Krem var mı, kapıyı kilitleyebilir misin, kız arkadaşım gelebilir, kız arkadaşımı mutlu ettim o beni mutlu edemedi ve teyzesi bizi yakaladı demesi üzerine mağdurenin bağırıp çıkmasını istediği ve sanığında çıktığı iddia ve kabul edilen olayda; mahkeme, mağdureye karşı sanığın işlediği hareketleri cinsel taciz suçunu oluştutur mu?

9. Ceza Dairesi         2021/23076 E.  ,  2021/9962 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : 
Cinsel taciz suçundan mahkumiyet, diğer atılı suçtan beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.12.2021 tarihinde iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle, 
cinsel taciz suçundan kurulan hüküm açısından ise Üyeler … ile …’un bozma gerekçesi yönünden karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Serbest avukatlık yapan mağdurenin bürosuna 05.07.2013 günü saat 18:00 sıralarında gelen sanığın konuşmak istediğini söylemesi üzerine içeriye alan mağdureye dört yüz lira para verip birbiriyle ilgisiz konulardan bahsederek krem var mı, kapıyı kilitleyebilir misin, kız arkadaşım gelebilir, kız arkadaşımı mutlu ettim o beni mutlu edemedi ve teyzesi bizi yakaladı demesi üzerine mağdurenin bağırıp çıkmasını istediği ve sanığında çıktığı iddia ve kabul edilen olayda; mahkeme, mağdureye karşı sanığın işlediği hareketleri cinsel taciz kabul ederek TCK’nun 105/1 maddesinden teşditle 1 yıl hapis cezası verip ve 62 maddesinden 10 ay hapis cezası ile cezalandırmıştır.
Cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için failin mağdurun vücuduna temas etmemesi, cinsel amaçla söz veya hareketlerde bulunması gerekmektedir. Kişiyi cinsellik bakımından rahatsız eden ve sıkıntıya sokan hareketler olmalıdır. Cinsel taciz, ruh dünyasında tesiri olan, temas olmayan cinsel amaçlı ve cinsel özgürlüğü ihlal edici nitelikteki davranışlardır. Cinsel içerikli konuşmalar, müstehcen el kol hareketleri, bilgisayara müstehcen ekran koruyucusu yapmak, cinsel ilişki teklifi, cinsel içerikli şaka, organ gösterme gibi sözler veya hareketlerle mağduru katlanmak istemediği cinselliğe sevk etmelidir. Somut dava konusu olayda sanığın mağdura yönelik cinsel taciz niteliğinde herhangi bir hareketi veya sözü olmadığından mağdurenin algısına dayanarak bu suçun işlendiğinden de bahsedilemeyeceğinden sanığın saçma sözlerine cinsel anlam yükleyerek cinsel taciz suçunun işlendiği düşünülemez. Her suçun öncelikle fiil unsurunun besbelli olması gerekir. Sanığın söylediği iddia edilen sözlerin anlamı ve amacı kesin şekilde belirlenmeden cinsel taciz suçunun işlendiği sonucuna varılamaz. Sanığın işlediği bir cinsel taciz suçunu oluşturabilecek bir hareketi olmadığından beraatine karar verilmesi için bozma kararı verilmesi gerekirken basit yargılama yapılması için hükmün bozulmasına gerekçesi itibariyle iştirak etmiyoruz.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: