Sanıklar hakkında iddianamenin sevk maddelerine ilişkin kısmına el yazısı ile TCK’nın 125/1-4 maddeleri yazılarak imzalanmış ise de, iddianame anlatımında TCK’nın 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçundan CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, dava konusu edilmeyen hakaret suçundan hüküm kurulması kanuna aykırıdır.

4. Ceza Dairesi         2021/30828 E.  ,  2021/25994 K.

 

“İçtihat Metni”

KARAR

Hakaret suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2018/472 esas, 2020/83 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
I- İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2018 tarihli ve 2016/88514 soruşturma, 2018/12747 esas, 2018/10455 sayılı iddianamesinde sanıklar hakkında hakaret suçundan iddianamenin sevk maddesi kısmına 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-4. maddeleri paraf edilmek suretiyle sonradan eklenmiş ise de; iddianamenin anlatım kısmında hakaret suçu ile ilgili bir anlatıma yer verilmediği, sanıklar Bayram ve Yunus hakkında hakaret suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, haklarında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 125/1-4. maddelerinde düzenlenen suçtan sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
II- Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanunun 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/02/2012 gün 4/570-51 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında, iddianame içeriğine göre sanıklar hakkında iddianamenin sevk maddelerine ilişkin kısmına el yazısı ile TCK’nın 125/1-4 maddeleri yazılarak imzalanmış ise de, iddianame anlatımında TCK’nın 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçundan CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, dava konusu edilmeyen hakaret suçundan hüküm kurularak, 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılmıştır. 5271 sayılı CMK’nın 225/1 maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylem olduğundan iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.04.2013 gün, 2012/6-1307 esas, 2013/151 sayılı kararında da açıklandığı üzere, iddianamedeki olayın anlatım biçimine göre; sanıklar … ve … hakkında, hakaret suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçlarından kurulan Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2018/472 esas, 2020/83 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: