Dolandırıcılık suçu, hattında çalıştırdığı minibüsüyle … Caddesi üzerinde yolcu alıp yola devam ettiği sırada, aracının arkasından … plaka sayılı polis sireni taktıkları araçla müştekiyi takip eden sanık ve temyiz dışı sanık …’ın el işaretiyle müştekiyi durdukları, durak harici yolcu aldığını, işlem yapacaklarını söyleyerek evraklarını vermesini istdikleri, daha sonra ”evraklara gerek yok 20 TL çorba parası ver, seni göndeririz” dedikleri, sanık ve temyiz dışı sanık …’ın polis olduklarına inanan mağdurun 20 TL vererek yoluna devam ettiğinin anlaşıldığı olayda, sanık …’in eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

15. Ceza Dairesi         2014/18465 E.  ,  2014/17180 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen 10.06.2009 tarihli kararın sanığa 18.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 28.10.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki … 13/11/2008 tarihinde saat 16:30 sıralarında … – … hattında çalıştırdığı minibüsüyle … Caddesi üzerinde yolcu alıp yola devam ettiği sırada, aracının arkasından … plaka sayılı polis sireni taktıkları araçla müştekiyi takip eden sanık ve temyiz dışı sanık …’ın el işaretiyle müştekiyi durdukları, durak harici yolcu aldığını, işlem yapacaklarını söyleyerek evraklarını vermesini istdikleri, daha sonra ”evraklara gerek yok 20 TL çorba parası ver, seni göndeririz” dedikleri, sanık ve temyiz dışı sanık …’ın polis olduklarına inanan mağdurun 20 TL vererek yoluna devam ettiğinin anlaşıldığı olayda, sanık …’in eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan 5 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesi ile 4 gün ve 80 TL adli para cezası yerine hesap hatası yapılarak 3 gün ve 60 TL adli para cezası olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,hükmün ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: