Belgedesahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceğinden, sanığın suça konu senetlerdeki imzasını inkar etmediği ve borcunu kabul ettiği anlaşılmakla; sanığın suç işleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı verilmelidir.

15. Ceza Dairesi         2019/12158 E.  ,  2020/11366 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmibelgedesahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmibelgedesahtecilik suçlarından beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nin, …’ın yetkilisi olduğu … Ltd. Şti’yi gayriresmi olarak devraldığı, tarafların bir aylık deneme süresi öngördükleri, sanık …’in bu deneme süresinde işlerden memnun olması halinde işyerini resmi olarak devralacağı konusunda anlaşma yapıldığı, bu süreçte sanık …’in katılanın yetkilisi olduğu … Tic. A.Ş.’den mal aldığı, malların karşılığı olarak 572,49 TL ve 500 TL’lik 2 adet bono verdiği ve bonolara … Ltd. Şti’nin kaşesini vurduğu, deneme süresi sonunda sanık …’in işlerden memnun olmadığı için şirketi almaktan vazgeçtiği, bonoların vadesi geldiğinde ise sanığın ve …’ın senet bedellerini ödemedikleri, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın savunmalarında, …’ın kendisine mal alışverişleri sırasında şirket kaşesini kullanacabileceğini söylediğini, kendisinin de bu sözlü beyana istinaden katılan şirketten aldığı mallara karşılık verdiği senetlere şirket kaşesini basarak imza attığını, suç kastıyla hareket etmediğini, borcunu ödeyeceğini beyan ettiği, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgedesahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, sanığın suça konu senetlerdeki imzasını inkar etmediği ve borcunu kabul ettiği anlaşılmakla; sanığın suç işleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığa atılı suçların manevi unsurunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçların sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 11/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: