oluşa ve dosya kapsamına göre; müşteki ile sanığın arkadaşlık yaptıkları sırada müştekinin kendisine ait çıplak fotoğrafları cep telefonu üzerinden sanığa göndermesi, daha sonra tarafların ayrılmaları sonrasında bu kez sanığın, müştekiye ait söz konusu fotoğrafların çıktısını almak suretiyle, müştekinin babasına posta yoluyla göndermesi şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin, TCK’nın 134/2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyete karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,

18. Ceza Dairesi         2019/11887 E.  ,  2020/8388 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişisel verilerin kaydedilmesi, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz talebi, katılma isteği niteliğinde kabul edilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca …’nın davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinede görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi ve dosya kapsamında; sanık tarafından müştekinin babasına gönderildiği iddia edilen, mağdura ait fotoğrafların bulunmaması karşısında, sanığın üzerine atılı kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işlediğine ilişkin, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; oluşa ve dosya kapsamına göre; müşteki ile sanığın arkadaşlık yaptıkları sırada müştekinin kendisine ait çıplak fotoğrafları cep telefonu üzerinden sanığa göndermesi, daha sonra tarafların ayrılmaları sonrasında bu kez sanığın, müştekiye ait söz konusu fotoğrafların çıktısını almak suretiyle, müştekinin babasına posta yoluyla göndermesi şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin, TCK’nın 134/2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyete karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek 
kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,
2- TCK’nın 226/4. maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya toplumun geneli tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Anal ya da oral yoldan yapılan, eşcinsel veya grup halinde bulunulan cinsel birleşmelere ait görüntüler tek başına bu kavram değerlendirilemeyecektir.
İncelemeye konu somut olayda; Yerel Mahkemece suça konu görüntülere ilişkin bilirkişi raporunda 226/4. maddesi kapsamında doğal olmayan yoldan cinsel davranışlara ilişkin ses ve görüntü kayıtları içerdiğinin belirtildiği vurgulanarak sanığın, TCK’nın 226/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, dosyada mevcut rapor içeriğinin TCK’nın 226. maddesi fıkralarından hangisinin uygulanacağı hususunda yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, suça konu materyal içeriklerinde çocukların kullanılıp kullanılmadığı, içeriklerinde şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir ilişki türü olup olmadığı saptanıp, sonucuna göre TCK’nın 226/1, 226/3 ve 226/4. maddeleri kapsamında sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hapis cezalarının adli para cezalarına çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 50/1-a madde ve fıkrası ile aynı Kanun’un 52/2. maddesinin kararda gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: