TBK‘nun 12/1 maddesi uyarınca; Sözleşmenin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Bilindiği gibi her türlü irade beyanı bir şekil içinde ortaya çıkar. İrade beyanının sonuç doğurması için ya taraflarca belirli şekilde yapılması kararlaştırılır ya da kanun belli bir şekil öngörmüş olabilir. TTK ‘da şekil serbestisi hakim olmakla tedavül güvenliği bakımından, kıymetli evrakta bulunması gereken tüm şekil şartları kanunda gösterilmiştir. TTK 671, 776 ve 780 maddelerine bakıldığında kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi kılındığı görülmektedir. Dolayısıyla tarafların olası iradelerinin bir önemi bulunmamaktadır. Senedin kambiyo senedi olarak kabul edilmesi TTK ‘daki şartların mevcudiyetine bağlı olup, şekli unsurların eksikliği durumunda, senet kambiyo senedi vasfına haiz olmayacaktır.

12. Hukuk Dairesi         2020/166 E.  ,  2020/7411 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte; borçlu vekilinin, bonoda çift vade bulunduğu bu sebeple kambiyo vasfına haiz olmayan senetle ilgili başlatılan takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, verilen karar üzerine borçlu vekilinin temyiz yoluna başvurduğu görülmüştür.
İİK’nın 170/a maddesinde alacaklının takip hakkı ve senedin kambiyo vasfının, süresinde ileri sürülen itiraz veya şikayet sırasında mahkemece re’sen dikkate alınacağı düzenlemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778/1-b maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 703/2. maddesi uyarınca; çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz.
Somut olayda, alacaklı vekilinin 08.01.2018 keşide, 08.07.2018 vade tarihli 65.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak takip başlattığı, takibe konu bononun incelenmesinde keşide tarihinde “08.01.2018”, ödeme gününde ise “08.07.2017” tarihi yazmakta olup, senet metninde “ 8 Temmuz 2018 tarihinde ”ödeme şeklinde ifade geçmiş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesince; senette vade kısmında yer alan 6 ay süresinin keşide tarihine eklenmesi ile 8 Temmuz 2018 tarihine ulaşılabileceği dolayısıyla 08.07.2017 tarihinin hatalı yazımdan kaynaklandığı gerekçesi ile senedin çift vade taşımadığı belirtilerek borçlu vekili itirazının reddedildiği görülmüştür.
TBK‘nun 12/1 maddesi uyarınca; Sözleşmenin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Bilindiği gibi her türlü irade beyanı bir şekil içinde ortaya çıkar. İrade beyanının sonuç doğurması için ya taraflarca belirli şekilde yapılması kararlaştırılır ya da kanun belli bir şekil öngörmüş olabilir. TTK ‘da şekil serbestisi hakim olmakla tedavül güvenliği bakımından, kıymetli evrakta bulunması gereken tüm şekil şartları kanunda gösterilmiştir. TTK 671, 776 ve 780 maddelerine bakıldığında kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi kılındığı görülmektedir. Dolayısıyla tarafların olası iradelerinin bir önemi bulunmamaktadır. Senedin kambiyo senedi olarak kabul edilmesi TTK ‘daki şartların mevcudiyetine bağlı olup, şekli unsurların eksikliği durumunda, senet kambiyo senedi vasfına haiz olmayacaktır.
O halde takip dayanağı 08.01.2008 düzenlenme tarihli bonoda “ödeme günü” kısmında 08.07.2017 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “8 Temmuz 2018” olarak gösterildiği, bu haliyle bonoda çift vade olduğu anlaşılmakta olup, bu husus mahkemece re’sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yorum yoluyla yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2019 tarih ve 2019/1613 E.- 2019/2831 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 30.01.2019 tarih ve 2019/2 E-2019/109 K sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: