Alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu müştekinin kullanmakta olduğu cep telefonuna yaklaşık 40 adet mesaj göndermek suretiyle şikâyetçiyi rahatsız ettiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek uyarma disiplin cezası tayin edilmiştir.

Tarih
21.01.2020
Esas
2020/920
Karar
2021/9

 *  Alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu müştekinin kullanmakta olduğu cep telefonuna 30.01.2016 ilâ 24.10.2016 tarihleri arasında yaklaşık 40 adet mesaj göndermek suretiyle şikâyetçiyi rahatsız ettiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

 (Av. Yas. m. 34, TBB Mes. Kur. 3,4,5)


 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.

Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.04.2018 günlü “Olur”u ile “Alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu müştekinin kullanmakta olduğu cep telefonuna 30.01.2016 ilâ 24.10.2016 tarihleri arasında yaklaşık 40 adet mesaj göndermek suretiyle şikâyetçiyi rahatsız ettiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli avukat savunmasında özetle; müvekkili … İletişim Hizmetleri’nin yasal takip aşamasına gelinen borçluların bilgilerini irtibat numaraları ile birlikte kendilerine gönderdiğini, kendilerinin de borçluları bilgilendirerek borçlarını daha ucuz, daha külfetsiz ve masrafsız kapatmalarına imkân sunduklarını, muhtemel haciz ve diğer tazyik unsurlarına muhatap kalmamaları adına bu işlemlerin yapılmasının borçluların borcundan kurtulmasına yardımcı olduğunu, bu kapsamda çalışanlarının borçluya öncelikli olarak borcundan haberdar edilmesi, gerekli ödeme ve indirim kolaylıkları sağlanması yönünde bilgilendirme yaptığını beyan etmiştir.

İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 03.07.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 5. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma” suçundan cezalandırılması istemiyle …  Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/46 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 16.06.2020 gün ve 2020/159 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 123/1 ve 62. maddesi gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 05.08.2020 günü kesinleştiği,

Mahkemenin; “Suç tarihinde … İletişim Hizmetleri A.Ş vekilliğini yürüten sanık avukat H.A.’nın bürosundan alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu katılan Y.İ.’nin kullanmakta olduğu şirket hattına, eşi A. ve kayınbiraderi O.’a ait cep telefonlarına 30.01.2016 ile 24.10.2016 tarihleri arasında ödenmeyen … borcunu ödenmesi hususunda henüz icra takibi yapılmadan yaklaşık 40 adet mesaj göndermek ve aramak suretiyle katılanın ve ailesinin huzur ve sükûnunun bozulduğu anlaşılmaktadır…

30.01.2016 ile 24.10.2016 tarihleri arasında Sanık H.A.’nın bürosundan …’e olan borcunu ödemesine ilişkin katılanın kendisinin ve ailesinin henüz icra takibi başlatılmadan ısrarla birden çok aranması ve 40 mesaj atılması sebebi ile bilgilendirmenin huzur ve sükûnu bozan rahatsızlık verici davranışa dönüştüğü, ayrıca … İletişim Hizmetleri A.Ş tarafından sanık avukat H.A.’ya olay tarihi itibariyle katılan adına kayıtlı hatlara ilişkin yasal işlem yapmak üzere takip dosyası devredilmediği anlaşılmış olup, yapılan yargılama sonucu sanığın üzerine atılı hukuka aykırı ve suç teşkil eden huzur ve sükûnu bozma suçunun sabit olduğu kanaatine varılmıştır. Atılı suçun uzlaşma kapsamında olması sebebiyle yargılama aşamasında uzlaşma işlemleri başlatılmış ve sonucunda katılan ile sanık arasında uzlaşma sağlanamamış olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,

Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosya kapsamında şikâyetçiye, alacaklı Kurum adına borç tahsiline yönelik olarak mesajlar gönderildiği tartışmasızdır. Bankaların ve telekomünikasyon firmalarının vekilliğini üstlenen avukatların yoğun bir tempoda çalıştıkları ve sürekli olarak Kurumlar tarafından kendilerine iletilen hedefleri gerçekleştirme baskısı altında oldukları da bir gerçektir. Bu tür Kurumların vekilliğini üstlenen avukatların tahsilat amacı ile başvurdukları yöntemlerden birisi de takip borçlularına SMS göndermektir.

Ancak, ne kadar hedef baskısı altında olursa olsun, sayıları on binlerle ifade edilen dosyalarda vekillik görevi üstlenilirse üstlenilirsin bu hususlar avukatın kanunlara ve meslek kurallarına uygun hareket etme yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz… Dosyadaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararı incelendiğinde; şikâyetli avukatın henüz icra takibi dahi başlatılmadan şikâyetçiye ve borçla ilgisi olmayan 3. kişilere yaklaşık 40 adet mesaj göndermek ve aramak suretiyle baskı ile tahsilat yapmaya çalıştığı, bu doğrultuda eylemi ile yukarıda belirtilen Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın ilgili maddelerinde düzenlenen ilke ve esasları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.”  gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,

Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (30.01.2016), Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince tekerrüre esas 08.10.2015 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,

Şikâyetli avukatın 18.11.2020 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, iddia edilenin aksine, şikâyetçi Y.İ.’nin şirketi hakkında icra takibi yapılmış olup buna istinaden şikâyetçiye bildirimde bulunulduğunu, Ceza Mahkemesinin karara dayanak deliller başlığına bakıldığında icra dosyasının incelenmediğinin anlaşılacağını, bu halde, Ceza Mahkemesi tarafından huzuruna getirilen deliller tartışılmadan, irdelenmeden ve bir bütün halde tüm deliller değerlendirilmeden hakkında hüküm verilmesinin, eksik ve hatalı yargılamaya sebebiyet vermiş olup usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, şahsına atılı suçun maddi ve manevi unsurların gerçekleşmediğinin sabit olduğunu ve şikâyet konusu olayda hiçbir şekilde mesleki kusurunun, hatasının ya da ihmalinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,

Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.

Dosya incelendi;

Şikayetli avukatın, 11.10.2016 tarihinde … İcra Müdürlüğünün 2016/20316 esas sayılı dosyası ile şikayetçi hakkında icra takibi başlattığı görülmektedir.

İcra takibinden önce mesaj atılma amacı uzlaşma temini ise izlenecek yol Avukatlık Kanunu’nun 35/a. maddesinde belirtildiği şekilde olmalıdır.

İcra takibinden sonra izlenecek yol ise İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince İcra Müdürlüklerince yapılacaktır.

Şikayetli avukatın izlediği yolun, yaptığı eylemin Avukatlık Kanunu ve İcra İflas Kanunu dışında olması nedeniyle itirazın reddi gerekmiştir.

Gereği düşünüldü:

1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 10.09.2020 gün ve 2020/79 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde … İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oybirliği ile karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: