Sanığın yöneticiliğini yaptığı apartmana ev bakmak amacıyla gelen katılanların dört kişi olarak zemin kattan yedinci kata gitmek üzere bindikleri asansörün ikinci kattan sonra hızlıca zemine düşmesi sonucu asansördeki üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, asansörün aylık periyodik bakımını yapan firma yetkilisi olan sanık …’in asansöre kolayca görünebilecek şekilde asansörün taşıma kapasitesini gösterir levha konulması ve asansörün taşıyabileceği yük aşıldığında normal çalışmasını önleyecek sistemin bulunması konusunda öneride bulunmaması ile sanık …’un suç tarihinde yürürlükte bulunan Asansör Bakım ve İşletim Yönetmeliğinin 10. maddesinde düzenlendiği usülde yıllık kontrolünü yaptırmamış olması dolayısıyla asli kusurlu olup taksirli yaralamadan sorumlu olur.

12. Ceza Dairesi         2020/12200 E.  ,  2021/9099 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/4-1-a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un yöneticiliğini yaptığı apartmana ev bakmak amacıyla gelen katılanların dört kişi olarak zemin kattan yedinci kata gitmek üzere bindikleri asansörün ikinci kattan sonra hızlıca zemine düşmesi sonucu asansördeki üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, asansörün aylık periyodik bakımını yapan firma yetkilisi olan sanık …’in asansöre kolayca görünebilecek şekilde asansörün taşıma kapasitesini gösterir levha konulması ve asansörün taşıyabileceği yük aşıldığında normal çalışmasını önleyecek sistemin bulunması konusunda öneride bulunmaması ile sanık …’un suç tarihinde yürürlükte bulunan Asansör Bakım ve İşletim Yönetmeliğinin 10. maddesinde düzenlendiği usülde yıllık kontrolünü yaptırmamış olması dolayısıyla asli kusurlu olduklarının kabul ve tespit edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … ve müdafii ile sanık … müdafinin sanıkların kusursuz olduklarına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Sanıklar hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında taksirli suçlarda uzun süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesine olanak veren TCK’nın 50/4 maddesine atıf yapılması ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
2-TCK’nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, asansör bakım, onarım ve kurulumuna ilişkin faaliyet ile apartman yöneticiliğinin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde sanıklardan Alaaddin’in asansör bakım ve onarımına yönelik mesleki faaliyetinden, sanık …’un ise apartman yöneticiliğinden yasaklanmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 5. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “ Sanıkların kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, kendilerine verilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanıklara verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 225 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanıkların ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30 TL olarak hesabıyla 6.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmek ve yine hükmün 7. paragrafının hükümden çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: