Noterin kusursuz sorumluluğu

3. Hukuk Dairesi         2018/1719 E.  ,  2018/4671 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, … İli,… İlçesi,… Mahallesi, 385 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 19/03/2009 tarihine kadar dava dışı … adına kayıtlı olduğunu; ancak … adlı kişinin düzenlediği sahte konsolosluk vekaletnamesi ile … adındaki diğer kişiye dava konusu taşınmazı satmak için düzenleme şeklinde vekaletname düzenlenmesini sağlamak amacıyla… 5. Noterliği’ne başvuruda bulunduğunu, davalı noter … veya çalışanları tarafından sahteliği kolayca tespit edilebilecek vekaletnamenin içeriği ve şekli incelenmeden 04/03/2009 tarih ve 02748 yevmiye no’lu düzenleme şeklinde vekaletname tanzim edilerek …’ın söz konusu arsanın satışı konusunda vekil tayin edildiğini; davalı noter veya çalışanının düzenleme şeklinde vekaletname işini eylemsel olarak eksik ve hatalı yaparak sahte vekaletname düzenlediğini, bu sahte vekaletname sebebiyle kendisinin zarar ederek mağdur olduğunu, nitekim kendisini bu sahte vekaletnameye dayanarak davaya konu gayrimenkulü 190.000 TL karşılığında satın aldığını, bedelini ödediğini ve tapuda devrini aldığını, daha sonra yatırım amaçlı dava dışı … İnşaat Taah. Tic. Eml.Nak. Gıda San. İth. Ltd. Şti. inşaat firması ile anlaşarak… 3. Noterliği’nin 30/06/2009 tarih ve 06766 yevmiye no’lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, … İnşaat Taah. Tic. Eml.Nak. Gıda San. İth. Ltd. Şti. tarafından taşınmaz üzerine süresi içinde villa yapılması konusunda taahhütte bulunulduğunu,yüklenici olan şirketin arsa sahibine ait olacağı kararlaştırılan 1 adet villa bedeli olan 115.000 GBP’yi arsa payına karşılık olarak kendisine ödeme borcu altına girdiğini; ancak, yüklenici firmanın işe başlaması sonrasında taşınmazın gerçek maliki olan dava dışı Konca Şıkman’ın kendisi aleyhine davaya konu taşınmazın satışının sahte vekaletname ile yapılması nedeniyle geçersiz satış ve tescil sebebiyle… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/669 esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açtığını ve bu davada taşınmaz ile ilgili tedbir kararı verildiğini, bunun üzerine yüklenici firmanın üstlendiği işi bıraktığını ve kendisine karşı… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/283 esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını ve tarafına ödediği 32.500 TL’nin tahsilini talep ettiğini,… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/283 esas-2011/61 karar sayılı ilamına istinaden kendisi aleyhine… 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2486 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu nedenle 40.840 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını; kendisinin sahte vekaletname nedeniyle şikayetçi olduğunu, ceza davasının… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/134 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davalı noterin sebep olduğu haksız fiil nedeniyle yaşanan süreçte bunalıma ve strese girdiğini, sosyal yaşam tarzını terk ederek içine kapandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, sahte vekaletnameye güvenerek satın almış olduğu dava konusu yerin sözleşme gereği mahrum kalınan satış bedeli olan 115.000 GBP’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber tazminine; bu talebin kabul edilmemesi halinde davaya konu 385 ada 1 parselde kayıtlı gayrimenkulün dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespiti ile tespit edilecek bu değerin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine; bu talebin de kabul edilmemesi halinde dava konusu yeri alırken ödemiş olduğu 190.000TL’nin tapudaki devir tarihi olan 19/03/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminine; ayrıca, davalının haksız fiili neticesinde kendisi aleyhine açılan… 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/283 esas-2011/61 karar sayılı ilamı sonucu icra takibinde ödenen 4.903,12 TL zararın ve bu dava nedeniyle avukatına ödemiş olduğu yasal vekalet ücreti olan 3.825TL’nin 30/08/2011 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminine ve ayrıca 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davacı tarafın iddialarının asılsız ve gerçekten uzak olduğunu,… 5. Noteri olarak görev yaptığı tarihlerde imzaya yetkili başkatip dava dışı … tarafından düzenlenip imzalanan 04/03/2009 tarih ve 02748 yevmiye no’lu vekaletnamenin düzenlenmesinde noter ve başkatip olarak hiç bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, 04/03/2009 tarih ve 02748 yevmiye no’lu vekaletnamenin düzenlenmesinde Noterlik Kanunu, Noterlik Kanun Yönetmeliği ve genelgelere uygun olarak işlem yapıldığını; … başkonsolosluğu’nca düzenlendiği iddia edilen ve ilk bakışta vekalet verenin kimlik bilgileri, mühür, imza ve fotoğraf bakımından sahteliği anlaşılamayacak bir belge olduğunu, noterlikçe düzenlenen dava konusu vekaletnamenin düzenlendiği tarihte bunun ilgili konsoloslukta mevcut olup olmadığının teyit edilmesinin yasal zorunluluk olmadığını ve o tarihlerde böyle bir durumda arayabilecekleri yetkili bir kuruluşun bulunmadığını; davacının iddia ettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesini yapmış olması ve sözleşmeden dolayı müteahhit firma ile arasında doğan aksilikler nedeniyle uğramış olduğu zararları talep etmesinin asılsız olduğunu, bu işlemlerin dava konusu vekaletname ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle tazminat talep edilmesinin kanuni dayanaktan yoksun olduğunu; davacının, 16.000 TL’ye satın almasına rağmen gerçek dışı beyanda bulunarak hiçbir yasal belgesi olmadan 190.000 TL’ye satın aldığını iddia etmesinin iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu; davacının tazminat talebinini yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddia ettiği zararın doğmasında kendi ağır kusurunun bulunduğunu, noter olarak sorumluluğun doğabilmesi için uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, kusursuz sorumluğun doğması için gerekli olan uygun illiyet bağının gerek davacının ağır kusuru gerekse üçüncü kişi konumunda olan Levent Küçük’ün sahte vekaleti bilerek kullanması nedeniyle kesildiğini, somut olayda illiyet bağının bulunmadığını, üçüncü kişinin ibraz ettiği … Başkonsolusluğu’nca düzenlenen vekaletnamenin sahte olarak düzenlendiğinin… Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sabit bulunduğunu, dava dilekçesine konu tüm eylem ve işlemlerin hukuka aykırı biçimde Tapu Müdürlüğünde gerçekleştiğini, Tapu Müdürlüğünün bu eylemlerde sorumluluğunun bulunduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.İhbar olunan Hazine, dava konusu taşınmazla ilgili olarak idarelerince davalı yanında yer almayı gerektirecek ve davaya katılmayı gerektirecek bir husus bulunmadığını, açılan davaya katılma taleplerinin olmadığını ve davayı takip etmeyeceklerini belirtmiştir.Feri Müdahil, notere ve katibine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;190.000 TL’nin 19.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 4.307,55TL’nin 30.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 3.795TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık;… başkonsolosluğu’nca düzenlenen sahte vekaletname ile davalının noter olarak görev yaptığı… 5. Noterliği’nde düzenlenen 04/03/2009 tarih ve 02748 yevmiye no’lu vekaletnameye istinaden davacıya yapılan taşınmaz satışı sonrasında söz konusu taşınmazın gerçek maliki ve dava dışı yüklenici şirket tarafından davacıya yönelik olarak açılan davalar nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların davalı noterden tazmini istemine ilişkindir. 1512 Sayılı Noterlik Kanunu’nun 1.maddesi gereğince; “Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler Hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için belgelendirir.” Aynı yasanın 72/3 maddesi gereğince; “Noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür.”Yine aynı yasanın 162.maddesine göre, ”Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar”.Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu ”Kusursuz sorumluluktur”. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinini ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise;… başkonsolosluğu’nca düzenlenen sahte vekaletname ile dava dışı … adlı şahıs tarafından davaya konu olan Muğla İli,… İlçesi,… Mahallesi, 385 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın yine dava dışı … adlı şahıs tarafından tevkil yolu ile satışına ilişkin… 5. Noterliği’nce düzenlenen 04.03.2009 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletname ile bu şahsın vekil kılındığı,davacının da bu vekaletnameye istinaden davaya konu 385 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazı 190.000 TL bedelle satın aldığı,bedelini ödediği ve tapuda devrini de üzerine aldığı,daha sonra ise davacının dava dışı … İnşaat Taah. Tic. Eml.Nak. Gıda San. İth. Ltd. Şti ile yaptığı 30.09.2009 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile söz konusu arsaya villa yapılması konusunda anlaşmaya vardığı, 1 adet villa bedeli olan 115.000 GBP’nin arsa payına karşılık olarak davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacıya 32.500,00 TL’lik bir ödemenin dava dışı yüklenici şirket tarafından yapıldığı; ancak, dava dışı yüklenici şirketin inşaata başlaması sonrasında davacı aleyhine davaya konu taşınmazın satışının sahte vekaletname ile yapılması nedeniyle geçersiz satış ve tescil sebebiyle taşınmazın gerçek maliki dava dışı Konca Şıkman tarafından… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/669 esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açılıp taşınmaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verildiğini öğrenmesi üzerine yüklenici firmanın üstlendiği işi bıraktığı ve davacıya karşı… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/283 esas sayılı dosyasında alacak davası açtığı ve davacıya ödediği 32.500 TL’nin tahsilini talep ettiği,davacı aleyhine açılan her iki davanın da kabul edildiği ve kesinleştiği,bu şekilde davaya konu taşınmazın yeniden gerçek maliki olan … adına tapuya kaydedildiği, yine dava dışı yüklenici şirket tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/283 esas-2011/61 karar sayılı ilamına istinaden davacı aleyhine… 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2486 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve davacı tarafça 40.840 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamında yer alan ceza dava dosyası ve dosya kapsamında yer alan diğer delillerden anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda … başkonsolosluğu’nca tanzim edilen üstte 12.01.2009 tarihi bulunan, altta ise 11.02.2009 tarihi bulunan vekaletnamenin sahte olduğunun sonraki vekaletnamenin tanzim edildiği… 5. Noterliği’nce farkedilmesi gerektiği, nitekim bu hususun çıplak gözle dahi ayırt edilebileceği sabit olmakla, davalı noterin meydana gelen olayda kusurlu olduğu ve eldeki davada meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kuşkusuzdur.Davacı dava dilekçesinde terditli olarak talepte bulunmuştur. Mahkemece,eldeki davada dosya kapsamında yer alan 25.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen davaya konu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olan 336.000 TL’ye hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davaya konu edilen taşınmaz için davacının ödediği 190.000 TL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: