Kendilerine iddianame tebliğ edilmeyen sanıkların, duruşmada iddianame okunup karar verilmesi savunma hakkını kısıtlama sonucunu doğurur.

10. Ceza Dairesi         2017/5854 E.  ,  2021/1450 K.

 

“İçtihat Metni”


Mahkeme : ANKARA 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde :
Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına dönüştürülmesinin dayanağı olan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile değişik TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
2- Hüküm fıkrasının gün para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesine ilişkin bölümünün başına “TCK’nın 52. maddesinin 2. fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-) Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
1- Kendilerine iddianame tebliğ edilmeyen sanıkların 12.03.2014 tarihli duruşmaya katıldıkları ancak iddianamenin sanıklara okunmadığı anlaşılmakla; sanıkların hazır edildikleri 12.03.2014 tarihli duruşmada iddianame yüzlerine karşı okunup savunmaları alındığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 190. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakları bulunduğu hatırlatılmayıp aynı oturumda karar verilmek suretiyle savunmalarını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı tanınmayarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6, Anayasa’nın 36, CMK’nın 176 ve 190. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de ;
2-Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına dönüştürülmesinin dayanağı olan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları gözetilerek hükümlerin BOZULMASINA 02.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: