Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; işe iade kararı sonrası ödenecek kıdem ve ihbar tazminatı farkı alacaklarından, ilk fesih esnasında ödenen tutarlar avans niteliğinde olmadığından, sadece ödenen miktarın mahsup işlemine tabi tutulması gerekli olup, bu ödemelerin faiziyle birlikte mahsubu hatalı kabul edilmektedir

9. Hukuk Dairesi         2016/20122 E.  ,  2020/6787 K.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmiş, davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 01.12.1996-03.05.2011 tarihleri arasında editör olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini, davalı işveren aleyhine İstanbul 2. İş Mahkemesi’nin 2011/611 Esas ve 2013/332 Karar sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, Mahkemece davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı tarafından süresinde işe başlatma talebinde bulunulduğunu, davalı işverenin davacının işe başlatma talebini kabul etmeyerek 4 aylık boşta geçen süre ücretine; işe başlatmama tazminatına ve kıdem tazminatına mahsuben ödeme yaptığını, kıdem tazminatına esas hizmet süresine 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmediğini, yine tazminat hesaplamalarının davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücret üzerinden hesaplanmadığını iddia ederek işe başlatmama, kıdem ve ihbar tazminat farklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe başlatmama tazminatının, boşta geçen süre ücretinin, kıdem tazminatı fark alacağının davacıya ödendiğini, başkaca bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı ile aynı işi yapan işçilere zam yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının işe başlatmama tazminatı net 56.064,66 TL olarak tespit edilmiş olup, davalı işveren tarafından ödenen net 46.481,66 TL’nin mahsup edilmesi neticesinde davacının 9.583,00 TL işe başlatmama tazminatı fark alacağı bulunduğu sonucuna varılarak, bu tutardan davalı taraf faizleri ile birlikte sorumlu tutulduğu, davacı taraf her ne kadar kıdem ve ihbar tazminatı fark alacakları talebinde bulunmuşsa da; mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda; davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücreti üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı tutarlarından iş akdinin feshedildiği tarihte davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarının da, ödeme tarihinden davacının iş akdinin feshedilmiş sayıldığı (işe başlatılmadığı) tarihe kadar olan süre üzerinden yasal faiz işletilerek güncelleştirilmiş tutarının mahsup edilmesi neticesinde davacıya ödenmesi gereken tüm kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği anlaşıldığından mahkememizce davacının kıdem ve ihbar tazminatı fark alacaklarına ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının işe iade talepli davasının sonuçlanmasından sonra işe başlatılmaması halinde yapılacak hesaplamada ilk fesih tarihinde ödenen kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarının faizli mi faizsiz mi mahsup edileceği hususu uyuşmazlık konusudur.
İşçinin işe başlatılmaması fesih niteliğinde olmakla, işverence gerçekleşen bu feshe bağlı olarak ihbar tazminatı ile süre yönünden şartları mevcutsa kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödenmelidir. Hesaplamalar işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihindeki ücret ve kıdem tazminatı tavanı gözetilerek yapılmalıdır. İşçiye geçersiz sayılan fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti ödenmişse, dört aylık boşta geçen süre ilavesiyle son ücrete göre yeniden hesaplama yapılmalı ve daha önce ödenenler mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; işe iade kararı sonrası ödenecek kıdem ve ihbar tazminatı farkı alacaklarından, ilk fesih esnasında ödenen tutarlar avans niteliğinde olmadığından, sadece ödenen miktarın mahsup işlemine tabi tutulması gerekli olup, bu ödemelerin faiziyle birlikte mahsubu hatalı kabul edilmektedir
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; işe iade kararı sonrası hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarından; sadece ilk fesih esnasında ve işe başlatmama sonrası ödenen ana paralar düşülerek fark alacakların belirlenmesi gerekirken, ana paralara faiz işletilerek sonuca gitmesi Dairemiz yerleşik uygulamasına göre hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin ve usule aykırı olduğunun gözetilmemesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 01.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: