4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin tam kullandırılmaması haklı nedenle fesih sebebidir.

22. Hukuk Dairesi         2015/10216 E.  ,  2016/13875 K.

 

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret farkı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini fer’i ücretlerinin ödenmemesi, ücreti düşürülerek başka bir birimde çalıştırılması, yıllık izinlerinin kullandırılmaması sebepleriyle haklı nedenle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı ile ödenmeyen ücret farkı ve yıllık izin ücretinin akdin feshinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının fesih gerekçelerinin yerinde olmadığını, yıllık izin haklarını kullandığını, yıllık izin ücreti yönünden yasal faiz istenebileceğini, davacının 01.02.2013 tarihinden itibaren imalat kalite kontrol teknisyeni olarak atandığını ve bir itirazının olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her ne kadar davacı vekili davacının iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiş ise de, davacının fazla çalışmasının karşılığını aldığı, ücretle ilgili itirazın 2 ay sonra yapıldığı, davalının davacının memuriyete başlaması sebebiyle işten ayrıldığını savunduğu ve davacının kurum kayıtlarına göre 04.04.2013 tarihinde memuriyete başladığının tespit edildiği, davacının bu nedenle iş akdini feshetmesinin haklı bir neden teşkil etmediği ve kıdem tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İşverence çalışma şartlarının uygulanmaması sebebine dayalı olarak iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (II) bendinin (f) alt bendinde son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek, çalışma şartlarının uygulanmaması durumu işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır.
Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, iş yeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla, işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma şartları meydana gelir. Çalışma şartlarını belirleyen kaynaklarda bu şartlar bazen emredici olarak düzenlenmiş olup, işçi aleyhine değişikliğe gidilmesi işçinin rızası ile dahi mümkün değildir. Diğer hallerde çalışma şartlarında değişiklik yapılması 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinde özel biçimde ele alınmıştır. Anılan hükme göre, işçi aleyhine yapılması düşünülen değişikliğin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve altı iş günü içinde işçinin yazılı kabulü ile uygulamaya konulması gerekir. Aksi halde değişiklik işçiyi bağlamaz.
Somut olayda, davacı ve tanık beyanlarından anlaşılan davalı işyerinde uygulanan çalışma sistemine göre haftanın beş günü 08:30-18:05 saatleri arasında çalışıldığı, pazartesi ve perşembe günleri arasında yemek arasının 35 dakika olarak uygulandığı ve başka bir ara dinlenmenin olmadığı anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı iş yerinde günlük 9 saat 35 dakikalık çalışma süresinde bir saat yerine 35 dakika ara dinlenme verildiği, buna göre yukarıdaki yasal düzenlemeye göre işçi aleyhine değişiklik yapıldığı, bu durumun işçi bakımından işyeri şartlarının uygulanmaması sebebiyle haklı fesih sebebi oluşturacağı gözönünde bulundurularak kıdem tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: