Olayın asıl nedeni, su şebekesi hattının tüm riskler dikkate alınmadan açılış törenine yetiştirmek için alel acele denenmesidir. ölen tarafından su verilmesinin sakıncalı olacağı kendisine söylenmesine rağmen “ benim açılışım var, su verilsin, bir şey olmaz” diyerek durumun vehametini ısrarla dikkate almayan sanık …’ın bilinçli taksirle hareket ettiği gözetilmeksizin, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve TCK’nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanmaması suretiyle, eksik ceza tayin edilmesi

12. Ceza Dairesi         2016/130 E.  ,  2017/7712 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında- Beraat Sanıklar … ve … hakkında TCK’ nın 85/1, 62, 51/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıklar … ve …’ın mahkumiyetine, sanık …’un beraatine ilişkin hükümler, sanıklar … ve … müdafiileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
DSİ’ye ait Aydın İncirliova İkizdere barajının yapım işinin …-…. ortaklığı tarafından üstlenildiği, barajın hidromekanik teçhizat işlerinin (kaynak ve montaj işi) de alt işveren olan makine mühendisi sanık …’un sahibi olduğu ….Şti.ne sözleşme ile verildiği, işin tamamen bitirilmemesine rağmen 05.08.2010 tarihinde Başbakan’ın katılacağı açılış töreni için … şirketinde çalışan proje müdürü, aynı zamanda makine mühendisi olan sanık … tarafından açılış nedeniyle baraj dip savağından akıtılacak su için sisteme su verme işleminin yapılması talimatı verildiği, bu amaçla …. Şti. de ustabaşı/formen olarak çalışan …’ın 03.08.2010 günü vanayı açarak hattın denemesini yapmak için boruları suyla doldururken 21.30 sıralarında ana tünelden Y şeklinde ayrılan branşman tünelindeki tali borunun genleşme basıncının etkisi ile yerinden ayrılması sonucu, borudaki basınçlı suyun kısa zamanda ana tüneli doldurarak, tünelde olan …’ın suda boğulup ölmesine neden olduğu olayda;
A- Sanık …’un beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Her ne kadar hükme esas alınan ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporda sanığın görevi belli olmadığı için heyetçe değerlendirmeye tabi tutulmadığı belirtilmiş, dosyada da buna ilişkin bir belgeye rastlanmamış ise de, sanığın aşamalardaki beyanında, İkizdere barajında şantiye şefi olarak görev yaptığını belirtmesi dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanığın alt işverene verilen suyun açılması talimatının yerine getirileceğinden bizzat sanık … tarafından haberdar edildiği, ancak buna rağmen İnşaat mühendisi … tarafından hazırlanan raporda da belirtildiği üzere işçilerin güvenliğinden sorumlu şantiye şefinin gerekli tedbirleri almadığı, mesnetlenme tedbirlerinin alınmamasına rağmen suyun verilmesine karşı koymadığı, olay günü de işçilerin başında durmayarak tüm insiyatifi işçilere bıraktığı, bu nedenle olayın meydana gelmesinde tali oranda kusurlu olduğu gözetilmeksizin, kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
B- Sanıklar … ve …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin kusura, sanığın beraatinin gerektiğine, sanık … müdafiinin eksik inceleme yapıldığına, kusura, katılanlar vekilinin ise görevli mahkemede yargılama yapılmadığına, sanıklar hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere olayın asıl nedeni, su şebekesi hattının tüm riskler dikkate alınmadan açılış törenine yetiştirmek için alel acele denenmesidir. Boruların kaynak ve montaj işlemleri tamamlanır tamamlanmaz ara verilmeden aynı gün mesai bitiminde denemesi yapılarak ölüme sebebiyet verilmiştir. Barajdan içme suyu dağıtacak tünelden geçen içme suyunu taşıyan 1500 mm çapındaki çelik borunun bir bölümünün kaynakla birleştirilirken bir bölümü de contalarla birbirine eklenmiştir. İçme suyu borusunun sabitlemesi, betonlaması ve mesnetlenmesi tam olarak yapılmadan denenmiş ve sisteme su verilince basınçlı su contalı bölümü ayırarak boruyu patlatmıştır. Vana çapının büyük olmasından dolayı boru içine giren fazla miktardaki basınçlı su, boru içindeki havanın vantuzlarla tahliye edilememesi sonucu boru içinde sıkışan havanın sürgülü vana kapağına koç darbesi yaparak ve boru ekseni etrafında dinamik basınç oluşturarak borunun genleşme contasını kopararak iki boruyu birbirinden ayırmıştır. Olay, Branşman tüneli içerisindeki beton mesnetlerin eksik olması sonucu branşman tünelindeki cebri su borusunun patlaması sonucu ana tünele su dolmasıyla meydana gelmiştir. Kelebek vana (ana vana) ile konik vana arası ana tünel olup konik vanadan önce branşman tüneli Y şeklinde ana tünelden ayrılmaktadır. Kaza, branşman tüneli içindeki içme suyu borusu genleşme contasının yerinden çıkmasıyla basınçlı suyun meyilden dolayı geri gelerek ana tüneli doldurması sonucu meydana gelmiştir. Tüm tehlike riskleri ortadan kaldırılmadan, betonlama ve mesnetlemeler yapılmadan, şebekenin tazyik testi yaptırılmadan, beton destekleri veya çelik konstrıiksiyon mesnetleri bulunmayan üçgen ayaklı sehpalara yerleştirilmiş havada duran çelik cebri borunun açılış törenine yetiştirilmesi için alelacele geceleyin denemesini yaptıran ve tehlike riskleri dikkate alınmadan sisteme su verdiren sanık …’ın meydana gelen olayda asli kusurlu hareket edip, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere betonlama işlemi yapılmaması, eksikliklerin tamamlanmaması nedeniyle sanık … ile ölen tarafından su verilmesinin sakıncalı olacağı kendisine söylenmesine rağmen “ benim açılışım var, su verilsin, bir şey olmaz” diyerek durumun vehametini ısrarla dikkate almayan sanık …’ın bilinçli taksirle hareket ettiği gözetilmeksizin, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve TCK’nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanmaması suretiyle, eksik ceza tayin edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talep bulunması karşısında TCK’nın 50. maddesi hakkında olumlu/ olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı hareket edilmesi,
3- Karşı tarafın zararını gideren ve sabıka kaydı bulunmayan sanıklar hakkında dosya kapsamına uymayacak şekilde “zarar karşılanmadığından” bahisle CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
4- Sanıklar hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi ve kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının, belirtilmesine karşın uygulama maddelerinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnameye kısmen uygun, kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: