mübaşir olarak görev yapan, duruşma çıkışı ”23/02/2010, 10.20 beni bekle” şeklindeki el notunu mağdura verip ”tanıdığı emekli hakim ve başkaları olduğunu, yardımcı olacağını, ancak uzman görüşü için gerekli” demek suretiyle mağdurdan önce 250 TL daha sonra da 100 TL alan ve nüfuz sahibi olmadığı anlaşılan sanığın eyleminin TCK’nın 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı 

5. Ceza Dairesi         2019/4324 E.  ,  2020/7191 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sübutu kabul edilen “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” suçunun hükümden önce 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 255. maddesinin “nüfuz ticareti” başlığı altında yeniden düzenlenip suç unsurlarında değişiklik yapılarak kamu görevlisi olmayan gerçek kişilerin de suçun faili haline getirilmesi, failin kamu görevlisi olmasının suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmesi karşısında; suç tarihinde Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan, duruşma çıkışı ”23/02/2010, 10.20 beni bekle” şeklindeki el notunu mağdura verip ”tanıdığı emekli hakim ve başkaları olduğunu, yardımcı olacağını, ancak uzman görüşü için gerekli” demek suretiyle mağdurdan önce 250 TL daha sonra da 100 TL alan ve nüfuz sahibi olmadığı anlaşılan sanığın eyleminin TCK’nın 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilip, değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçuna ilişkin düzenlemeler ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve TCK’nın 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 20/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: