Somut olayda, takip dayanağı bonoda, “tediye tarihi” başlığı altında 01/04/2017 tarihinin yazıldığı, bononun metin kısmında ise ödeme tarihi olarak 15/05/2017 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle de söz konusu senedin çift vade taşıdığı görülmektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere; İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince, takip dayanağı bononun çift vade taşıması sebebi ile bono vasfında olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin takibin durdurulmasına ilişkin kararına karşı, istinafa başvuranın alacaklı olduğu hususu dikkate alınarak, daha aleyhe bozma yasağı değerlendirilmeden karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; takibin iptali kararının yasal dayanağının İİK.nun 170/a maddesi olduğundan ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi yerindedir

12. Hukuk Dairesi         2020/2516 E.  ,  2020/10070 K.

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu; takibe konu senetteki imzanın ve alacak miktarının şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan Medine Çapkın’a ait olmadığı, borca ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulması istemi ile İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; mahkemece, takibin durdurulmasına, asıl alacağın %20 ‘si oranında kötüniyet tazminatı ve %10 para ceza cezasına hükmedildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen inceleme yapılarak, takip dayanağı bononun çift vade taşıması sebebiyle bono vasfında olmadığı gerekçesiyle takibin davacı yönünden iptaline ve alacaklının istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778/1-b maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 703/2. maddesi uyarınca; çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz.
Somut olayda, takip dayanağı bonoda, “tediye tarihi” başlığı altında 01/04/2017 tarihinin yazıldığı, bononun metin kısmında ise ödeme tarihi olarak 15/05/2017 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle de söz konusu senedin çift vade taşıdığı görülmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere; İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince, takip dayanağı bononun çift vade taşıması sebebi ile bono vasfında olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin takibin durdurulmasına ilişkin kararına karşı, istinafa başvuranın alacaklı olduğu hususu dikkate alınarak, daha aleyhe bozma yasağı değerlendirilmeden karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de; takibin iptali kararının yasal dayanağının İİK.nun 170/a maddesi olduğundan ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi yerindedir
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, davacı yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı nedenlerle “daha aleyhe hüküm kurma yasağı” ihlal edilerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06/11/2019 tarih ve 2019/1963 E.- 2019/2278 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: