olay tutanağına göre; “ben düğünü kapatmıyorum sıkıysa gelin kapatın ulan” şeklindeki sözünün görevi yaptırmamak için direnmeye yönelik olduğu, “lan” kelimesinin şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap tarzı niteliğinde olduğu ve sinkaflı sözlerinin görevlilere değil balkonda bulunan ve şikayetçi olmayan şahıslara yönelik olduğu anlaşılmakla hakaret suçu unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi

(Kapatılan)13. Ceza Dairesi         2020/4210 E.  ,  2020/8659 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, görevli memura hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında TCK’nın 63. maddesi gereği gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmemesi infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümler incelendiğinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm incelendiğinde;
1-İddianame içeriği ve 01/07/2010 tarihli olay tutanağına göre; “ben düğünü kapatmıyorum sıkıysa gelin kapatın ulan” şeklindeki sözünün görevi yaptırmamak için direnmeye yönelik olduğu, “lan” kelimesinin şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap tarzı niteliğinde olduğu ve sinkaflı sözlerinin görevlilere değil balkonda bulunan ve şikayetçi olmayan şahıslara yönelik olduğu anlaşılmakla hakaret suçu unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi suretiyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam yönünden mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
3-Sanığın hakaret suçunu alenen gerçekleştirmesine rağmen hakkında TCK’nın 125/4. madde ve fıkrasının uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: