Borçlu şirket tarafından satılan aracın birden fazla satışa konu olarak el değiştirilmesi halinde, araçla ilgili olarak tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için Borçlu şirket tarafından satılan aracın birden fazla satışa konu olarak el değiştirilmesi halinde, araçla ilgili olarak tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için (dava dışı beşinci kişi, aracı tekrar davalı dördüncü kişiye satsa dahi) satış silsilesi içinde yer alan dava dışı kişinin de davaya dahil edilerek, bu kişi yönünden de tasarrufun iptali koşullarının değerlendirilmesi gerektiği

17. Hukuk Dairesi         2018/3922 E.  ,  2020/3274 K.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar … ve…Taş. Tur. İnş. Oto. Ltd. Şti. vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı borçlu … … Turizm Taş. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı … – … plakalı araçlarını 11.10.2013 tarihinde…Taş. Turizm İnş. Oto. Ltd. Şti’ne, onun da 31.01.2014 tarihinde davalı …’a devrettiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … ve…Taş. Turizm İnş. Oto. Ltd. Şti. vekili, müvekkili …’ın uzun süredir araç alım-satımı yaptığını ve akaryakıt istasyonu işlettiğini, diğer davalı şirketinde müvekkiline ait olduğunu, borçlu grup şirketlerine akaryakıt sattıklarını, dava konusu araçların bedellerinin ödenerek satın alındığını belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalıların borçlu ile uzun yıllardır alım satım ilişkisinde olduğu ve borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda oldukları, aynı yörede, hem davacı hem de davalı borçlu ile aynı sektörde hizmet verdikleri ve bizzat kendilerinin de, davalı borçlu … A.Ş.’den 1.000.000,00 TL’nin üzerinde alacaklı olduklarını beyan ettikleri; bu durumda hem … A.Ş.’nin borçlarının varlığını bilebilecek durumda oldukları hem de, 1.000.000,00 TL’nin üzerinde alacaklı olduklarını iddia ettikleri bir şirketten bedelini ödeyerek araç satın aldıkları iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve araçların 1-2 ay gibi kısa sürelerle elden çıkarılmış olmasının da borçlunun mal kaçırma kastının diğer davalılar tarafından bilindiği yönünde delil niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, … plakalı araç yönünden yapılan değerlendirmede, aracın son olarak dava dışı …’a satıldığı dikkate alındığında, İİK’nun 283/2. maddesi gereğince davanın, davalılar … ve…Ltd. Şti. yönünden bedele dönüştüğü, başka bir deyişle borçludan aldığı malı elden çıkaran bu davalıların, malı elden çıkardıkları tarihlerdeki gerçek değerinin, davalı üçüncü kişilerden alacak ve ferileriyle sınırlı olarak tahsiline, … plakalı araç yönünden ise, …’un, İİK’nun 280/1. maddesi gereğince, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği kanaatine varıldığından, davalı … adına kayıtlı olan … plakalı aracın, davalı …’a 31.01.2014 tarihinde yapılan satışına yönelik tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … ve…Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, davalı üçüncü kişiler ile borçlu şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu açık bir şekilde beyan edilmiş olup, bu haliyle davalı…Ltd. Şti’nin ve bu şirketin yetkilisi olan davalı …’un borçlu … … Tur. AŞ’nin durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu ve bunun için yeterli emarelerin olduğu anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın yasal niteliklere haiz olduğu, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı ancak … plakalı aracın dava dışı şahıslara satıldığı, İİK’nın 283. maddesi gereğince davanın tazmine dönüştüğü, davalı 3.şahıs olan…Ltd. Şti.’nin aracı elden çıkardığı 31/01/2014 tarihindeki aracın gerçek değeri ile sorumlu olduğu, aracın ilk devir tarihindeki değeri ile sorumlu tutulması ve 4.kişi …’tan da tahsile karar verilmesinin doğru olmadığı, dairece alınan 22/05/2018 havale tarihli bilirkişi ek raporuna göre … plakalı aracın 31/01/2014 tarihli gerçek satış değerinin 116.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, bu değere hükmedilmesi gerekirken 120.000,00 TL üzerinden tazmin kararı verilmesinin hatalı olduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün bu kısımlarının HMK’nun 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilmesi ve yeni hüküm tesis edilmesine karar verilmiş, bu hükümde davalılar … ve…Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre dava konularından … plakalı araçla ilgili olarak, aracın davalı …’ın elinden çıktığı 06.05.2014 tarihindeki değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi ve bedelin davalılar … ve…Ltd. Şti’den tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ise de bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış olup, davalılar … ve…Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen tasarruftan zarar gören alacaklının, borçlunun mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen kıymetlerin, tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamak ve bu yolla alacağını elde etmek amacıyla açtığı davadır. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.
Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Somut olayda, dosyadaki trafik kayıtlarından dava konularından … plakalı aracın 11.10.2013 tarihinde borçlu şirket tarafından davalı…Ltd. Şti’ne satıldığı, şirketin 31.01.2014 tarihinde aracı davalı …’a sattığı, onun da 06.05.2014 tarihinde dava dışı …’
sattığı, o da 25.08.2014 tarihinde yeniden davalı …’a sattığı anlaşılmaktadır.
Bu halde, bu araçla ilgili olarak tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için satış silsilesi içinde yer alan dava dışı … isimli şahsında davaya dahil edilerek, bu şahıs yönünden de tasarrufun iptali koşullarının var olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirdi. Şayet davacı bu araçla ilgili davasını bedele dönüştürmüş ise, bu halde de aracın …’ın elinden çıktığı 06.05.2014 tarihindeki değeri ile…Ltd. Şti. ise 31.01.2014 tarihindeki değeri oranında bedelden sorumlu olması gerekirdi.
Bu nedenlerle gerek ilk derece gerekse bölge mahkemesinin dava konusu … plakalı araç yönünden tasarrufun iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dava konusu araçlarla ilgili olarak birden fazla alacaklı tarafından dava açılmış olduğu, davalı üçüncü kişilerin araçları ellerinden çıkardıkları tarihteki değeri ne ise sadece o bedel kadar sorumluları olduğundan, hüküm kısmına tahsilde tekerrür olamayacak şekilde tahsiline ibaresinin yazılması gerekirken bu hususun öz ardı edilmeside isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve…Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar … ve…Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, HMK’nın 379/2. maddesine göre dosyanın kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve…Ltd. Şti.’ne geri verilmesine 09/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: