4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

22. Hukuk Dairesi         2014/7011 E.  ,  2015/18044 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının emekli olduğundan ayrıldığını, alacak isteklerinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanun’un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresi tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir.
Davacı 03.01.2010 tarihi itibarıyla sözleşmesinin haksız feshedildiğini, davalı ise davacının emekli olması nedeniyle işten ayrıldığını beyan etmiştir. Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sigorta tahsis dosyasına göre işyerinden 03.01.2010 tarihinde ayrıldığı ve 04.01.2010 tarihli tahsis talebi üzerine de yaşlılık aylığının bağlandığı anlaşılmıştır. Davacının dinlettiği komşu işyerleri tanıkları da davacının emekli olması nedeniyle ayrıldığını bildirmelerine göre tüm dosya kapsamına dikkate alındığında davacının işyerinden emeklilik nedeniyle ayrıldığı anlaşıldığından ihbar tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
2- 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, davalı, işçinin yıllık izinlerini kullandığını gösterir yazılı bir delil dosyaya sunmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 4857 sayılı İş Kanuna göre hakettiği yıllık izin sürlerine ikişer günde hafta tatili adı ile ekleme yapılarak ondört gün olan izin günleri onaltı güne, yirmi gün olan izin günleri de yirmi iki güne çıkarılarak izin ücreti hesabı yapılmıştır. Kullanılmayan yıllık izin süreleri için ücret hesabı yapılırken kanunda belirtilen izin günlerinin dikkate alınması gerekirken ayrıca ikişer gün ekleme yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç :
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: