hırsızlık güveni kötüye kullanma, depo sorumlusunun izinsiz mal alması.

17. Ceza Dairesi         2019/10176 E.  ,  2019/12538 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2018 tarihli, 2017/432 Esas, 2018/551 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, bu karara karşı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/07/2019 tarihli ve 94660652-105-35-10449-2019-Kyb sayılı “Kanun Yararına Bozma” talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başavcılığının 03/08/2019 tarihli ve 2019/80849 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre, sanığın katılan…’e ait iş yerinde depo sorumlusu olarak çalıştığının sabit olması karşısında, sanığın, zilyetliğin devri amacına aykırı olarak 25-30 koli tıbbi malzemeyi katılandan habersiz olarak diğer sanık …’a satması şeklinde gerçekleşen eyleminin sübutu halinde güveni kötüye kullanma suçuna vücut vereceği ve nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmayacağı  gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 tarihli ve 3-2 Esas ve Karar sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarihli ve 2/29-56 Esas ve Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde ise “
(1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,(1)
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) (…) (1) büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” hükmü bulunmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesi;
“(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun konusunu teşkil eden mal, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği faile devredilmiş olan maldır. Dolayısıyla, suça konu olan malın zilyetliğinin faile bir güven ilişkisi dahilinde teslim edilmesi gerekir. Bu özellik güveni kötüye kullanma suçunu hırsızlık suçundan ayırmaktadır. Çünkü, hırsızlık suçunda fail malın zilyetliğine sahip olmaya çalışırken güveni kötüye kullanma suçunda zilyetliğine halihazırda sahip olduğu bir mal söz konusudur. Güveni kötuye kullanma suçunda suça konu olan malın zilyetliğinin, hukuken geçerli bir rızaya dayalı olarak faile devredilmiş olması gerekir. Eğer, zilyetliğin rızai devri söz konusu değil ise bu durumda güveni kötuye kullanma suçu oluşmayacaktır. Gerçekten, zilyedin rızası olmaksızın malın bulunduğu yerden alınması durumunda artık hırsızlık suçu olusur. Güveni kötuye kullanma suçunun söz konusu olabilmesi için malikin zilyetliği devir ile mal üzerindeki tüm hakimiyeti de zilyete gecirmiş olması gerekir. Bu nedenle, malik malı devrettikten sonra mal üzerinde denetim veya gözetim gibi yetkileri var ise güveni kötüye kullanma suçu değil hırsızlık suçu oluşacaktır. (Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 11, Özel S.: 2009, s. 1657-1713 (Basım Yılı: 2010)-Serkan Meraklı)
İnceleme konusu somut olayda:
Hükümlü … soruşturma aşamasında kolluk görevlileri huzurunda alınan 25.04.2017 tarihli ifadesinde, katılana ait tıbbi malzeme deposunda depo sorumlusu olarak görev yaptığını, söz konusu depodan 25-30 koli tıbbi malzemeyi patronundan habersiz olarak çıkartıp sattığını belirtmiştir. Kovuşturma aşamasında 06.07.2017 tarihli celsedeki savunmasında, katılanın yanında işçi olarak çalıştığını ifade etmiştir.
Katılan … 24.04.2017 tarihli ifadesinde, hükümlü …’i 03.03.2017 günü depo sorumlusu olarak işe aldığını, 24.04.2017 günü deposundan hırsızlık olayının meydana geldiğini öğrendiğini, kamera görüntülerini izlediğinde, iş yerinin malzeme yükleme alanında işe aldığı …’i şirkete ait araca malzeme yüklerken gördüğünü beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında 05.10.2017 tarihli celsedeki beyanında ise, hükümlü … …’in, kendisine ait şirkette şoför olarak çalıştığını belirtmiştir.
5271 sayılı CMK’nin 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluyla yapılacak değerlendirmelerde yeniden yargılamaya girilmeden dosya içinde mevcut delillere göre karar verilmesi gerektiği, hükümlünün suç tarihindeki görevin tespiti amacıyla mahkemenin yaptığı değerlendirme ve tartışmada bir eksiklik bulunmadığı, şoför olarak görev yaptığı kabulünün dosyadaki mevcut delillerle uyumlu olduğu, buna bağlı olarak suçun niteliğinin tespitinde hata olmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, açıklanan nedenle kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 15/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: