Davalı borçlunun, bir dönem patronu olan ve yanında asgari ücretle çalışan davalı üçüncü kişi çalışanına 100.000 TL’lik bono vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalılar arasında yapılan tasarrufun davacı alacaklı bankaya zarar vermek kastı ile yapıldığı yönünde değerlendirileceği ve açıklanan bu nedenlerle de borçlunun yapmış olduğu tasarrufun İİK 280/1 maddesi uyarınca iptaline

17. Hukuk Dairesi         2018/3663 E.  ,  2020/3457 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin reddine karar verilmiş, davalı … vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu… hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile diğer davalı … ile anlaşarak, Kırıkhan İcra Müdürlüğünün 2015/1580 sayılı dosyasından muvazaalı takip yaptığını belirterek, bu takibin iptalini talep etmiştir.
Davalılar …, borçlu…’ın kendisine borçlu olduğunu, bu nedenle takip yaptığını belirterek, davanın reddini gerektiğini belirtmiştir.
Davalı … vekili, aynı yönde savunma yapmıştır.
Mahkemece, davalı 3. kişi …’ın iptale konu tasarrufun yapıldığı tarihte davalı borçlu …’ın kefili olduğu … Tarım adlı şirkette işçi olarak çalıştığı, ayrıca tarafların tasarruf tarihi itibariyle aynı ilçede ikamet ettikleri, bu haliyle davalı 3. kişi tarafından
borçlunun içinde bulunduğu mali durumun bilinebileceği; diğer taraftan davalı 3. kişinin aylık asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu, davalı borçluya karşı başlattığı takibin miktarının 100.000,00 TL olduğu ve bu takibin geçmiş dönük olarak her zaman düzenlenmesi mümkün olan bonoya dayandığı, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve kesinleştikten sonra davalı 3. kişi icra dairesine sunduğu dilekçe ile davalı borçlunun başkaca malvarlığı araştırması yaptırmadan çalıştığı iş yerinin adresini ve ismini bildirerek maaşına haciz konulmasını talep ettiği, asgari ücretle çalışan birisinin geçmiş dönük olarak her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono karşılığında 100.000,00 TL borç para vermesinin, takip kesinleştikten sonra borçlunun çalıştığı iş yerinin isim ve adresini bildirerek maaşına haciz konulmasını talep etmesinin davalılar arasında yapılan tasarrufun davacı alacaklı bankaya zarar vermek kastı ile yapıldığı yönünde değerlendirileceği ve açıklanan bu nedenlerle de borçlunun yapmış olduğu tasarrufun İİK 280/1 maddesi uyarınca iptale tabi olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, davalı 3. kişinin asgari ücretle çalışan bir işçi olduğu, bu nedenle bir dönem patronu bulunan kişinin (davalı borçlunun) kendisine 100.000 TL’lik bono vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların beyanlarına göre bononun davalı 3. kişinin işçilik alacaklarına karşılık verildiği beyan edilmesine rağmen bonoda nakden verildiğinin yazılı olması, yine davalıların beyanlarına göre davalı 3. kişinin … ‘dan alacaklı olduğu halde bononun davalı borçlu tarafından verilmesi, davalı 3. kişinin takip dosyası kesinleşir kesinleşmez hemen davalı borçlunun maaşına ve emekli ikramiyesine haciz konulması hususunda işlem yapıp başkaca alacağının tahsili hususunda işlem yaptırmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde bononun muvazaalı olduğu kanaatine varıldığından aksi yöndeki istinaf itirazlarına da itibar edilmediği gerekçesi ile davalıların istinaf isteminin reddine karar verilmiş, anılan karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya
kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/447 Esas sayılı dosyasında davalı borçlu…’ın taraf olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 5.123,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 16/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.v

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: