Öğretmen olarak görev yapan sanığın, okul pansiyonunda etüd salonuna gittiği sırada koridorda katılan ile karşılaştıkları, sanığın katılanın beline doğru elini sararak kendisine doğru çektiği, burun buruna geldikleri ancak katılanın sanığı ittirerek “ne yapıyorsun hocam” şeklinde tepki göstermesi üzerine “üzerindeki nine elbisesine benziyor” şeklinde konuçması karşısında sanığın beraatine karar verrilmesi gerekir.

9. Ceza Dairesi         2021/1188 E.  ,  2021/7568 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, okul pansiyonunda nöbetçi öğretmen olarak bulunduğu sırada gördüğü mağdureye yönelik fiziksel temas içerikli eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.09.2021 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY

Olay tarihinde sanık …’ın öğretmen olarak görev yaptığı lisede öğrenim gören katılan …’in okulun pansiyonunda etüd salonuna gittiği sırada koridorda sanık ile karşılaştıkları, sanığın katılanın beline doğru elini sararak kendisine doğru çektiği, burun buruna geldikleri ancak katılanın sanığı ittirerek “ne yapıyorsun hocam” şeklinde tepki göstermesi üzerine “üzerindeki nine elbisesine benziyor” şeklinde konuşarak olayı şakaya vurduğu, katılanın üzüntülü bir şekilde nöbetçi öğretmen tanık …’a rahatsız olduğunu söyleyerek izin alıp odasına çıktığı, koridorda yemekhane nöbetçi öğrencisi tanık …’ın katılanı üzgün şekilde
görmesi üzerine ne olduğunu sorduğunda katılanın olayı yukarıdaki şekilde anlattığı ve odasına çıktığı, katılanın odanın penceresinden dışarıyı seyrederek ağladığını gören tanıklar … ve …’nin katılanın yanına geldikleri ve katılanın onlara da olayı yukarıdaki gibi anlattığı, ertesi gün de tanıklar … ve …’e anlattığı, katılanın olaydan duyduğu üzüntüyü bir müddet annesinden gizlediği, olaydan iki-üç hafta sonra annesi müşteki …’e anlattığı ve birlikte okula giderek tanık öğretmen …’e ve akabinde tanık okul müdürü …’ye anlattıkları, okul müdürünün konuyu okul içinde çözeceklerini söyleyerek katılan ve annesini gönderdiği, okul idaresinin sanığa bir daha pansiyon nöbeti vermeyerek konuyu kapattığı, olaydan kısa bir müddet sonra okulların tatile girdiği, 2011-2012 yılı eğitim-öğretim dönemi başladığında sanık ile okulda karşılaştıklarında sürekli olarak kendisine sert şekilde bakmasından rahatsız olan katılanın konuyu önce annesiyle ve daha sonra okul müdürüyle paylaştığı, okul idaresinin konuyu kapatmaya çalıştığını düşündükleri ve müşteki …’ün katılanın kaydını başka bir okula alarak 21/10/2011 tarihli dilekçe ile İzmir Valiliğine müracaat ettiği, akabinde olayın adli makamlara intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Daire çoğunluğunca sanığın mağdureye yönelik fiziksel temas içerikli eyleminin cinsel amaçla gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de, katılanın başından beri olayı gerek tanıklara gerekse adli makamlara samimi ve tutarlı şekilde anlattığı, olayın adli mercilere geç intikal etmesinin katılandan ziyade okul idaresinin ihmali ile olduğu ve bu nedenle disiplin soruşturması geçirdikleri, olayın görgü tanığı bulunmadığı ancak katılanın olayın hemen akabinde tanıklar …, … ve …’ye ağlayarak olayı anlattığı, katılanın anlatımlarında tutarsızlık bulunmadığı, olaydan bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra 30.07.2012 tarihinde talimat mahkemesinde de aynı tutarlılık ve samimiyetle ifade verdiği, kayda alınan ifade izlendiğinde katılanın olayın üzüntüsünü halen yaşadığı görülmektedir.
Daire çoğunluğunca da sanığın katılana fiziksel temasta bulunduğu kabul edildiğine göre bu temasın cinsel amaçlı olup olmadığı değerlendirildiğinde, bir öğretmenin öğrencisiyle diyalog kurarken belli ölçüde fiziksel temas kurabilmesi mümkün ise de, yerel mahkemece kabul edilen ve oluşa uygun olan şekliyle kız öğrencinin belinden kavrayarak kendine doğru çekip vücutları birbirine değecek ve burun buruna gelecek biçimdeki bir fiziksel temasın normal ve kabul edilebilir bir durum olmadığı, olay tarihinde 17 yaş içerisinde bulunan katılanın kendisine yönelen bu eylemin cinsel amaç taşıyıp taşımadığını bilebilecek olgunlukta olduğu, olaydan sonra yaşadığı üzüntü de dikkate alındığında bu temasın cinsel amaçlı olduğunu anladığı, ayrıca dosyadaki çok sayıda tanık ifadesinden anlaşıldığı üzere sanığın kız öğrencilere karşı aşırı laubali olduğu, onlara sürekli sırnaşıkça fiziksel temasta bulunduğu ve “küçük aşkım, bıdırıcık, civcivim” şeklinde hitap ettiği, cinsel amaçlı espirileri hem kız hem erkek öğrencilere sıkça yaptığı, bir keresinde katılanın da olduğu ortamda tanık …’in sütyen askısını tutarak çektiği ve tanığın bundan rahatsız olduğu, okulun yurtdışı gezilerinde kız öğrencileri alkol almaya davet ettiği, Hollanda gezisinde kız ve erkek öğrencileri kırmızı sokak olarak bilinen seks ürünleri satılan bir yere götürdüğü ve cinsel organ şeklindeki kalemleri kız öğrencilere göstererek espiriler yaptığı dikkate alındığında, cinselliğe ve karşı cinse ilgisi ve bu konulardaki lakayıtlığı dosyaya yansıyan sanığın katılana yönelik temasının cinsel amaçlı olduğunda tereddüt bulunmadığı ve yerel mahkemece çocuğa cinsel istismar suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: