4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, kıdem tazminatına hak kazandıran haller sayılmış olup, bunlar arasında işverenin ölümü ile iradi devir bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

22. Hukuk Dairesi         2013/8097 E.  ,  2014/9291 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2012
NUMARASI : 2010/1434-2012/1049

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin aynı zamanda murisi olan işverenin ölümü sebebiyle sona erdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ücret alacağı istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının müteveffa D. A.’ın oğlu olduğunu ve dokuz mirasçıdan biri olduğunu, davacının babasının yanında ya da A. Ticaret isimli işyerinde hizmet ilişkisi ile çalışmadığını, işverenin ölümüün iş sözleşmesini sona erdiren bir etken olmadığını, ortada bir fesih işlemi olmadığından davacının tazminata hak kazanamadığını, diğer yandan müvekkillerinin davacının iş sözleşmesini feshetmelerinin mümkün olmadığını, davacının da tıpkı müvekkilleri gibi müteveffa D. A.’ın mirasçısı olduğunu, aralarında elbirliği ile mülkiyet ilişkisi olduğunu, bu durumun kendisini de işveren yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının babası ve işvereni olan Dursun Arslan 08.08.2010 tarihinde vefat etmiştir. Davalılar, Arslan Ticaret ünvanlı işyerinin işletme hakkı üzerindeki bilcümle mirasçılık hak ve hisselerinin tamamından davacı lehine geri dönülmez şekilde feragat ettiklerini, davacının işyerini kendi adına kayıt ve tescil ettirmesine, ilgili tüm kamu ve kuruluşlarında, vergi dairelerinde, özel kurum ve kuruluşlarda, ticaret sicil, esnaf sicili gibi sicillerde gerekli kayıt ve işlemleri yaptırmasına rıza ve muvafakatlerinin bulunduğunu bildirir Kartal 8. Noterliği’nin 03.09.2010 tarih ve 20733 yevmiye sayılı feragatnamesini ibraz etmişlerdir. Küçükyalı Vergi Dairesi kayıtlarının incelenmesinden, ödevli Dursun Arslan’ın vefat sebebiyle 08.08.2010 tarihinde işi terkettiği, ilgili adrese Yakacık Vergi Dairesinde kayıtlı varislerden N.. A..’ın 15.09.2010 tarihinde nakil gelerek faaliyette olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, davacının babasının vefatı öncesinde ve sonrasında aynı işyerinde çalışmasına devam ettiğini, vefattan sonra da çalışmasına herhangi bir ara vermediğini, Dursun Aslan’ın ölümünden sonra işyerinin kapanmadığını taraf tanıkları beyan etmişlerdir.
Tarafların murislerinin ölümü tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 347. maddesinde, “hizmet akdi, işçinin ölümü ile hitam bulunur. İş sahibi öldüğü takdirde, akit, başlıca onun şahsı nazara alınarak yapılmış ise nihayet bulur.” hükmü yer almaktadır. Öte yandan, davacının 03.09.2010 tarihi itibariyle davacının işyerini iradi olarak devraldığı da ortadadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, kıdem tazminatına hak kazandıran haller sayılmış olup, bunlar arasında işverenin ölümü ile iradi devir bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hakkında yorum “4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, kıdem tazminatına hak kazandıran haller sayılmış olup, bunlar arasında işverenin ölümü ile iradi devir bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

%d blogcu bunu beğendi: