Sanığın, Seyyid Burhaneddin Türbesine giden katılanın yanına giderek “beni sana Allah gönderdi, ben Hızır Aleyhisselam’ım bak burada hızırlık mührüm var” deyip alnında bulunan mühür dövmesini katılana gösterdiği, katılandan yardım talebinde bulunduğu ve katılanın 100 TL para ve 22 ayar taşlı yüzüğünü aldığı, cebinden çıkardığı altı adet siyah renkli tohumu katılana vererek “bunlar cennet ağacı tohumudur, berekettir, götür bunları evine dik” diyerek yanından ayrıldığı, bir gün sonra Erciyes Hastanesi civarında Seyyid Burhaneddin türbesine giden katılanın önüne çıkarak “seni gönderen gönderdi, gel bakalım seninle biraz sohbet edelim” diyerek hastanenin arkasındaki banklara katılanı oturttuğu, katılana “senin evinde paran ve altınların var, onları bana getireceksin, bende senin adına hayır yaparak bunları dağıtacağım” dediği, katılanın evde bulunan 5 adet burma 22 ayar bilezik, yine 22 ayar set olarak bilinen kolye ve bileklik, 1 adet küçük çeyrek altın, 14 ayar 1 adet taşlı yüzük, 100 Euro ve 700 TL civarında parayı sanığa verdiği, daha sonra katılanın yiyeceklerinin olmadığını ve kendisinin de kıyafet ihtiyacının olduğunu söyleyen sanığa, bir miktar yiyecek ve eşinin pantolon, ceket, kemer gibi kıyafetleri getirdiği, bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddia edilen somut olayda; sanık savunması, katılanın beyanı, canlı teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamından sanığın, üzerine atılı dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

15. Ceza Dairesi         2017/33533 E.  ,  2021/2359 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-a, 43/1, 52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, Seyyid Burhaneddin Türbesine giden katılanın yanına giderek “beni sana Allah gönderdi, ben Hızır Aleyhisselam’ım bak burada hızırlık mührüm var” deyip alnında bulunan mühür dövmesini katılana gösterdiği, katılandan yardım talebinde bulunduğu ve katılanın 100 TL para ve 22 ayar taşlı yüzüğünü aldığı, cebinden çıkardığı altı adet siyah renkli tohumu katılana vererek “bunlar cennet ağacı tohumudur, berekettir, götür bunları evine dik” diyerek yanından ayrıldığı, bir gün sonra Erciyes Hastanesi civarında Seyyid Burhaneddin türbesine giden katılanın önüne çıkarak “seni gönderen gönderdi, gel bakalım seninle biraz sohbet edelim” diyerek hastanenin arkasındaki banklara katılanı oturttuğu, katılana “senin evinde paran ve altınların var, onları bana getireceksin, bende senin adına hayır yaparak bunları dağıtacağım” dediği, katılanın evde bulunan 5 adet burma 22 ayar bilezik, yine 22 ayar set olarak bilinen kolye ve bileklik, 1 adet küçük çeyrek altın, 14 ayar 1 adet taşlı yüzük, 100 Euro ve 700 TL civarında parayı sanığa verdiği, daha sonra katılanın yiyeceklerinin olmadığını ve kendisinin de kıyafet ihtiyacının olduğunu söyleyen sanığa, bir miktar yiyecek ve eşinin pantolon, ceket, kemer gibi kıyafetleri getirdiği, bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddia edilen somut olayda; sanık savunması, katılanın beyanı, canlı teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamından sanığın, üzerine atılı dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin müvekkilininin cezalandırılmasını gerektirir objektif bir delilin bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: