Banka görevlisinin hatalı işlemi nedeni ile hesabınıza sizin olmayan para geldi, Türk Ceza Kanunun hangi suçunu işlemiş olursunuz?

13. Ceza Dairesi         2013/36392 E.  ,  2014/23126 K.

“İçtihat Metni”

Tebliğname No : 2 – 2012/66615
MAHKEMESİ : İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/11/2011
NUMARASI : 2010/233 (E) ve 2011/266 (K)
SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Dosya kapsamından, kamulaştırma işlemine konu olan taşınmazda pay sahibi bulunan sanık F.. D..’in, 29.12.2009 günü katılan banka veznesine depo edilen kamulaştırma bedelinden hissesine düşen kısmı almak üzere bankaya müracaat ettiği, banka görevlisinin hatalı işlemi ile sanığa hem kendi payına düşen 10,725,62 TL hem de sanık ile aynı isim ve soy ismine sahip olan taşınmazda hissesi bulunan 1934 doğumlu F.. D..’in payına düşen aynı miktar olmak üzere toplamda 25.026,45 TL’nin imza karşılığı sanığa ödendiği, 1934 doğumlu F.. D..’in bankaya müracaatı ile durumun açığa çıktığı, ilgili banka tarafından 12.3.2010 tarihinde 1934 doğumlu F.. D..’e hak ettiği tutarın banka tarafından ödenerek, katılan bankanın rücu eden sıfatıyla sanık hakkında şikayette bulunduğu ve katılan banka vekilinin hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, temyiz aşamasında 22.10.2013 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi sunduğu ve atılı suçun takibinin şikayete tabi olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemine uyan TCK’nın 160. maddesine mümas Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf suçundan dolayı açılan kamu davasının, şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK nın 73/4 ve CMK nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesi yerine yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-T.C. Anayasasının 141, 1412 sayılı CMUK’un 32, 260, 308/7. maddeleri (5271 sayılı CMK’nın 34/1, 223/2, 230/2, 289/1-9. maddeleri) uyarınca mahkeme kararlarının; Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde mevcut delillerin irdelenmesi ve kanıtlarla sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususların Kanunda tahdidi ve emredici şekilde belirtildiği, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin
uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların” da bu kapsamda hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken zorunlu hususlardan olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinde ve UYAP sorgulamasına göre halen de sabıkasız olan sanık hakkında 5237 TCK’nın 50, 51, 62, 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddelerindeki hukuksal olgu ve kurumlar değerlendirilirken “sanığın sabıkalı kişiliği, daha önce aynı suçtan mahkumiyeti” şeklindeki ölçütler esas alınarak bu maddelerin uygulanmamasına hükmedilmesi suretiyle çelişkili karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık F.. D..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.07.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: