Rüşvet vermeye teşebbüs ve kamu görevlisine görevi nedeni ile hakaret —alkol kontrolü yapmak isteyen kolluk görevlilerinden …’e hitaben sanık …’nin araçtan indikten sonra “çorba parası mı istiyorsun, nasıl derler yani rüşvet mi tam bilmiyorum, ne kadar istiyorsun” demek suretiyle menfaat teklifinde bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında sanık … hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın şikayetçiye karşı sarf etmiş olduğu sözlerin ve sergilemiş olduğu davranışların kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapmasını veya yapmamasını temin maksadıyla menfaat teklifi boyutuna varmadığı, bu itibarla rüşvet vermeye teşebbüs suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği ancak sanığın söz ve davranışlarının kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle sübut bulan eyleminin TCK’nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden,

5. Ceza Dairesi         2019/9062 E.  ,  2020/12412 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanık … hakkında rüşvet vermeye teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, … güvenliğini tehlikeye sokma ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
HÜKÜM : Atılı suçlardan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklardan … hakkında rüşvet vermeye teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme, … hakkında ise … güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre … güvenliğini tehlikeye sokma ve rüşvet vermeye teşebbüs suçları bakımından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü ihbar üzerine sanıklardan …’in kullandığı … plaka sayılı aracı durduran ve alkol kontrolü yapmak isteyen kolluk görevlilerinden …’e hitaben sanık …’nin araçtan indikten sonra “çorba parası mı istiyorsun, nasıl derler yani rüşvet mi tam bilmiyorum, ne kadar istiyorsun” demek suretiyle menfaat teklifinde bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında sanık … hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın şikayetçiye karşı sarf etmiş olduğu sözlerin ve sergilemiş olduğu davranışların kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapmasını veya yapmamasını temin maksadıyla menfaat teklifi boyutuna varmadığı, bu itibarla rüşvet vermeye teşebbüs suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği ancak sanığın söz ve davranışlarının kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle sübut bulan eyleminin TCK’nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı nitelendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, öte yandan bu sırada sanık …’nin aldığı alkolün de etkisiyle yere düştüğü ve şikayetçiler tarafından kaldırıldığı esnada “eğer siz bize alkolden dolayı işlem yaparsanız, ben de sizden dolayı şikayetçi olacağım, beni dövdünüz kafamı kırdınız”, sanık …’un da şikayetçilere hitaben “sizi süründüreceğim, yok edeceğim, bunların hesabını soracağım, şikayetçi olursanız rüşvetten dolayı hakkınızda suç uyduracağım, cebimde 10.000 TL olduğunu ve sizin aldığınızı söyleyeceğim” şeklinde söyledikleri kabul edilen sözlerinin sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabı üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığından tehdit boyutuna ulaşmadığı hususu dikkate alındığında, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği ortam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu da oluşturmadığı nazara alınmadan, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçundan ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Diğer taraftan, olay günü sanık …’un 2,75 promil alkollü olarak araç kullanması eyleminin, alkolün etkisi altında, emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanarak … güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suretiyle TCK’nın 179. maddesinin 3.fıkrası delaletiyle 6763 sayılı Kanunun 16.maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 2.fıkrasına mümas olduğu halde, hakkında somut olayda uygulanma yeri bulunmayan anılan yasa ve maddenin 1.fıkrası uyarınca hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın rüşveti düzenleyen 252. maddesinin 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile değişik 4. fıkrasında suç için özel teşebbüs hükmünün düzenlendiği ve suç tarihinin de yasa değişikliğinden sonra olduğu gözetildiğinde, genel teşebbüsü düzenleyen TCK’nın 35/2. maddesi yerine özel teşebbüsü düzenleyen 252/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal kararıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafin ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 28/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: