eden davalının, sitede yapılacak tadilatların ücreti konusunda yaşadıkları tartışma esnasında davacıya yönelik olarak sarfettiği sözler site yönetimine yönelik ağır eleştiri mahiyetinde olup ifade özgürlüğü kapsamında kalmaktadır. Şu durumda, davanın tümden reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

4. Hukuk Dairesi         2016/15577 E.  ,  2019/649 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe...

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesinde, iş mahkemelerinde açılacak her davaya, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği, düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme,  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kurallarına uygun olup, buna ek olarak, işçinin işinin yapıldığı yer mahkemeleri de yetkili kılınmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu         2013/22-186 E.  ,  2013/1391 K. İŞCİLİK ALACAKLARI YETKİSİZLİK KARARINDA YETKİLİ MAHKEMENİN BELİRTİLMESİ ZORUNLULUĞU KESİN YETKİ KURALLARI DAVA ŞARTLARI (KESIN YETKI KURALI YÖNÜNDEN)...

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmü bulunmaktadır. Bu itibarla hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersizdir. Cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Cezai şartın işçi ile işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şart, işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olamaz. Başka bir anlatımla, işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın, koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşması düşünülemez.

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2020/1896 E.  ,  2020/6750 K.   MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi...

Taraflar arasında imzalanan Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesinin 11. maddesi ile bankaya rehin takas-mahsup-hapis hakkı tanındığı, bankanın davacının maaşına bloke uygulamak suretiyle tahsilat yaptığı, bankanın yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklere uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş;

13. Hukuk Dairesi         2020/285 E.  ,  2020/2794 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması...

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun değinilen maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur. Sözü edilen yasal düzenleme, sadece işçinin alacaklı olduğu durumlar için işçi yararına kısıtlamalar öngörmektedir. İşverenin cezai şart ve eğitim gideri talep ettiği yine işçinin vermiş olduğu zararın tazminine dair uygulamalarda ve hatta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde işçinin işverene borçlu olduğu durumlarda, taraflar, herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın işçinin borçlarını ibra yoluyla sona erdirebilirler.

9. Hukuk Dairesi         2019/6321 E.  ,  2019/16174 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Endüstrisi A.Ş. vekili...

Muhasebeci ve mali müşavirlerin, 5786 sayılı Kanun ile değişik 3568 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevleri arasında SGK prim borcu yatırmak olmadığı ayrıca,Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları,müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmü nazara alınarak, serbest muhasebeci

5. Ceza Dairesi         2014/10377 E.  ,  2018/340 K.   MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Eylemin görevi kötüye kullanma...

bayan arkadaşlara “işte bunun fiziği iyi, işte bunu şöyle yapacaksın” gibi şeyler söylediğini, ekip olarak çalıştıkları için muhabbet ettiğinden ve davacının da bölümde en kıdemli olduğundan bandı kapattığını, diğer ekibinde çalışamadığını, davacı en kıdemli olduğu için kendilerinin de muhabbet ettiğini, bandı kapatmanın bazen 5 ila 10 dakika olduğunu, işyerine yeni gelen arkadaşlara kendilerinin hayırlı olsun dediğini davacının ise Allah kurtarsın dediğini ve bölümde başka firmanın ismini söyleyip şu kadar maaş veriliyordu dediğini ve tutanaklardaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir

22. Hukuk Dairesi         2016/13756 E.  ,  2019/11744 K.   MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen...

olay tutanağına göre; “ben düğünü kapatmıyorum sıkıysa gelin kapatın ulan” şeklindeki sözünün görevi yaptırmamak için direnmeye yönelik olduğu, “lan” kelimesinin şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap tarzı niteliğinde olduğu ve sinkaflı sözlerinin görevlilere değil balkonda bulunan ve şikayetçi olmayan şahıslara yönelik olduğu anlaşılmakla hakaret suçu unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi

(Kapatılan)13. Ceza Dairesi         2020/4210 E.  ,  2020/8659 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, görevli memura hakaret...

Hastalık olgusu işçiye tek başına haklı fesih imkanı tanımaz. Mahkemece, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I-a maddesinde tanımlanan koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından uzman bir bilirkişiden rapor alınarak yasal düzenlemede tanımlanan “iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli” olup olmadığı belirlenmeden, davacının hastalığının haklı fesih imkanı yaratıp yaratmayacağı değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

22. Hukuk Dairesi         2016/29903 E.  ,  2020/2152 K.   MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi...

‘Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur’ amir hükmüne aykırı olarak o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yapılan bu arama sonucu elde edilen diğer delillerinde hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,”

Ceza Genel Kurulu         2016/1146 E.  ,  2020/68 K. Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 104-146 Sanık …’ın...

Önleme arama kararına dayanarak, sanıkların içinde bulundukları araçta arama yapmalarının hukuka aykırı ve bu arama işlemi ile ön yolcu koltuğunun altındaki şeffaf poşet içerisinde buldukları suç konusu net 333 gr. eroinin hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil niteliğinde olduğunun kabul edilmesi karşısında, uyuşturucu maddenin bulunduğu yer itibarıyla dışarıdan bakıldığında aracın içerisi görünen bölümünde ele geçirilip geçirilmediğinin belirlenmesi için 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 4/A madesinin olaya uygulanabilirliği hususunda bir değerlendirme yapılmadan, kolluk görevlilerinin hataları nedeniyle sanıkların ödüllendirilemeyeceği şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilerek hüküm

10. Ceza Dairesi         2019/8226 E.  ,  2020/2766 K.   Mahkeme : DENİZLİ 4. Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm :...

avacı iş bu davada davalıya ait web sitesi vasıtasıyla gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile 556 Sayılı KHK’ nin 61 ve 62. maddeleri gereğince tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılması da dahil olmak üzere tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını da talep ve dava etmiştir. Bu taleplerin ileri sürülebilmesi için davalının kusurlu olması şart değildir. Başka bir deyişle, web sitesi aracılığıyla gerçekleşen ihlale son verilmesi amacıyla web sitesinin işleticisi ve yer sağlayıcı durumundaki davalı aleyhine önceden ihtar gönderilmeksizin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepli davanın açılması mümkündür. Bu nedenle, tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi hakkındaki davada davalının pasif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, tecavüz oluşturan içeriğin web sitesinden çıkartılması hususunda ihtar yapılmadan davalı aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir

Hukuk Genel Kurulu         2013/1138 E.  ,  2014/16 K. MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2012/290 E-2012/317...

5271 sayılı CMK’nın 7078 sayılı Kanunla değişik 196/4. maddesi hükmü ile yüzyüzelik ve silahların eşitliği ilkeleri uyarınca, sanık istemediği ve kanunun aradığı bir zorunluluk hali de bulunmadığı halde SEGBİS ile savunma yapmaya zorlanması, 1412 sayılı CMUK’un 308/8 (5271 sayılı CMK’nun 289 (1)-h) maddesi uyarınca, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmasıdır ve hukuka kesin aykırılık olarak kabul edilmesi gereken bu husus; aynı zamanda Anayasa’nın 36/1 ve AİHS m. 6/1. maddeleri uyarınca adil yargılanma hakkının ihlalidir.

(Kapatılan)13. Ceza Dairesi         2020/7335 E.  ,  2020/11485 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya...

HMK’nun 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

13. Hukuk Dairesi         2017/1014 E.  ,  2020/4488 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl...

“Taahhüt konusu borcun, sanığın yetkili temsilcisi olduğu… A. Su Ürünleri Yem San. Tic. Ltd. Şirketi’ne ait olduğu, ödeme emrinin adı geçen şirket hakkında düzenlendiği, ödeme taahhüdünü ihlâl suçunda taahhütte bulunan kişinin bizatihi borçlu sıfatını haiz olması gerektiği, üçüncü bir şahsın taahhütte bulunması için borcu icra kefaleti ile yüklenmesi gerektiği cihetle, somut olayda sadece şirketi borçlandırıcı işlem yapma ve temsil yetkisi bulunan sanığın taahhüde konu şirket borcundan dolayı kişisel sorumluluğu bulunmadığı

12. Hukuk Dairesi         2020/5816 E.  ,  2020/8142 K. Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3...

Borçlar Kanununa göre vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Ancak istifa haklı değil ve müvekkil de bu nedenle zarara uğramışsa, vekil bu zarardan sorumludur. Avukatlık Kanununda ise haksız istifa halinde, vekil yönünden Borçlar Kanunundaki aynı konuya ilişkin düzenlemelere göre daha ağır bir sorumluluk esası getirilmiştir. Gerçekten de, Avukatlık Kanununun 174/1 maddesinde “üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz.” hükmü mevcut olup, bu hükümle, vekaletten haklı bir neden olmadan istifa eden avukatın, Borçlar Kanunundaki vekalet akdine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak, herhangi bir zarar şartı olmadan da müvekkile karşı sorumlu tutulduğu görülmektedir.

13. Hukuk Dairesi         2015/22019 E.  ,  2017/1691 K.   MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı...

Bankacılık Kanunu’nun 73/3. maddesinin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin olduğu, dava konusuyla ilgisinin olmadığı, Bankacılık Kanunu’nda, vekillerin bankalardan (bizzat) müvekkillerinin hesabına ilişkin olarak bilgi ve belge istemesi halinde, vekaletnamelerinde özel yetki bulunması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacı adına vekaletnameye istinaden istenilen bilgilerin Avukatlık Kanunu’nun 2/3. maddesi gereğince davacının vekiline bildirilmesinin gerektiği, bu hususta vekaletnamede özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin davalı bankadan Avukatlık Kanun’un verdiği yetkiye istinaden davacı adına istediği bilgi ve belge suretlerinin davalı banka tarafından davacıya veya vekiline verilmesi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.

11. Hukuk Dairesi         2016/3192 E.  ,  2017/5178 K.   MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2016 tarih ve...

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ nun 38. maddesi gereğince yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Bir davada veya takipte kimlerin taraf olacağı nasıl temsil edileceği ise H.M.K., Avukatlık Kanunu, B.K.’nun vekalet akdine ilişkin hükümlerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu hükümlere uygun temsil yetkisi olmadıkça yöneticinin 634 Sayılı Yasada sayılanlar dışında kat maliklerini temsil yetkisi olmadığından, apartman yöneticiliğinin aktif ve pasif taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle kural olarak yöneticilik hakkında icra takibi yapılması mümkün bulunmamaktadır.

12. Hukuk Dairesi         2014/7028 E.  ,  2014/9237 K. MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/09/2013 NUMARASI : 2012/1373-2013/955 Yukarıda tarih ve...

dava konusu aracın doğum günü hediyesi olarak davalı eşe verilmesi nedeniyle davalının kişisel malı niteliğinde olan araçtan dolayı tasfiye alacağı istenemeyeceğine, dava konusu yat ve müşterek ev eşyaları yönünden birleşen davacının tasfiye alacakları usulüne uygun olarak belirlendiğine, mahkemece taleple bağlı olarak yazılı şekilde karar verildiğine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerde gösterilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

8. Hukuk Dairesi         2015/16133 E.  ,  2016/6077 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejimi Tasfiyesi Davacı-karşı davalılar … ve … ile...

Alacak Davalarında WhatsApp, Facebook, Mail Gibi Elektronik Ortamlardaki Bilgi Taşıyıcıları Belge Delil Niteliğindedir. HMK’nun 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

13. Hukuk Dairesi         2017/1014 E.  ,  2020/4488 K.   MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı...

akdi ilişkinin eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olması nedeniyle, zamanaşımı süresinin TBK’nın 147/6 maddesine göre 5 yıl olduğu ; emsal kararı ile yerleşik uygulamasına göre eser sözleşmesi ilişkisinin devam ettiği sürece ve teslim anına kadar gerçekleştirilen tüm iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı,

15. Hukuk Dairesi         2020/1909 E.  ,  2020/2968 K. Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : … Asliye Hukuk Hakimliği...

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610 – 2014/512, 2013/841 – 2014/513 ve 2014/166 – 514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilerek;

20. Ceza Dairesi         2019/6548 E.  ,  2020/4141 K. Mahkeme : KOCAELİ 3. Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : Mahkûmiyet Dosya...

Mahkemesince duruşma açılmaksızın CMK’nin 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise CMK’nin 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,

15. Ceza Dairesi         2020/2538 E.  ,  2020/6767 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Sanığın,… 37. Asliye Ceza Mahkemesinin...

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda)”usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

22. Hukuk Dairesi         2020/2299 E.  ,  2020/6537 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen...

Mahkemece davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan CD hükme esas alınarak davalı-karşı davacı erkeğe sadakatsiz davrandığı vakıası kusur olarak yüklenilmişse de, CD’nin erkeğin “Özel hayatının gizliliği” ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. CD’nin hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle davalı-karşı davacı erkeğe sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış vakıasının kusur olarak belirlenmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2. Hukuk Dairesi         2020/2359 E.  ,  2020/3302 K.   MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece...

Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup; ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Dosya arasında bulunan suça konu 18.04.2008 tarihli çek fotokopisi üzerinde heyetimizce yapılan incelemede; keşide yeri bölümünde sadece tarih bilgisinin bulunması karşısında, adli emanetin 2013/6746 sırasına kayıtlı çek aslının duruşmaya getirtilerek, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve keşide yerinin bulunmadığının tespiti durumunda da eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,

11. Ceza Dairesi         2019/7403 E.  ,  2019/9327 K.   MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanık hakkında yetkisi olmadığı...

Somut olayda tebligatın, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre yapılmasına rağmen Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesinin uygulanmadığı, bir başka ifade ile muhatabın adreste bulunmama nedeni tesbit edilmekle birlikte tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin belirlenip tevsik edilmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu görülmektedir. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile borçlunun sair itirazlarının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

12. Hukuk Dairesi         2012/26469 E.  ,  2013/2823 K. MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/03/2012 NUMARASI : 2011/357-2012/118 Yukarıda tarih ve numarası...

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, arsa sahibinin edimi, inşaat yapımına uygun olarak arsayı teslim etmek, yüklenicinin edimi ise sözleşmede kararlaştırılan şekilde inşaatı yaparak bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmekten ibarettir. İskân alınmayan ve/veya iskân alınmaya uygun olmayan bir binanın ekonomik bir değeri bulunmamaktadır. Bu durumda, eğer sözleşmede iskân alınması kararlaştırılmış ve iskân alınmamışsa yüklenicinin edimini ifa ettiğini kabul etmek mümkün olmayacaktır. Davaya konu olayda da iskân alınması sözleşmede kararlaştırılmış olup, yüklenici iskân almadığından edimin ifa edildiği kabul edilemeyecektir. İki tarafa borç yükleyen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, inşaat belirli bir aşamaya gelmiş ise ifanın tamamlanmasını beklemek ve gerekiyorsa dava açılması halinde de bu konuda fırsat tanıyarak ifaya olanak tanımak hakkaniyete uygun ise de, iş sahibi için de bu beklemenin bir tahammül sınırı bulunmaktadır.

15. Hukuk Dairesi         2019/3962 E.  ,  2020/2494 K. Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı...

Somut olayda uyuşmazlık, istihkak iddiasına ilişkindir. Basit yargılama usulüne göre yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının ancak cevap dilekçesinde (HMK’nın 19/2) ileri sürülmesi gerekir. Kesin yetki kuralının bulunmadığı durumlarda, hâkim doğrudan yetkisizlik kararı veremez. Eldeki dava HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. HMK’da mahcuz mala ilişkin istihkak davaları ile ilgili usûl ve esaslar belirlenmemiştir. Ancak halen yürürlükte olan İİK’nın 50. maddesi ise yetki konusunu düzenlerken HUMK’ya atıf yaparak kıyas yoluyla tatbik olunacağını öngörmüştür. Dava ve haciz tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın yetkiyi düzenleyen 5 ilâ 19. maddeleri arasında eldeki dava ile ilgili kesin yetki kuralı öngörülmemiştir.

20. Hukuk Dairesi         2019/2917 E.  ,  2019/4634 K.   MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Dava, istihkak iddiasına ilişkin olarak açılan davada … 20. İcra Hukuk...

Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından, Artvin Valiliğinin 26.04.2012 tarihli kararı ile “1 Mayıs Emek Bayramı” münasebetiyle çeşitli sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına açık hava toplantısı yapmaları için olur verildiği, 01.05.2012 tarihinde saat 09:30’dan itibaren yaklaşık 350 kişi ile başlayan yürüyüş esnasında “’Maden değil Artvin’i istiyoruz’ ‘Parasız eğitim, sınavsız üniversite istiyoruz’ ‘Korkmuyoruz başkaldırıyoruz, Artvin’de maden istemiyoruz’, ‘İşçi gençlik el ele tam bağımsız Türkiye’, ‘Eşitlik özgürlük barış için 1 Mayıs mitinginde buluşalım’, ‘Susma, durma korkma üniversite gücünü AKP’ye gücünü göster’ AÇÜ öğrenci kollektifleri imzalı, ‘Yaşasın 1 Mayıs. geleceğe dokunma’, ‘Maden çıkmasın Artvin’in yeşili solmasın’, ‘Susma haykır madene hayır’, ‘Eğitim ticaretine hayır, sınıf mücadelesinde hayatını kaybeden can dostlar sizi unutmadık unutturmayacağız’ ibareli döviz ve pankartlar açıldığı, Taksimde hayatını kaybedenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ve yapılan konuşmalardan sonra ‘Artvin yeşildir yeşil kalacak, gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’, ‘Zam, zulüm işkence işte AKP’, ‘AKP halka hesap verecek’, ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’, ‘Çocuklar aç, babalar işsiz, işte sizin adaletiniz’, ‘Polis dışarı üniversiteler bizimdir, Metin Lokumcu ölümsüzdür’, ‘Halkız haklıyız kazanacağız, yaşasın iş emek özgürlük mücadelemiz, kahrolsun Amerikan emperyalizmi’, ‘Artvin faşizme mezar olacak’” ve “Mahir, Hüseyin, Ulaş kurtuluşa kadar savaş’” şeklinde sloganların atıldığı, toplantının saat 15.00 sıralarında olaysız şekilde sona erdiği, 16.05.2012 tarihli fotoğraf çözüm tutanağına göre; sanık …’ın “Susma durma korkma-Üniversite gücünü AKP’ye göster” öğrenci kolektifleri imzalı pankartın arkasında “Öğrenci Kollektifleri” flamasını taşırken sloganlara eşlik ettiği,

Ceza Genel Kurulu         2017/943 E.  ,  2020/311 K. Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza (TMK 10. maddesi ile görevli) Silahlı...

Bir malı iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişinin menfaati, malı emaneten veren kimsenin menfaatine tercih edilmekte; rızası olmadan malını elinden çıkaran kimsenin menfaatine ise feda edilmemektedir. Sahibinin elinden rızası olmadan çıkan bir şeyi iyi niyetli üçüncü kişi bir açık artırmadan, pazardan veya bu gibi eşyayı satan bir kimseden iktisap ederse asıl mal sahibinin gerek bu şahıs gerekse daha sonraki müktesipler aleyhine açacağı iade davasını kazanabilmesi şöyle bir şarta bağlanmıştır: Böyle hallerde iyi niyetli üçüncü kişinin bu malı iktisap etmesi için verdiği bedel, iadeyi isteyen davacı yani asıl mal sahibi tarafından ona iade edilmelidir. Eğer bu şart yerine getirilmezse mahkeme asıl mal sahibinin açacağı iade davasını kabul edemez. Hukuk Genel Kurulunun 25/09/2002 tarih, 2002/4-608 esas, 2002/643 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.

4. Hukuk Dairesi         2018/1110 E.  ,  2020/3002 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/06/2014 gününde verilen dilekçe...

Temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.), Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),

Hukuk Genel Kurulu         2014/812 E.  ,  2016/214 K.   MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “şikayet” kanun yolundan dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.İcra Hukuk...

İspat kurallarının zorlanan sınırları usul hukukunda yeni arayışlara yol açmıştır. Emare işte bu anlayışın bir sonucudur. Olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alındığında verilecek sonuçla ispat gerçekleşir. Başka bir anlatımla bu ilk görünüş ispatıdır. (Üstündağ, Saim:Medeni Yargılama Hukuku B.6, İstanbul 1997 ;sh.622) Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerinde görev yaptığı birimin müdürünün değişmesinden sonra müdürüyle bazı problemler yaşadığı, iş şartlarında aleyhe değişiklikler olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden sabittir ancak davacıya yapılan sürekli ve sistematik baskıdan bir diğer anlatımla mobbingten bahsetmek ise mümkün değildir. Bu itibarla davacının mobbing iddiasına dayalı tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

9. Hukuk Dairesi         2016/12989 E.  ,  2020/2304 K.   MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde davalı avukatı...

Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. Bu ilke, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre; hâkim, tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Fakat, hâkimin duruma göre talep sonucundan daha azına karar vermesinin önünde engel yoktur. Taleple bağlılık ilkesi, talep edilmeyene karar vermeme, talep edilenden fazlasına karar vermeme ve talep edilenden farklı bir şeye karar vermeme biçimlerinde mahkeme kararının sınırlarını belirler şekilde karşımıza çıkmaktadır. Mahkemece dava dilekçesine bakılarak tespit edilecek bu sınırlar, talep edilen hukuki sonuçtur.

3. Hukuk Dairesi         2020/166 E.  ,  2020/1900 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik...

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkindir Davacılar nezdinde doğan destekten yoksun kalınan zarar her bir davacı için ayrı olduğundan, davacılar ihtiyari dava arkadaşıdır. Bu durumda mahkemece,birden fazla dava olduğu dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hükmedilen tazminatlar yönünden her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

17. Hukuk Dairesi         2020/768 E.  ,  2020/5135 K.   MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı...

“dava konusu (A) bölümü hakkındaki davanın esastan reddedilmesi karşısında kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine ancak (A) bölümünün değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin takdiri gerekirken, dava dışı 441 ve 442 sayılı parsellerin değeri de dava değerine eklenerek bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin ve öte yandan davalı Hazine ile … hakkındaki ret sebebinin ortak olması karşısında davalılar lehine tek bir vekalet ücreti yerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT 3/2 maddesi gereğince ret sebebinin ortak olması sebebiyle davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilerek 15.988,27 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

16. Hukuk Dairesi         2017/5415 E.  ,  2020/4767 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda...

Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından gece kaldığı otelde fazla alkollü olması nedeniyle sabahleyin kalkıp toplantıya gelmemesi üzerine,gelmemesinin sebebinin öğrenilmesi amacı ile odasına gidildiğinde halen alkolün tesirinde olduğunun görülmesi ve doğrudan hakaret içermemekle birlikte yanına gelip durumunu öğrenmek isteyen iş arkadaşlarına karşı icapsız sözler sarfetmesinden dolayı feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabittir. Yukarıda açıklanan ve feshe konu edilen eylem haklı neden ağırlığında olmamakla birlikte geçerli fesih nedeni oluşturmakla davacının açtığı işe iade davasının davalı işvereninin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır

9. Hukuk Dairesi         2019/269 E.  ,  2019/11691 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine,...

Somut olayda işyerinde teknik kalite müdürü olarak çalışan davacının amirlerine ve iş arkadaşlarına karşı bilgilendirme ve onay alma yükümlüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle fesihten önce uyarıldığı ve izinli olduğu dönemde diğer bir çalışan olan …’a maillerle ve mesajlarla üstü örtülü tehditlerle baskı yaparak onu kontrol altında tutmaya çalıştığı ve davacının bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabittir. Buna göre, feshin haklı nedene değil ancak geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.

9. Hukuk Dairesi         2019/823 E.  ,  2019/13484 K. MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine...

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmadığı,”

5. Ceza Dairesi         2013/14926 E.  ,  2015/17774 K. Tebliğname No : 4 – 2012/40129 MAHKEMESİ : Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 16/11/2011 NUMARASI...

Davacının tutuklandığında Deniz Kuvvetleri Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yaptığı ve tutukluluğu sırasında 07/01/2014 tarihinde emekli olduğu dikkate alınarak, emekli olduğu tarih ile tahliye tarihi arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

12. Ceza Dairesi         2019/1605 E.  ,  2020/3125 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 3.500 TL maddi ve...

29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, serbest meslek makbuzunda yer alan vekalet ücretinin ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, yine davacının rütbe – terfi maaş farklarının da dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,

12. Ceza Dairesi         2020/339 E.  ,  2020/3112 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Rütbe maaş farkı olan...

Dava, akdi vekalet ücreti alacağının tahsiline ilişkindir. Tarafların arasındaki 10/04/2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesiyle davacı avukata iflas erteleme konulu dava için 150.000 TL, diğer kanuni iş ve işlemlerinden dolayı aylık 10.000 TL vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece her ne kadar sözleşmeye göre belirlenen vekalet ücretine %18 oranında hesaplanan KDV tutarı da dahil edilerek hesaplama yapılmışsa da sözleşmede ücretin net mi brüt mü belirlendiği konusunda bir açıklık bulunmayıp, KDV Kanununun 8. maddesine göre vergi mükellefinin mal ve ya hizmeti sağlayan kişi olması karşısında sözleşmenin ücrete ilişkin 2.maddesinde belirlenen miktarların KDV dahil olarak belirlenmiş olduğunun kabulü gerekir.

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2017/8393 E.  ,  2020/5525 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

Caminin şadırvanında bulunan musluk başlarının çalınması şeklinde gerçekleşen eylemde, dosya kapsamından anlaşılamaması nedeniyle mahallinde keşif yapılarak şadırvanın bulunduğu yerin etrafı çevrili eklenti niteliğinde bir yer olup olmadığı tespit edilerek eklenti olduğunun tespiti halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu, eklenti olmadığının ve şadırvanın açıkta bulunmasının tespiti halinde ise aynı Kanun’un 141/1 maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Ceza Dairesi         2020/1238 E.  ,  2020/8162 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Caminin şadırvanında...

Suça sürüklenen çocuğun kontak anahtarı üzerinde bulunan park halindeki motosikleti çalarak eylemini gerçekleştirdiği olayda, tanık …’nın motosikleti tam olarak park ettiği yer gerekirse keşif yapılarak veya kroki marifeti ile açıklattırılarak, motosikletin kontak anahtarı üzerinde iken sokak veya cadde üzerinde park halinde iken çalındığının anlaşılması halinde eylemin uzlaşmaya tabi olan TCK’nun 141/1. maddesinde tanımlı suçu oluşturacağı; şayet motosikletin bina eklentisi niteliğinde bulunan bir alanda park halinde olduğunun anlaşılması halinde ise, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nun 142/2-h bendinde tanımlı suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, eksik kovuşturma ile aynı Kanun’un 142/1-e maddesinden hüküm kurulması,

(Kapatılan)17. Ceza Dairesi         2020/12072 E.  ,  2020/7258 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında...

Dosya kapsamında bulunan 19/03/2015 tarihli olay yeri inceleme ile olay yeri basit krokisinin incelenmesinden, suça konu elektrikli bisikletin, mağdurun etrafı duvar ile çevrili ikametinin bahçesinden çalındığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nun 142/2-h bendinde tanımlı suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, TCK’nun 142/1-e bendinden hüküm kurularak eksik ceza tayini,

(Kapatılan)17. Ceza Dairesi         2020/13738 E.  ,  2020/7260 K.   MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM :...

Davacı vekili, … plakalı aracın … adına sigortalandığını, davalıya ait kazılmış çukur üzerindeki kanalizasyon kapağına vurması sonucunda sigortalının aracının hasarlandığını, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, hasar bedelinin davalıdan rücuen ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı idarenin ödeme yapmadığını, sonrasında davalı aleyhine İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/13637 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

17. Hukuk Dairesi         2018/4210 E.  ,  2020/4644 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

Scroll to top