Usuli kazanılmış hak Dava, kira sözleşmesinin haksız feshi ve erken tahliye nedeniyle ceza-i şart ve ortak gider alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece 16.06.2015 tarihli ceza-i şartın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/09/2016 tarih 2015/10063 Esas 2016/5106 karar sayılı ilamı ile bozma dışı bırakıldığından ceza-i şarta ilişkin talep açısından davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece reddi kesinleşen ceza-i şart talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve reddedilen talep yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

23. Hukuk Dairesi         2019/131 E.  ,  2020/4566 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin … Alışveriş Merkezinde davalı tarafından kiralanan yer dahil olmak üzere sair yerlerin maliki olduğunu,söz konusu taşınmaza ilişkin kiralama ve yönetim işlerinin bir sözleşmeye istinaden … Elektronik Tic Ltd Şti’ne verildiğini,18/10/2012 tarihli sözleşmeyle söz konusu alışveriş merkezi bünyesinde taraflarına ait 500 m²’lik alanın davalı şirkete 5 yıllık sözleşme süresiyle kiralandığını ancak davalı tarafın kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, haksız fesihten kaynaklı cezai şartın tahsilini, kiralanan alanın dışına taşılmasından kaynaklı olarak taşılan alan yönünden ecrimisilin tahsilini ve kiralanan taşınmazda kendi payına düşen ortak alan giderinin tahilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/09/2016 tarih 2015/10063 Esas 2016/5106 karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ve ortak gider alacağına ilişkin temyiz itirazlarına yönünden 18/10/2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin tarafların yükümlülükleri başlıklı 1.4. maddesine göre de bu giderlerden kiracının sorumlu olduğu da gözetilerek inceleme yapılması gerekirken davacı vekilinin bu yönden talebi hususunda inceleme yapılmaksızın karar verildiği gerekçesiyle, bozulmuş bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin kiralanan taşınmazda kendi payına düşen ortak alan giderini ödemediği bu nedenle m² birim fiyatı olarak 12 TL olarak belirlenen 500 m² kiralanan yer için 16 aylık kiracılık süresine tekabül eden 96.000,00 TL ortak gider alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı , taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ;
Dava, kira sözleşmesinin haksız feshi ve erken tahliye nedeniyle ceza-i şart ve ortak gider alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece 16.06.2015 tarihli ceza-i şartın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/09/2016 tarih 2015/10063 Esas 2016/5106 karar sayılı ilamı ile bozma dışı bırakıldığından ceza-i şarta ilişkin talep açısından davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece reddi kesinleşen ceza-i şart talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve reddedilen talep yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, davalıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: