Dava konusu ”Kurtlar Vadisi Darbe” ibareli marka başvurusu tescil edilmesinin 556 sayılı KHK’nın 7/k maddesine aykırı olacağınından tescil edilmemesi gerekir.

11. Hukuk Dairesi         2021/279 E.  ,  2022/4027 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29.11.2018 tarih ve 2017/127 E- 2018/269 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2019/407 E- 2020/771 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”Kurtlar Vadisi darbe” ibaresinin tescili için davalı Kuruma yaptığı başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/1-k maddesi gereğince reddedildiğini, bu karara karşı yapılan itirazlarının da YİDK tarafından reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, üzerinde durulan ”darbe” kelimesinin ”7 Şubat MİT Krizi” ve ”17-25 Aralık Darbe Girişimleri” esas alınarak hazırlanan proje için tercih edilerek başvurunun yapıldığını, marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/k maddesinde öngörülen kamu düzenine aykırılıkla bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 12.02.2017 tarihli ve 2017-M-1035 sayılı kararının iptaline, ”kurtlar vadisi darbe” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, dava konusu ”Kurtlar Vadisi Darbe” ibareli marka başvurusunda yer alan ”darbe” kelimesinin, karar tarihinden bu yana geçen süre içinde kamuoyunu sıklıkla meşgul ettiğini, kamuoyunda doğrudan 15 Temmuz Darbe Kalkışmasını çağrıştırdığının tespit edildiğini, markanın tescil edilmesinin 556 sayılı KHK’nın 7/k maddesine aykırı olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait 2016/46149 sayılı ”kurtlar vadisi darbe” ibareli dava konusu başvuruda yer alan “darbe” ibaresinin kamu düzenine aykırı olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/1-k koşullarının oluştuğu, davacının müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi soncunda; dava konusu başvuruda yer alan “darbe” ibaresinin, iptali istenen karar tarihinden önce gerçekleşen 15 Temmuz darbe kalkışmasını çağrıştırdığı ve söz konusu ibarenin marka olarak tescilinin, kamu düzenine aykırılık oluşturduğu, 556 sayılı KHK’nın 7/1-k maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davacının bu hususta müktesep hak sahibi olmasının da söz konusu olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: