Muhasebe işlemlerini yapan sanıgın fiziki olarak verilen işe giriş bildirgelerinde, sigortalı olarak çalıştırıldığı iddia edilen kişiler adına atılı imzaların belgedeki ilgili kişiler adına atılı imzaların gerçek olması ancak içeriğinin gerçeği yansıtmaması halinde eylemin TCK’nin 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı; fiziki olarak verilen işe giriş bildirgelerinin imza kısımlarında sahtecilik bulunması halinde ise eylemin TCK’nin 207. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturur.

11. Ceza Dairesi         2019/2454 E.  ,  2019/7134 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Temyiz dışı sanık …’ın işlettiği büfeye ait muhasebe işlemlerini yapan sanık …’ın, gerçekte bu iş yerinde çalışmayan şahısları çalışıyormuş gibi göstererek sahte işe giriş bildirgesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda, sanığın “… …’ın sigorta işlerini ben yapıyorum. Onun bana bildirmesine göre sigorta girişlerini yaptım. Zaten bu iş yeri bir aile şirketi gibi çalışır. O yüzden çocuklarının çalışması da normaldir. Belgelerde kim nereyi imzalaması gerekiyorsa onlar imzalamıştır…” şeklindeki beyanı, suça konu edilen işe giriş bildirgelerinin aslının dosya içerisinde bulunduğu ancak suça konu işe giriş bildirgesi üzerindeki imzaların aidiyetine ilişkin herhangi bir inceleme yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; öncelikle suça konu ıslak imzalı olarak verilen işe giriş bildirgelerinde belge üzerindeki sigortalı adına atılan imzalar ile işveren ya da vekili yerine atılı imzaların ve bildirgedeki yazıların sanığa ya da sigortalıya ait olup olmadığı hususunun sanıktan sorulması, kabul etmemesi durumunda işe giriş bildirgesi üzerindeki imzaların sanığa, işverene ya da sigortalılara ait olup olmadığı hususunda konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, muhasebeci olan sanık ile işvereninin arasındaki iş ilişkisi de araştırılarak sanığın suça konu eyleme ne şekilde iştirak ettiği tartışılarak, yine fiziki olarak verilen işe giriş bildirgelerinde, sigortalı olarak çalıştırıldığı iddia edilen kişiler adına atılı imzaların belgedeki ilgili kişiler adına atılı imzaların gerçek olması ancak içeriğinin gerçeği yansıtmaması halinde eylemin TCK’nin 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı; fiziki olarak verilen işe giriş bildirgelerinin imza kısımlarında sahtecilik bulunması halinde ise eylemin TCK’nin 207. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı da nazara alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: