bir hukukî ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma hükümlerinden ancak o hukuki ilişkinin tarafı olan sanığın yararlanabileceği, buna göre somut olayda mağdurla aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan sanıkların mağdura yönelik eylemlerinin bütün halinde yağma suçunu oluşturur.

4. Ceza Dairesi         2016/10021 E.  ,  2017/249 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma (sanıklar), nitelikli cinsel saldırı (sanıklar …, …, …)
HÜKÜM : Sanık …’ın nitelikli yağma suçundan beraatine, diğer sanıkların nitelikli yağma eylemleri kasten yaralama ve tehdit kabul edilerek bu suçlardan mahkumiyetleri ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanıklar …, … ile …’in nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkumiyetlerine
TEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : İade, onama, bozma

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanıklar …, …, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 11.01.2017 Çarşamba saat 09:30’a duruşma günü verilerek sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Muammer Çalık hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Sanık müdafii 4 sayfalık tebliğnameye itiraz dilekçesi sundu. Alındı, okundu, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 01.02.2017 Çarşamba günü saat 09:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan dolayı 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ile müdafiin anılan hükme yönelik temyiz istemi aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verileceğinden ve 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezanın tür ve miktarı itibariyle kesin olan hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, incelemenin sanıklar haklarında diğer müsnet suçlardan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ile … haklarında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında yağma suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde,
Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların olay günü hürriyetinden yoksun kıldıkları mağdurun makatına şişe soktuklarının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulduğu sırada, koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK’nın 109/5. maddesinin uygulanmaması ve sanık …’ın mağdura yönelik gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı cezanın belirlenmesi sırasında hatalı şekilde TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ayrıca mahkumiyet hükümlerinden sonra TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar, müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmasının reddiyle, sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararı ile sanıklar …, …, … haklarında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında tehdit suçlarından kurulan kısmen re’sen de temyize tabi mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamına göre, sanıklardan …’ın, mağdurdan araç alım satımından kaynaklı bir alacağı bulunduğu, mağdura ulaşamayan sanığın diğer sanık …’dan bu hususta yardım istemesi üzerine …’ın olay günü diğer sanıklarla aralarındaki anlaşma gereği mağduru arayarak buluşma ayarlayıp haber .
vermesi üzerine onların da buluşma yerine geldikleri ve …’ın mağduru kendisiyle gelmesi hususunda ikna ederek araca bindirdiği sabit olmakla, mevcut haliyle …’ın eylemini diğer sanıklarla beraber aynı suç işleme kararına bağlı olarak icra hareketlerini gerçekleştirmek suretiyle anılan suçun kanuni tanımında yer alan fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve bu şekilde 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olup eylemi diğer sanıklarla birlikte işlediği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, aynı Kanunun 37, 109/2, 109/3b maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle yardım eden kabul edilip cezasında TCK’nın 39. maddesine göre indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Sanık … Ersan hakkında tehdit, kasten yaralama suçlarından ve sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinde düzenlenen, bir hukukî ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma hükümlerinden ancak o hukuki ilişkinin tarafı olan sanığın yararlanabileceği, buna göre somut olayda mağdurla aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan sanıklar … ile …’in mağdura yönelik eylemlerinin bütün halinde yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar …, … , … ve müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: