İş sözleşmesinin feshinde 3 yıldan fazla süre sonra açılan davada istifa dilekçesinin haklı feshe tahvili için gerekli olan makul süre geçmiştir. Fesih ile ilgili olarak davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmayıp davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshettiğine dair herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Davalı tanıkları ise davacının işyerini istifa etmek suretiyle terkettiğini açıklamışlardır. Davacının istifa dilekçesine uzun süre sonra açtığı bu dava ile haklılık kazandırma çabası içine girdiği anlaşılmakla iş sözleşmesini istifaen sona erdiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatı talebinin reddine dair hüküm kurulmalıdır.

9. Hukuk Dairesi         2017/16715 E.  ,  2020/10763 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.08.2008 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen petrol istasyonunda tanker şoförü olarak çalışmaya başladığını, 15/11/2011 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiğini, davacının 15/11/2011 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davacının davalı işyerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, müvekkilin haftanın 4 günü şehir dışına gittiği günlerde gece 02:00’den ertesi gün 20:00’ye kadar çalıştığını, diğer günlerde Alanya’da akaryakıt dağıtımı işi yaptığı günlerde ise saat 07:00’den akşam 20:00’ye kadar çalıştığını, bu çalışmasına karşılık ek ücret ödenmediğini, davacının en son ücretinin 1.050,00 TL olduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta sonu tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 01/07/2011 tarihinden itibaren bir ay boyunca işe gelmediğini, kendisinin telefonla defalarca arandığını, davacının 30/07/2011 tarihinde işyerine gelerek istifa etmek istediğini beyan ettiğini ve 30/07/2011 tarihli istifa dilekçesini imzaladığını, fazla mesai, resmi tatil alacaklarının ödendiğini, ücret bordrolarının ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalı olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; dosya içerisinde imzası inkar olunmayan 30/07/2011 tarihli istifa dilekçesi mevcut olduğu, istifa dilekçesinde sebep gösterilmediği, davacı işçinin istifaya dayanak somut vakıaları dava dilekçesinde açıklamasının mümkün olmadığı, dinlenen davalı tanıkları 2011 yılı Temmuz ayında davacının işe gelmediğini, telefonla defalarca arandığını, temmuz ayı sonunda birkaç gün gelip çalıştıktan sonra işi bıraktığını beyan ettiği, davacı tanıklarının ise akdin feshine yönelik görgüye dayalı bilgileri bulunmadığı, 2011 yılı Temmuz ayından sonra davacının aynı işyerinde çalıştığına ilişkin tanık beyanı da dahil hiç bir delil bulunmadığı, davacının uzun yıllar çalışan kıdemli bir işçi olması ve istifa dilekçesinde sebep belirtilmemiş olması nedeniyle iş akdini ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshetmiş olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne, ihbar tazminatı talebinin reddine, davalı vekilinin zamanaşımı def’i ileri sürdüğü anlaşıldığından dava tarihi dikkate alınarak 19/12/2009 tarihinden önceki fazla mesai, hafta sonu tatil ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığı, davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının ulusal bayram ve dini bayramlarda çalışmadığı ve haftanın 6 günü çalışıp 1 gün izin kullandığı anlaşıldığından ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta sonu tatil ücreti alacağı taleplerinin reddine, davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının tanık beyanlarına göre 08:00-17:00 saatleri arasında, ara dinlenme ilke kararına göre 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde haftada 3 saat fazla mesai yaparak çalıştığının anlaşıldığı, tanık beyanlarına göre ispat edilen fazla mesai ücreti alacağından %30 oranında takdiri indirim uygulandığı, davacının 2 tam yıl çalışmasına karşılık 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu, davacının yıllık izin ücreti alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulunmuş, davalı işveren davacının sebep belirtilmeden istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece sebep belirtilmeden istifaya dair dilekçenin içeriğinin sonradan açılan dava ile doldurulabileceği ve haklı fesih ileri sürebileceği gerekçesiyle davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshettiği gerekçesi ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan istifa dilekçesi 30/07/2011 tarihli olup istifa dilekçesinde haklı fesih sebebine dayanılmamıştır.
İş sözleşmesinin feshinde 3 yıldan fazla süre sonra açılan davada istifa dilekçesinin haklı feshe tahvili için gerekli olan makul süre geçmiştir. Fesih ile ilgili olarak davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmayıp davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshettiğine dair herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Davalı tanıkları ise davacının işyerini istifa etmek suretiyle terkettiğini açıklamışlardır.
Davacının istifa dilekçesine uzun süre sonra açtığı bu dava ile haklılık kazandırma çabası içine girdiği anlaşılmakla iş sözleşmesini istifaen sona erdiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatı talebinin reddine dair hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: