Davacının iş akdinin feshine dayanak 25.09.2014 tarihli idari soruşturma raporu incelendiğinde davacıya isnat edilen eylemlerin “Güvenlik Görevlisi” olarak görev yapan davacının işini ihmaline ilişkin olmayıp genel olarak davacının hesabındaki hareketlere ilişkin olduğu, raporun 3. bölümünün 2. kısmı olan “Olayın Zarar Boyutu” başlıklı bölümde “Rapor konusu olaya ilişkin Banka zararının bulunmadığı” şeklinde bir tespit yapıldığı ve davacının “İşten Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasının önerildiği görülmektedir. Davacının güvenlik görevlisi olup asli işinin bankacılık faaliyeti olmaması ve davacıya isnat edilmekle feshe dayanak yapılan eylemlerin, banka zararını oluşturacak haller olmadığı, banka zararının oluşmadığının feshe dayanak yapılan idari soruşturma raporunda da tespit edildiği, bu eylemlerin geçerli fesih sebebi oluşturabileceği ancak haklı fesih sebebi sayılamayacağı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır

İlgili Kanun / Madde
4857 S. İşK/17, 25
1475 S. İşK/14

T.C.
YARGITAY
9. Hukuk Dairesi  

Esas No. 2017/16227
Karar No. 2020/10443 
Tarihi: 05/10/2020     

İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNE DAYANAK GÖSTERİLEN EYLEMLERİN İŞÇİNİN İŞİYLE İLGİSİNİN OLMAMASI NEDENİYLE HAKLI FESİH OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİ
GEÇERLİ FESİH
KIDEM İHBAR TAZMİNATININ ÖDENME-SİNİN GEREKMESİ

ÖZETİ Davacının iş akdinin feshine dayanak 25.09.2014 tarihli idari soruşturma raporu incelendiğinde davacıya isnat edilen eylemlerin “Güvenlik Görevlisi” olarak görev yapan davacının işini ihmaline ilişkin olmayıp genel olarak davacının hesabındaki hareketlere ilişkin olduğu, raporun 3. bölümünün 2. kısmı olan “Olayın Zarar Boyutu” başlıklı bölümde “Rapor konusu olaya ilişkin Banka zararının bulunmadığı” şeklinde bir tespit yapıldığı ve davacının “İşten Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasının önerildiği görülmektedir.
Davacının güvenlik görevlisi olup asli işinin bankacılık faaliyeti olmaması ve davacıya isnat edilmekle feshe dayanak yapılan eylemlerin, banka zararını oluşturacak haller olmadığı, banka zararının oluşmadığının feshe dayanak yapılan idari soruşturma raporunda da tespit edildiği, bu eylemlerin geçerli fesih sebebi oluşturabileceği ancak haklı fesih sebebi sayılamayacağı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30.09.1997-21.10.2014 tarihleri arasında davalı Bankanın Mersin şubelerinde güvenlik görevlisi olarak kesintisiz çalıştığını, davacının iş akdinin 21.10.2014 tarihinde tazminatsız ve yasal hakları ödenmeden feshedildiğini, davalı işveren fesih nedeni olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ll-e maddesini gerekçe göstermiş ise de yapılan feshin haksız ve geçersiz ve haksız bir fesih olduğunu alacak ve tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek, alacak ve tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının en son çalıştığı Mersin Pozcu şubesinde teftiş kurulunca gerçekleştirilen bir inceleme esnasında davacının hesap hareketlerinde müşterilerle para alışverişi yapıldığına dair şüpheli işlemlerin tespit edildiği, yine müşterilerle kasa karşılığı işlemlerde bulunduğu ve müşteri hesaplarına para transferleri yaptığının tespit edildiğini bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı iş akdinin haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının müşterilerle borç alacak ilişkisine girmesi, ticari faaliyetler gerçekleştirmesi ve Şube Müdürü’nün personel hakkındaki olumsuz görüşleri sebebiyle İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin ilgili maddesince işten çıkarma cezası ile cezalandırıldığını savunmuştur.
Davacının iş akdinin feshine dayanak 25.09.2014 tarihli idari soruşturma raporu incelendiğinde davacıya isnat edilen eylemlerin “Güvenlik Görevlisi” olarak görev yapan davacının işini ihmaline ilişkin olmayıp genel olarak davacının hesabındaki hareketlere ilişkin olduğu, raporun 3. bölümünün 2. kısmı olan “Olayın Zarar Boyutu” başlıklı bölümde “Rapor konusu olaya ilişkin Banka zararının bulunmadığı” şeklinde bir tespit yapıldığı ve davacının “İşten Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasının önerildiği görülmektedir.
Davacının güvenlik görevlisi olup asli işinin bankacılık faaliyeti olmaması ve davacıya isnat edilmekle feshe dayanak yapılan eylemlerin, banka zararını oluşturacak haller olmadığı, banka zararının oluşmadığının feshe dayanak yapılan idari soruşturma raporunda da tespit edildiği, bu eylemlerin geçerli fesih sebebi oluşturabileceği ancak haklı fesih sebebi sayılamayacağı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
3- Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda, davacının kullanılmayan yıllık ücretli izin süresinin bulunmadığı tespiti yapılmış ise de bilirkişi raporunda yapılan yıllık izin hesabı incelendiğinde, davacının, 1475 sayılı Yasa dönemindeki çalışmaları için yıllık izin süresinin “12 gün” olarak belirlenip hesaplama yapıldığı ancak dosyada mevcut TEB İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin “Yıllık Ücretli İzinler” başlıklı 5.5.1 maddesinde 31.12.2001 tarihinden önce çalışmaya başlayan personel için daha uzun yıllık izin süreleri öngörüldüğü anlaşılmakla yıllık izin sürelerinin değerlendirilmesinde ilgili yönetmeliğin dikkate alınmaması hatalıdır.
4-Fazla mesai hesabında 2014 yılının 9. ayına ait dönem bordrosunda 88,00 TL’lik fazla mesai tahakkuku bulunmakla, bu dönemin fazla mesai hesabında dışlanmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. çalışma ve toplum dergisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: