Muhasebeci ve mali müşavirlerin, 5786 sayılı Kanun ile değişik 3568 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevleri arasında SGK prim borcu yatırmak olmadığı ayrıca,Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları,müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmü nazara alınarak, serbest muhasebeci

5. Ceza Dairesi         2014/10377 E.  ,  2018/340 K.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin görevi kötüye kullanma olarak kabulü ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Muhasebeci ve mali müşavirlerin, 5786 sayılı Kanun ile değişik 3568 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevleri arasında SGK prim borcu yatırmak olmadığı ayrıca,Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları,müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmü nazara alınarak, serbest muhasebeci mali müşavir olan sanığın, mağdurun yetkilisi olduğu … Trz. Tic. İth. İhr. Ltd. Şirketinin SGK’ya olan prim borçlarını yatırmak üzere aldığı paraları yatırmayarak mal edindiği iddia ve kabul olunan somut olayda; eyleminin görevi kapsamında olmayıp suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesindeki takibi şikayete bağlı olan “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı ve mağdur …’un şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Atılı suçun ne şekilde zincirleme biçimde işlendiği açıklanıp tartışılmadan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: