Eşyalı kiralık evden ayrılırken, evden eşya alınması, “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturur. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmaz.

15. Ceza Dairesi         2020/3019 E.  ,  2020/6847 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, olay tarihinde yanında 3 tane daha bayan olduğu halde katılana ait “… adresinde bulunan kiralık dairesini, üç günlüğün eşyalı olarak kiraladığı, kira bitiminin sonunda sanığın evden ayrıldığı sırada evde bulunan katılana ait henüz takılmamış yeni haldeki koli içerisinde bulunan 2.000 TL tutarlı bir adet …marka kombiyi ve kullanılmamış iki adet toplam değeri 100 TL olan nevresim takımını katılandan habersiz alarak beraberinde götürdüğü, bu surette sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
Sanık savunması, katılan beyanı, kira sözleşmesi ile dosya kapsamından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden, meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkalarının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenebilen bir suç olduğundan, sanığın katılana ait evde bulunan eşyaları kullanmak amacıyla kiralamasına rağmen evden ayrılırken eşyalarıda götürmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, eşyaların sanığın ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla kendisine tevdi ve teslim edilmemiş olması sebebiyle, eylemin TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen ve hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi hale gelen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: