Şirket borcundan sermaye hissesi oranında sorumlu olan davacı adına, borcun tamamı için düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emri hukuka aykırıdır.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/11861 E.  ,  2020/3332 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11861
Karar No : 2020/3332

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. … (Aynı adreste)

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; … Denizcilik Lojistik Tahmil Tahliye Acente ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti.’ye ait 2010 ve 2011 yılları muhtelif vergi alacaklarının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle şirket ortağı olan davacı adına emri düzenlendiği, limited şirket ortağı olan davacının ortaklık döneminde ortaya çıkan, kesinleşmesine rağmen ödenmemiş ve ilgili şirketten de tahsil imkanı kalmamış borçlardan sorumlu olduğu açık olduğundan, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emri içeriği borçlara karşı asıl borçlu şirket tarafından açılan davaların devam ettiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde; ”Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.” hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış olup, aynı kanunun takip eden 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu … Denizcilik Lojistik Tahmil Tahliye Acente ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı 2 adet araca rastlandığı ve araçlara haciz konulduğu, şirkete ait başka mal valığına rastlanmaması ve haciz konulan araçların da şirketin borcunu karşılamaya yetmeyeceği gerekçesiyle, uyuşmazlık döneminde şirket ortağı olan davacı adına “şirket ortağı” sıfatıyla ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği görülmektedir.
6183 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 35. maddesinde belirtildiği üzere, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları, oysa davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin şirketin borcunun tamamı için düzenlenmiş olduğu görüldüğünden, şirket borcundan sermaye hissesi oranında sorumlu olan davacı adına, borcun tamamı için düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu … Denizcilik Lojistik Tahmil Tahliye Acente ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı 2 adet araca rastlandığı ve araçlara haciz konulduğu, şirkete ait başka mal valığına rastlanmaması ve haciz konulan araçların da şirketin borcunu karşılamaya yetmeyeceği gerekçesiyle uyuşmazlık döneminde şirket ortağı ve 06/03/2018 tarih ve 9530 sayılı ticaret sicil gazetesinden de anlaşılacağı üzere 02/02/2008 tarihinden beri kanuni temsilci olan davacı adına sehven 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği görülmektedir.
Bu durumda, amme alacağının 2014 dönemine ait olduğu ve ilgili dönemde kanuni temsilci sıfatına haiz olduğu açık olan davacı adına ödeme emrinde gerekçe olarak sehven 35. maddenin gösterilmesinin iptal nedeni olamayacağı, sonuç itibariyle şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: