Hak edilenin dava dilekçesindeki talepten daha aşağıda olduğu şeklinde ki belirleme sonrasında davacı vekilinin dava dilekçesinde istediği miktarları aşağı çekmesi kısmi feragattır. Dava dilekçesinde istenen miktar ile ıslah dilekçesinde istenen miktar arasındaki fark kadar davanın kısmi feragat nedeniyle reddi gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından ise toplam 691,16 TL ıslahen artırma söz konusu olup ıslaha değer verilebilmesi için bu miktar için gereken ıslah harcının yatırılması şarttır. Alacak kalemlerinden birisinin hak edilmediğinin veya talepten daha azına hak kazanıldığının anlaşılması durumunda bu alacak kalemleri bakımından yatırılan harcın diğerlerine sayılması diye bir olgudan söz edilemez

9. Hukuk Dairesi         2016/19833 E.  ,  2020/6993 K.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 2011 yılının son aylarında usta olarak çalışmaya başladığını ve 19.04.2013 tarihinde hiçbir haklı sebep olmaksızın davalı tarafından iş akdinin feshedildiğini, davacının en son brüt 1.447,87-TL ücret aldığını, çalışma saatlerinin 08:00- 20:00, 21:00 arasında olduğunu, cumartesi günleri de aynı şekilde çalıştığını, pazar günleri ise iş olduğunda çatıştığını, davacının genel tatillerde çalıştırıldığını yıllık izinlerinin kullandırılmadığını asgari geçim indirimi alacaklarının tam olarak ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, kötü niyet tazminatı ve asgari geçim indirimi alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının, davalı işyerinde 0l.12.2011-19.01.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 18.01.2013 tarihinde bir daha müvekkili şirkette çalışmayacağını söyleyerek işyerini terk ettiğini ve bir daha iş başı yapmadığını, davacıya tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesi ile 1.000,00 TL’si kıdem tazminatı, 1.000,00 TL’si ihbar tazminatı olmak üzere değişik alacak kalemleri için 8.500,00 TL talepte bulunmuştur. Bilirkişi davacının kıdem tazminatını 1.583,52 TL, ihbar tazminatını 1.107,64 TL olarak hesaplamakla birlikte, toplam alacağı dava dilekçesinde talep edilen 8.500,00 TL’nin altında hesaplamıştır. Davacı vekili kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini ıslah ile bilirkişi raporundaki rakamlara çıkartmış, diğer alacak kalemlerini hesap raporundaki gibi indirmiş, sonuç itibariyle ıslahen istediği miktar, davada istediği 8.500,00 TL’nin altında kaldığından ıslah harcı yatırmamış, yatırmayacağını da açıkça beyan etmiştir.
Öncelikle fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ücretleri ve asgari geçim indirimi talepleri bakımından, asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığı, diğer alacak kalemleri bakımından da hak edilenin dava dilekçesindeki talepten daha aşağıda olduğu şeklinde ki belirleme sonrasında davacı vekilinin dava dilekçesinde istediği miktarları aşağı çekmesi kısmi feragattır. Dava dilekçesinde istenen miktar ile ıslah dilekçesinde istenen miktar arasındaki fark kadar davanın kısmi feragat nedeniyle reddi gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından ise toplam 691,16 TL ıslahen artırma sözkonusu olup ıslaha değer verilebilmesi için bu miktar için gereken ıslah harcının yatırılması şarttır. Alacak kalemlerinden birisinin hak edilmediğinin veya talepten daha azına hak kazanıldığının anlaşılması durumunda bu alacak kalemleri bakımından yatırılan harcın diğerlerine sayılması diye bir olgudan söz edilemez.
Harçlar kanunu’na göre harca tabi olan, ancak harcı yatırılmayan usuli işlem yapılmamış sayılır. Netice itibariyle davacı vekilinin 22.06.2015 tarihli harç yatırılmayan ve yatırılmayacağı açıklanan ıslah dilekçesi hukuki sonuç doğurmayacağından, Mahkemece bu ıslah hiç yapılmamış gibi kabul edilip karar verilmesi gerekirken, hukuken geçersiz ıslaha değer verilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: