Tarafların 2012 yılından beri ayrı yaşadıkları ve ayrı yaşama döneminde 2016 tarihinde aynı otelde kaldıkları, bu hale göre de var ise karşılıklı birbirlerine yönelik önceki kusurları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları, bu tarihten sonra gerçekleşen başkaca bir kusurun varlığının da ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla erkeğe atfı kabil herhangi bir kusur ispatlanamamış olup kadının boşanma davasının reddi gerekir

2. Hukuk Dairesi         2021/6658 E.  ,  2021/8169 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından TMK 166/1 maddesine dayalı boşanma davası açılmış, yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince tarafların birlikte otelde tatile gittikleri, kadının davalıya kusur olarak yüklenen önceki olayları af etmiş veya en azından hoşgörü ile karşılamış olduğu, affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği, birlikte yapılan tatilden sonra davalıya kusur olarak yüklenebilecek herhangi bir somut olay ileri sürülmediği,davalının birlikte yaşamaktan kaçındığı ispatlanamadığı gerekçesiyle kadının boşanma davasının reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince tarafların otelde konaklama tarihleri 01/08/2018- 05/08/2018 tarihleri arasında değil, 01/08/2016-05/08/2016 tarihleri arasında olduğu, ve torunları …‘ın da taraflar ile birlikte konakladığı af olgusunun kabul edilebilmesi için affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın ispatlanmış olmadığı, bu nedenle erkeğin affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulüne olanak bulunmadığı, davalı erkeğin davacı kadını aşağılayıcı tarzda konuştuğu ve kadına hakaret ettiği, davacı kadının ise ispatlanmış kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin ret hükmünün kaldırılarak kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen bu karar, davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa Bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen 
hakaret ve aşağılamaya yönelik davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, zamanı belli olmayan, soyut ve genel nitelikte olup, bir kısım tanıkların anlatımları ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak ve davacıdan duyuma dayalı izahlardan ibarettir. Yine tarafların 2012 yılından beri ayrı yaşadıkları ve ayrı yaşama döneminde 2016 tarihinde aynı otelde kaldıkları, bu hale göre de var ise karşılıklı birbirlerine yönelik önceki kusurları affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları, bu tarihten sonra gerçekleşen başkaca bir kusurun varlığının da ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla erkeğe atfı kabil herhangi bir kusur ispatlanamamış olup kadının boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 04.11.2021 (Per.)

Share

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: