4857 sayılı Kanun’da işçinin işe iadesi için başvuru süresinin “kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğinden” itibaren başlayacağı açıkça düzenlendiğinden, somut uyuşmazlıkta ise anılan işe iade kararına ilişkin mahkemesince kesinleştirme işlemi yapılmadığından ve bu itibarla işçiye kesinleşmiş mahkeme kararı tebliğ edilmediğinden, işe başvuru süresinin aşılmadığı sonucuna varılmalıdır.

9. Hukuk Dairesi         2016/29812 E.  ,  2020/19206 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini, açılan işe iade davasının kabulüne karar verildiğini ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, işe başlama talebine rağmen işverence işe başlatılmadığını yapılan işe davetin samimi olmadığını belirterek fark kıdem tazminatı ile, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları, yıllık izin ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe başlatılmak üzere davet edildiğini ancak davacının işe başlama konusundaki talebinin samimi olmadığını bu nedenle işe başvurmamış sayılmasına ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli kılınmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, İstanbul 18.İş Mahkemesi’nin 2013/574 esas, 2014/17 karar sayılı kararının, Dairemizin 18.09.2014 gün, 2014/9498-27100 sayılı kararı ile onandığı, Yargıtay onama kararının davacı vekiline 14.11.2014 tarihinde, davalıya 21.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davalı aleyhine keşide ettiği Eyüp 4.Noterliğinin 09.12.2014 tarih, 23346 yevmiye numaralı ihtarnamesinde işe başlatılmak üzere başvuruda bulunduğu, ihtarnamenin davalıya 15.12.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, Davacının İş Yasasının 21/5.maddesinde düzenlenen ve hak düşürücü süre olan 10 iş günlük yasal süre içinde işe başlatılmak üzere davalıya başvuruda bulunmaması nedeniyle, davalı işveren tarafından 31.03.2013 tarihinde yapılan feshin geçerli feshe dönüştüğü ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 31.03.2014 tarihinde feshedildiği kabul edilerek yıllık izin ücreti alacağının kabulüne, diğer alacak kalemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının işe iade davası sonrasında yasal süresi içinde işverene işe iade talebiyle başvuruda bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur. İşe iade yönündeki başvurunun on iş günü içinde işverene bildirmesi gerekmekle birlikte, tebligatın postada gecikmesinden işçinin sorumlu olması düşünülemez.
Her şeyden önce işçinin işe başlamak için başvurusu için verilen kararın kesinleşmesi gerekir. Başlatılma için başvuru imkanı ancak kesinleşen kararın tebliği ile başlayacağından, işçinin bu tarihten önceki açıklaması kural olarak sonuç doğurmamalıdır. Karar kesinleşmeden işçinin işe başvurusu, işverenin tutumuna bağlıdır. İşveren karar kesinleşmediği için, başlatma veya başlatmama nedeni ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini ödeme yükümlülüğü doğmadığından, işlem yapmayacağı gibi, işçiyi kesinleşmeden işe başlatılmasını sağlayabilir. Kesinleşmeden işe başlatma, yargılama sırasında işe başlatılmanın sonuçları gibi değerlendirilmelidir. Dürüstlük kuralı içinde işe başvurmada samimi olan işçinin kesinleşme şerhli kararı almadan erken başvurması aleyhine yorumlanmamalıdır.
Mahkeme kararı temyiz edilmeksizin, tefhim veya tebliğden itibaren 8 gün içinde kesinleşebileceği gibi, temyiz üzerine Yargıtay tarafından onama veya 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Yargıtay tarafından kesin olarak karar verilmek sureti ile kesinleşebilir. 10 günlük süre kesinleşmeden değil, kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren başlar. İşçinin kesinleşen kararı kendi olanakları ile öğrenmesi yetmediği gibi kesinleşme de yetmemekte, kesinleşen kararın tebliğ edilmesi gerekmektedir. Zira burada yasa işçiye en geç ve şekli olarak başvuracağı süreyi düzenlemiştir.
Dairemizin 01.12.2020 tarihli Daire Eksiklik Talebi yazısı ile “Dairemizce temyiz incelemesi yapılarak 2014/ 9498 Esas sayılı ilam ile onandığı görülen davacının işe iade dosyasına ait İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2013/574 Esas- 2014/17 Karar sayılı ve 15/01/2014 tarihli karara ilişkin onama ilamının davacıya tebliği yeterli olmadığından adı geçen dosyaya ilişkin kesinleşme şerhi düzenlenip düzenlenmediği hususu mahkemesinden sorularak düzenlendi ise kesinleşen mahkeme kararının tebliğine ilişkin tebligat evraklarının eklenerek, Dairemize gönderilmesi” istenmiş ve mahkemesince verilen cevabi yazıda mahkemelerine ait (İstanbul 18. İş Mahkemesinin) 2013/574 esas 2014/17 karar sayılı dosyasında kesinleşme şerhi düzenlenmemiş olduğu, kesinleşme şerhli kararın da davacıya tebliğ edilmemiş olduğu hususu bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı işçinin işe iadeye ilişkin kararının Dairemiz tarafından 18.09.2014 tarihinde onandığı, 14.11.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı işçinin de 09.12.2014 tarihinde işe başlatılması talepli yazıyı işverene gönderdiği anlaşılmakla; 4857 sayılı Kanun’da işçinin işe iadesi için başvuru süresinin “kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğinden” itibaren başlayacağı açıkça düzenlendiğinden, somut uyuşmazlıkta ise anılan işe iade kararına ilişkin mahkemesince kesinleştirme işlemi yapılmadığından ve bu itibarla işçiye kesinleşmiş mahkeme kararı tebliğ edilmediğinden, işe başvuru süresinin aşılmadığı sonucuna varılmalıdır. Dolayısıyla işe iade davasına bağlı talepler bakımından davacının işe iade istemiyle davalı işverene yasal süresi içinde başvurduğu kabul edilerek davacının işe başlama talebinin veya davalının işe davetinin samimi olup olmadığı konularında esas girilmek suretiyle bir değerlendirme yapılarak sonuca varılmalıdır. Karar bu sebeple hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: