Somut olayda davacının tüketici olduğu konusunda bir duraksama bulunmasa da davalının satışı mesleki veya ticari faaliyetleri kapsamında yapıp yapmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmamış olduğu için mahkemece verilen ilk karar (kapatılan )13. HD kararıyla bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra verilen kararın gerekçesinde her ne kadar bozma sonrası getirtilen kayıtlar ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme karşısında davalının dava konusu taşınmazı ticari amaçla üretip davacıya sattığının anlaşıldığı belirtilmişse de davacı, gerçek kişi olup, arsa ve yapı sahibi olması ya da yapı ruhsatında yapı maliki olarak gözükmesi onun satışı mesleki veya ticari bir amaçla yaptığını göstermez.

3. Hukuk Dairesi         2020/4787 E.  ,  2020/5557 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik...

araca motorin yerine benzin konulması halinde, tamirat giderlerinden, aracın değer kaybından, çekici giderlerinden, aracın serviste kaldığı süre boyunca araç kiralanması halinde kira bedelinden, akaryakıt bayii ile sağlayıcı firma müteselsillen sorumludur.

3. Hukuk Dairesi         2020/3188 E.  ,  2020/4776 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

teknik şartnamede belirtilmeyen ancak tanıtım materyellerinde belirtilen tüm hususlar yönünden de tek tek ayıplı ya da hiç yapılmayan imalatlar konusunda inceleme yapılarak varsa değer kaybı belirlenmelidir ancak bu hususa ek olarak, bilirkişi raporunda projenin henüz tamamlanmamış etap etap devam eden bir proje olduğu belirtilmiş olup, taahhüt edilen bu hususlardan bir çoğunun dava ve keşif tarihi itibariyle yerine getirilmediği ya da tamamlanmadığı da dosya kapsamı itibariyle sabittir. Söz konusu sosyal tesislerin ve ortak alanların yapılmamış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husustur. Netice itibariyle, Mahkemece, sadece teknik şartnamede belirtilen hususlar yönünden belirleme yapılarak, tanıtım materyellerindeki vaadler konusunda bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi ve sosyal tesislerin davalılar tarafından yapılarak ve eksiklikleri giderilerek projenin tamamlanması halinde bu yönden dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,yapılmayan ve bundan sonrada yapılmayacağı kesinleşen sosyal tesisler var ise, bunlardan dolayı davacının uğradığı zararın nisbi metoda göre hesaplanarak, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda değerlendirme de yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir. Bu durumda mahkemece, açıklanan hususların tespiti yönünde mahallinde gerekirse uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3. Hukuk Dairesi         2020/11215 E.  ,  2020/6844 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik...

noterde yapılan satış sözleşmesi ile davalıdan 2.el bir araç satın aldığını ancak aracı satın aldıktan sonra aracın satıştan önce kilometresi ile oynandığını ve araçta farklı ayıplarında mevcut olduğunu öğrendiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacı, satışa konu aracın hukuki ayıplı olduğu iddiasındadır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Davacı, dava konusu aracı satış sözleşmesine göre davalı …’ den satın almıştır. Zira davalı …’ de aracı davacıya sattığını kabul etmekte ancak kendisinin de ayıptan haberdar olmadığını savunmaktadır. Açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalı …’ den isteyebilir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek, söz konusu ayıbın araç davalı elinde iken oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

13. Hukuk Dairesi         2015/40748 E.  ,  2017/6751 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki değer kaybı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden...

Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen devre tatil sözleşmesinin iptalini istemiş ve ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. HUMK 12/1 maddesi kapsamında taşınmazın üzerindeki ayni hakka ilişkin bir dava yoktur. Davada tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Mahkeme işin esası incelenerek sonuca uygun karar vermesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

3. Hukuk Dairesi         2020/10184 E.  ,  2020/8352 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesinin iptali ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması...

İkinci el otomobil alımlarında ayıp, aracın kaza geçirmiş olduğunun saklanması, İkinci el olarak alınan otomobil ile ilgili olarak daha sonradan kaza geçirmiş (ayıplı) olduğunun öğrenilmesi halinde; davalı satıcının otomobilin hasar kaydına basit bir araştırmayla ulaşılabileceği (otomobilin ayıbının gizlenmiş sayılamayacağı) savunmasının yeterli olmadığı

13. Hukuk Dairesi         2017/7912 E.  ,  2020/4420 K. MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda...

davacının, velisi olduğu çocuğunun öğrenimi için davalı şirketin işletme olduğu özel okula kayıt yaptırdığı ve dava konusu senetlerin de bu sebeple alındığı anlaşılmakta olup, davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.

13. Hukuk Dairesi         2017/2376 E.  ,  2020/2071 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen...

Scroll to top