TMK′nin 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Bunun yanında, kötü niyet iddiasının def’i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 esas 1991/3 sayılı İçtdihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir. Hal böyle olunca; temyiz konusu edilen 7710 parsel sayılı taşınmazın son kayıt maliki olan davalı … yönünden iyiniyet hususunun incelenmesi, varsa tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilerek TMK’nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.

1. Hukuk Dairesi         2017/2492 E.  ,  2020/6873 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davacı vasisi, karısı olan davacı …′nün yine kısıtlı olduğu önceki vasisi …′nin döneminde vesayet makamından izin alınmadan düzenlettirilen vekaletnameler ve satış işlemleri sonucunda 7710 ve 10475 parsel sayılı taşınmazlardaki …′ye ait payların davalılara aktarıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir.Davalılar, iyi niyetten de söz ederek davanın reddini savunmuşlardır.Davanın reddine ilişkin mahkeme kararı Dairece, araştırma noksanlığından bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak tamamlanan yargılama sonunda, 7710 nolu parsel hakkında davalı …′a yönelik davanın kabulüne, 10475 nolu parsel hakkında diğer davalılara yönelik davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki, Daire bozma kararının gereklerinin yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Bozma kararında da değinildiği gibi, vesayet makamından izin alınmadan yapılan işlemlerde ilk el konumundaki kişiler yönünden davanın kabulünün gerekeceğinde kuşku yoktur. Ancak, ikinci el konumundaki davalılar bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(TMK) 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacaklarının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi vurgulandığı halde bu husus üzerinde durulmamıştır.Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi benimsenmiş; bu amaçla TMK′nin 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Bunun yanında, kötü niyet iddiasının def’i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 esas 1991/3 sayılı İçtdihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir. Hal böyle olunca; temyiz konusu edilen 7710 parsel sayılı taşınmazın son kayıt maliki olan davalı … yönünden iyiniyet hususunun incelenmesi, varsa tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilerek TMK’nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı …′ın temyiz itirazının açıklanan nedenden ötürü kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: