Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davacının delil olarak dayandığı banka havalesinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerh bulunmamaktadır. Davacı bu iddiasını başkaca bir delille de kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, TMK’nın 6. maddesi ve HMK’nın ilgili hükümleri gereğince, paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini başka bir delille de kanıtlayamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3. Hukuk Dairesi         2020/4200 E.  ,  2020/4861 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar ile birleşen dava davalısı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı …’in eski eşi, davalı …’ın da kuzeni olduğunu, davalı … ile Almanya’da boşandıklarını, davalı eşine ait köydeki evinin yapımı için davalı …’a banka havalesi ile para gönderdiğini, bu para ile evin yapıldığını, bu paranın ileride iade edilmek şartıyla gönderdiğini ancak geri ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.939,00-TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ekli listedeki eşyalarının aynen iadesine, olmazsa bedeli 10.000,00-TL’nin davalı …’den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı … hakkında açtığı ve birleştirilen davasında da aynı taleplerin davalı …’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 2013/478 esas sayılı ana dava dosyası için davanın kabulü ile 10.300 Euronun karşılığı 21.939,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’dan alınıp davacıya verilmesine; 2010/730 esas sayılı birleşen dava dosyası için davanın reddine, eşya alacağına yönelik davanın tefriki nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, borç olarak banka havalesi ile davalı …’a gönderdiği paranın davalılar tarafından iade edilmediğini ileri sürerek alacağın tahsilini istemiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının …,… Mevkii 61 parselde kayıtlı evinin yapımı için ileride kendisine ödenmek kaydıyla 10.300 Euroyu davalı …’a banka havalesi yoluyla gönderdiği, bu paranın davalılar … ve … tarafından davacıya iade edilmediği, iadesine ilişkin karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davacının delil olarak dayandığı banka havalesinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerh bulunmamaktadır. Davacı bu iddiasını başkaca bir delille de kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, TMK’nın 6. maddesi ve HMK’nın ilgili hükümleri gereğince, paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini başka bir delille de kanıtlayamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Birleşen 2010/730 esas sayılı dosyada davacı, 10.300 euro karşılığı 21.939,00-TL’nin davalı …’dan tahsilini istemiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ve mahkemece davalı yararına 1.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davada reddedilen miktar 21.939,00-TL olduğundan, AAÜT gereğince davalı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına 1.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 25,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 29,20 Tl harcın davalılara istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: