Takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğundan, borcun sebebinin gösterilmemesi usule aykırılık oluşturur. Bu nedenle usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

3. Hukuk Dairesi         2023/5182 E.  ,  2024/170 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/247 E., 2023/165 K.

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin Kuzey Marmara Otoyolunu işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının ise işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan otoyolu ticari iş yapmak amacıyla kullanmış olan kişi olduğunu, davalının …plakalı araç ile birçok kez geçiş ücreti ödemeksizin otoyoldan ihlâlli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2021/25827 E. sayılı takip dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazda bulunduğunu, takibin durdurulduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamını, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu aracın Finansal Kurumlar Birliğince 13.06.2018 tarih ve 182417624 no ile
tescil edilen 13.06.2018 tarih ve 16999 SLT numarasıyla imzalanan finansal kiralama
sözleşmesi ile ……, Oto Filo Yönetim Hiz. ve Tic. A.Ş.ye kiralandığını, aracın zilyetliğinin ve
her türlü faydayı elde etme hakkının sözleşme uyarınca kiracı firmaya devredildiğini, finansal sözleşmelerinin niteliği gereği finansal kiralama konusu malın hukuki mülkiyeti her ne kadar kiralayan müvekkili şirkete ait ise de finansal kiralama konusu malın zilyetliğinin ve sözleşmenin amacına uygun olarak aracı kullanma ve ondan her türlü faydayı elde hakkının kiracıya ait olduğunu, müvekkili şirkete ihlalli geçişler ile ilgili herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takibe dayanak olarak hiçbir plaka bilgisinin bildirilmediğini savunarak davanın öncelikle husumet itirazı nedeniyle usulden reddine, yine davanın esastan da reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporunun dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu, dava konusu borcun 02.09.2022 tarihinde dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğu, ancak 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında “karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden” ifadesinin yer aldığı, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağın %20’si olan 57,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının 1 no.lu bendinin yollamasıyla aynı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 no.lu bendinde borcun sebebi ödeme emrinde gösterilmesi gerekli bir unsur olarak sayıldığı, mahkemece takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin açıkça yazılmadığı gözetilerek usulüne uygun bir takip yapılmadığı ve bu nedenle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin açıkça yazılmamasının itirazın iptali davasında dava şartı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.

2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) “Takip talebi ve muhtevası” başlıklı 58 inci maddesinin ikinci fıkrası.

4.2004 sayılı Kanun’un “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60 ncı maddesinin 2 fıkrası.

5. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.04.2013 tarihli ve 2012/28759 E., 2013/8988 K. sayılı ilamı.

6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı.

7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamı.

8.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamı.

3.Değerlendirme
Dava dosyasının incelenmesinde; davalı borçlunun araç kiralama şirketi olduğu, mülkiyeti kendisine ait olan aracın otoyol ücreti ödemeksizin ihlalli geçişi nedeniyle davalı hakkında İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2021/25827 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu, bunun açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun cevap dilekçesinde “…takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takibe dayanak olarak hiçbir plaka bilgisinin bildirilmediğini…” ifade ettiği, 2004 sayılı Kanun’un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.

O halde, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: