213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile 2008 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve hangi suçtan hüküm kurulduğuda belirtilmeksizin tek suçtan hüküm kurulması, KANUNA AYKIRIDIR.

11. Ceza Dairesi         2017/10172 E.  ,  2021/10078 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesindeki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda aynı maddeye eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda bildirdiği dosyada bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367. maddesinin yürürlük tarihinin, aynı Kanun’un 62/e madde ve bendinde 01.01.2011 olarak belirtilmesi karşısında; mütalaa tarihi itibarıyla Rapor Değerlendirme Komisyonu’nun mütalaasının zorunlu olmadığı, 07.09.2010 tarihli Vergi Dairesi Başkanlığı mütalaasının usulüne uygun bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1)Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile 2008 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve hangi suçtan hüküm kurulduğuda belirtilmeksizin tek suçtan hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
a)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihi itibarıyla 5904 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359/a-2. maddesince öngörülen temel cezanın alt sınırının 18 ay olduğu gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
b)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda; defter, kayıt ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 20.04.2010 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan “06.05.2010” suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: