Olay tarihinde sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte şikayetçilerin ikamet ettiği yere geldikleri ve kendilerine din hocası görüntüsü vererek kendilerinin kırk adağı olduğunu, kırk tane kapıyı ziyaret edeceklerini ve her kapıdan bir kaşık şeker alacaklarını söyledikleri, şikayetçilerin bu beyana inandıkları, şikayetçilerin……..

23. Ceza Dairesi         2015/7156 E.  ,  2016/1686 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 43/1, 52/2, 62, 53 maddeleri uyarınca
3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte şikayetçilerin ikamet ettiği yere geldikleri ve kendilerine din hocası görüntüsü vererek kendilerinin kırk adağı olduğunu, kırk tane kapıyı ziyaret edeceklerini ve her kapıdan bir kaşık şeker alacaklarını söyledikleri, şikayetçilerin bu beyana inandıkları, şikayetçilerin ikamet ettiği konuta girdikleri, sanık ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen şahsın birlikte el çabukluğu ile yaptıkları bazı işlemlerle şikayetçileri şaşırttıkları, daha sonra şikayetçi …’ya sen altınlara besmelesiz dokunuyormuşsun, bereketini kaçırıyorsun, onları okumam lazım dediği, şikayetçi …’nın 6 adet burma bilezik, 2 adet yüzüğü getirdiği, diğer şikayetçi …’ya kocanın sana verdiği altını veya parayı getirmen gerekiyor dediği ve şikayetçi …’nın da eşinin kendisine verdiği 140 TL’yi bu şahıslara verdiği, getirilen zinet  eşyalarına ve paraya bir şekilde okuyan sanığın bunları bir beze sardırdığı, ancak el çabukluğu ile bu bezdeki ziynet eşyası ve parayı aldığı, ancak bundan şikayetçilerin haberi olmadığı gibi şikayetçilerin ziynet eşyası ve paranın sarılı olduğunu düşündüğü bezi, bunu bir odaya kapatın sakın açmayın diye tembihlediği ve daha sonra müsade istedikleri, şikayetçilerin sanık ve yanındaki kimliği belirsiz şahsı sokağa kadar uğurladıkları, eve döndüklerinde şikayetçiler beze baktıklarında zinet  eşyasının ve paranın olmadığını gördükleri, ancak sanık ve yanındaki şahsın uzaklaştığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmesi karşısında eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini duygu ve inançların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine 22.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: