İCRA İNKAR TAZMİNATI sözleşmelere dayalı olarak verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen serbest meslek makbuzlarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar Mahkemece, davacının talep edebileceği alacağın belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmış ise de, davacının takipte talep ettiği ve Mahkemece de hüküm altın alınan asıl alacağa ilişkin alacak kalemleri davalı takip borçlusu tarafından bütün unsurları ile birlikte bilinebilir, belirlenebilir mahiyettedir. Hâl böyle olunca, Mahkemece, İİK’nın takip tarihi itibarıyla uygulanması gereken, 2/7/2012 tarih ve 6352 sayılı yasa ile değişik 67/2. Maddesi uyarınca; hükmedilen 36.190 TL asıl alacağın % 20’si üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, icra inkar tazminatı talebinin yazılı şekilde reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.

3. Hukuk Dairesi         2020/3639 E.  ,  2020/7361 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne (asıl alacak talebi yönünden kabulüne, faiz talebi yönünden kısmen kabul, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine) yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ile aralarında yeminli mali müşavirlik hizmet sözleşmesi ve yeminli mali müşavirlik tastik Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeler uyarınca davalıya hizmet verdiğini ve serbest meslek makbuzları düzenlediğini, davalının sözleşme ile belirlenen hizmet bedellerini ödememesi üzerine İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5762 Esas sayılı dosyasında ödenmeyen serbest meslek makbuzuna istinaden 17.000 TL, Sözleşmeye dayalı danışmanlık hizmet bedeli olarak 12.000 TL ve iki ayrı tastik sözleşmesine istinaden 7.190 TL olmak üzere 36.190 TL asıl alacak ve 5.801,52 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 41.991,52 TL alacak üzerinden davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek, davalının itirazının iptalini ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 36.190 TL asıl alacak ve 2.924,30 TL işlemiş faiz yönünden davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, dava konusunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünden davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde düzenlenen tazminatın amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkâr etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 2011-28 numaralı ‘Yeminli Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesi’,2011-27 numaralı ‘Yeminli Mali Müşavir Tastik Sözleşmesi’ ve ‘2011-26 numaralı ‘Yeminli Mali Müşavir Tastik Sözleşmesi’ olmak üzere her biri 7/3/2011 tarihli, üç adet sözleşmede belirlenen hizmet bedeli ile yine bu sözleşmelere dayalı olarak verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen serbest meslek makbuzlarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar Mahkemece, davacının talep edebileceği alacağın belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmış ise de, davacının takipte talep ettiği ve Mahkemece de hüküm altın alınan asıl alacağa ilişkin alacak kalemleri davalı takip borçlusu tarafından bütün unsurları ile birlikte bilinebilir, belirlenebilir mahiyettedir.
Hâl böyle olunca, Mahkemece, İİK’nın takip tarihi itibarıyla uygulanması gereken, 2/7/2012 tarih ve 6352 sayılı yasa ile değişik 67/2. Maddesi uyarınca; hükmedilen 36.190 TL asıl alacağın % 20’si üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, icra inkar tazminatı talebinin yazılı şekilde reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bendinde yazılı, “..dava konusunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine” ibarelerinin hüküm bendinden çıkarılmasına, yerine “asıl alacağın %20’si olmak üzere 7.238 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: