Sigorta sözleşme tarihi, rizikonun sözleşmeden önce olması, sözleşmenin hükümsüzlüğü

11. Hukuk Dairesi         2015/13705 E.  ,  2015/13422 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2012/62-2013/607


Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya verilen 12.12.2013 tarih ve 2012/62-2013/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı K.. Ç.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Gıda Nakliyat Oto. Tic. ve Paz. A.Ş’nin yapacağı emtia sevkiyatlarını Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, sigortalının anlaşma yaptığı ve davalılardan … …’nun sürücüsü, … …’nın kayıt maliki olduğu 35 SZ 863 plakalı araçla taşınan kola emtiasının alıcıya teslim edilmeyerek davalı … …’le birlikte üçüncü kişilere satılmak suretiyle elden çıkartıldığını, müvekkilinin sigortalısına 9.980,71 TL ödediğini ileri sürerek bu bedelin ödeme tarihi olan 04.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
1-Mahkemece, iddia, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, açılan kamu davasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmişse de, davalı … …’nun … Asliye Ceza Mahkemesinde emniyeti suistimal fiilini ikrar ettiği, davalı. … …’nın araç maliki sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu, davalının İzmir’de teslim etmek üzere almış olduğu sigortalı emtiayı teslim etmeyerek, dava dışı sigortalının zararına sebebiyet verdiği, davacının sigorta poliçesi gereğince hasar bedelini emtia sahiplerine ödediği, bu ödeme tarihinden itibaren davacı sigortanın TTK’nın 1301. maddesi gereğince yasal halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.980,71 TL’nın 04.10.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … … vekili temyiz etmiştir.
Dava, Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 2383277 sayılı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi’nin 13.08.2004 tarihinde tanzim edildiği, bu poliçede teminat başlangıç tarihinin 10.06.2004 tarihi olarak belirtildiği, rücuen alacak istemine konu hasarın meydana geldiği taşımanın ise 29.07.2004 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, 1126965 sayılı bir poliçe sureti daha sunmuşsa da bu poliçenin sunulan suretinde tanzim tarihi ve teminat verilen tarihler belirtilmemiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1279’ncu maddesine göre, sigorta sözleşmesinin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan riskin gerçekleşmiş olduğunu bilmekte iseler sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Davacı sigorta şirketince düzenlenen 2383277 sayılı sigorta poliçesi ile her ne kadar 10.06.2004 tarihinden itibaren gerçekleşen rizikolara karşı teminat verilmiş ise de, bu poliçenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra geriye dönük olarak düzenlendiği, 1126965 sayılı poliçenin ise sunulduğu şekliyle herhangi bir tarih kaydı ihtiva etmediği açıktır.İbranamede sigortalının davacı sigorta şirketine dava konusu ile ilgili 818 sayılı BK’nın 162 vd. maddelerine uygun bir temlikinin de bulunmaması karşısında davacının aktif husumetine ilişkin olarak alacağın temliki hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacının aktif husumete ehil olup olmadığının denetime elverişli bir şekilde karar yerinde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre işin esasına girilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı … … yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı … … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı … …’e iadesine, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: