Tarafik kazalarında kusurlu olmayan alkollü sürücüye kasko hasarı ödenir. … Kaza tespit tutanağında, tüm kusurun karşı araç sürücüsünde olduğu belirtilmiştir. Ekper raporunda da %100 kusurun karşı tarafta olduğu açıklanmıştır. Mahkemece de kusur araştırması yapılmadığına göre, olayda hiç bir kusuru olmayan sigortalının sırf alkollü olması nedeniyle rizikonun teminat dışı olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

17. Hukuk Dairesi         2018/297 E.  ,  2018/4514 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat...

evlilik birliğinin devamı sırasında davacı- karşı davalının dava dışı eşi tarafından sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğindeki eylemini birlikte gerçekleştirdiği kişi olan ve evlilik birliğinin tarafı olmaması nedeniyle üçüncü kişi konumunda bulunan davalı- karşı davacının salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eylemine ilişkindir. Davalı- karşı davacının, dava dışı eş ile evli olduğunu bilerek birlikte olmaktan ibaret olduğu anlaşılan eyleminden başka doğrudan doğruya davacı- karşı davalıya yönelik olarak bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlalinde bulunduğuna dair bir iddia da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle eldeki davanın konusu itibariyle 06.07.2018 tarihli ve 2015/5 E., 2018/7 K. sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararı kapsamında değerlendirilmesi gereklidir.

Hukuk Genel Kurulu         2017/1374 E.  ,  2018/1780 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Büyükçekmece...

BK.404/3 maddesi hükmüne göre gayrimenkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz. Yasanın bu hükmü emredici niteliktedir. Tellallık sözleşmesi için öngörülen yazılı şekil ispat değil, geçerlilik şartıdır. Bu hususu mahkemenin kendiliğinden nazara alması gerekir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 01.03.2008 tarihli iki sayfadan ibaret emlak sözleşmesinin incelenmesinde; tarafları borç ve yükümlülük altına sokan ilk sayfada imza bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, taraflar arasında yazılı olarak yapılmış geçerli bir tellallık sözleşmesinin varlığından bahsedilemez.

13. Hukuk Dairesi         2012/24788 E.  ,  2013/3356 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden...

Bir taşınmaz malın veya payının mülkiyetinin başkasına devri ya da devir vaadini öngören sözleşmelerin geçerli sayılması 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. madde ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu maddelerde öngörülen şekil şartı, sözleşmenin geçerlik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir ve hakim tarafından doğrudan göz önünde tutulur. T

13. Hukuk Dairesi         2013/852 E.  ,  2013/6152 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı...

Uyuşmazlık, Kanunun öngördüğü şekle aykırı olarak düzenlenmiş, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin uzun bir süre ifa edildikten sonra, şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmeyeceği, buradan varılacak sonuca göre tapu iptal ve tescile karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu         2012/766 E.  ,  2013/297 K. ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKDİNE DAYALI TAPU İPTALİ TESCİL VE TAZMİNAT DAVASI TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde...

sözleşme bir süreçtir. Bir anda kurulup meydana gelen hukuki bir işlem değildir. Sözleşme kurulmadan önce taraflar sözleşmenin muhtevası, şartları, içerdiği hak ve yükümlülükler üzerinde görüşmeler yaparlar; bu görüşmeler kısa veya uzun sürebilir. Görüşmelerin başlamasıyla görüşmeciler arasında hukuki bir ilişki kurulur.

22. Hukuk Dairesi         2017/20291 E.  ,  2018/28025 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen...

Dava, davacının bir alışveriş merkezinin otoparkına bıraktığı aracının içinde bulunan birtakım eşyalarının çalınması üzerine zararın tazminine yöneliktir. Davacının bu istemi de sözleşme öncesi sorumluluk (culpa in contrahendo) ilkesinden kaynaklanmaktadır. Sorumluluğun gerçekleşmesi için akdin kurulması şart olmayıp, davacı alışveriş merkezine gelerek olası bir takım hizmet ya da satış sözleşmelerinin muhatabı olacak bir tüketici olmakla; davalı şirket, alışveriş yapılmasını kolaylaştırmak ve cazip hale getirmek amacıyla otopark sağlama hizmetini bedelsiz de olsa olası tüketicilere vermektedir.

13. Hukuk Dairesi         2016/23349 E.  ,  2019/91 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı...

alışveriş için davalının mağazasına gittiklerini, İ.’nın mağaza içinde gezinirken, mağazanın iç duvarlarında bulunan raflara yerleştirilmiş olan yarı insan büstü şeklindeki mankenin üzerine düşmesi sonucu başından ve boynundan şişme ve morluklar meydana getirecek şekilde yaralandığı olayda görevli mahkeme

Hukuk Genel Kurulu         2012/13-1220 E.  ,  2013/239 K.   Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne...

Bir binanın iskân raporunun bulunması asıldır. Bu nedenle iskan raporunun alınıp alınmadığını araştırma yönünden kiracıdan bir özen beklemek ve istemek mümkün değildir. Özen beklenilmeyen hallerde ise kusurdan söz edilemez. Bu durumda; dava konusu yerin, sözleşme gereğince kiranın başladığı tarihte, kullanılmaya elverişli iskan raporu alınmış hukuki ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediği böylece kiraya verenin kiracıya karşı yasal borcunu ifa etmediği sübuta ermiş bulunmaktadır.

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2012/11089 E.  ,  2013/4690 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira sözleşmesinin iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan...

Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetin devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilmeyeceğine;YİBBGK., E. 1987/2 K. 1988/2 T. 30.9.1988

ÖZET : Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetin devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan...

Bu bakımdan haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur.

Hukuk Genel Kurulu         2017/1105 E.  ,  2020/980 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 14....

eldeki davada istenen ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. ve 995. maddeleri ve 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı YİBK’nda kabul edildiği gibi haksız fiil benzeri olupüstün bir hakka dayanmadan başkasının taşınmazını işgal eden, böylece haksız kazanç sağlayan tarafın iade etmekle yükümlü bulunduğu bir tazminat türü olduğu; her ne kadar taraflar tacir ve çekişme konusu taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıyor ya da yapacak olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda esas görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2020/1322 E.  ,  2020/4253 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada...

Bedeli ödenerek satın alınmış ve emanet edilmiş altının iade edilmemesi nedeniyle açılan alacak istemine ilişkin davada; davalının, iş yerinde çalıştırdığı diğer davalının fiillerinden sorumluluğunun, TBK m.66’da düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında olduğu, davalının yargılandığı ve mahkumiyet aldığı ceza dosyasındaki beyan ve ikrarlarının davalıyı bağlayacağı, o halde; bütün davacılar için davalının da sorumlu tutulması gerektiği

3. Hukuk Dairesi         2020/4504 E.  ,  2020/7862 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne...

Dava, akdi vekalet ücreti alacağının tahsiline ilişkindir. Tarafların arasındaki 10/04/2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesiyle davacı avukata iflas erteleme konulu dava için 150.000 TL, diğer kanuni iş ve işlemlerinden dolayı aylık 10.000 TL vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece her ne kadar sözleşmeye göre belirlenen vekalet ücretine %18 oranında hesaplanan KDV tutarı da dahil edilerek hesaplama yapılmışsa da sözleşmede ücretin net mi brüt mü belirlendiği konusunda bir açıklık bulunmayıp, KDV Kanununun 8. maddesine göre vergi mükellefinin mal ve ya hizmeti sağlayan kişi olması karşısında sözleşmenin ücrete ilişkin 2.maddesinde belirlenen miktarların KDV dahil olarak belirlenmiş olduğunun kabulü gerekir. Sözleşmenin 5. maddesinde vekil edilenlere ait olduğu belirtilen vergi, resim ve harç gibi giderlerin işin yapılması için gerekli olan giderler olduğu açıkça belirtilmiş olduğundan sözleşmenin bu hükmünden de ücretin KDV hariç belirlendiği sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Hal böyle olunca Mahkemece sözleşmede KDV dahil ücret belirlendiği hususu göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2017/8393 E.  ,  2020/5525 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden...

Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile hor kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar belirlenirken her bir kira sözleşmesi ve kiralananın cinsi ve durumu ayrı ayrı değerlendirilerek yine her bir kiralananın kullanım süresi her bir kira sözleşmesine göre ayrı ayrı hesaplanarak kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir.

3. Hukuk Dairesi         2019/5552 E.  ,  2020/206 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen...

site yöneticisi olan davacı ile aynı sitede ikamet eden davalının, sitede yapılacak tadilatların ücreti konusunda yaşadıkları tartışma esnasında davacıya yönelik olarak sarfettiği sözler site yönetimine yönelik ağır eleştiri mahiyetinde olup ifade özgürlüğü kapsamında kalmaktadır. Şu durumda, davanın tümden reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

4. Hukuk Dairesi         2016/15577 E.  ,  2019/649 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe...

Borçlar Kanununa göre vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Ancak istifa haklı değil ve müvekkil de bu nedenle zarara uğramışsa, vekil bu zarardan sorumludur. Avukatlık Kanununda ise haksız istifa halinde, vekil yönünden Borçlar Kanunundaki aynı konuya ilişkin düzenlemelere göre daha ağır bir sorumluluk esası getirilmiştir. Gerçekten de, Avukatlık Kanununun 174/1 maddesinde “üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz.” hükmü mevcut olup, bu hükümle, vekaletten haklı bir neden olmadan istifa eden avukatın, Borçlar Kanunundaki vekalet akdine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak, herhangi bir zarar şartı olmadan da müvekkile karşı sorumlu tutulduğu görülmektedir.

13. Hukuk Dairesi         2015/22019 E.  ,  2017/1691 K.   MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı...

Bankacılık Kanunu’nun 73/3. maddesinin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin olduğu, dava konusuyla ilgisinin olmadığı, Bankacılık Kanunu’nda, vekillerin bankalardan (bizzat) müvekkillerinin hesabına ilişkin olarak bilgi ve belge istemesi halinde, vekaletnamelerinde özel yetki bulunması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacı adına vekaletnameye istinaden istenilen bilgilerin Avukatlık Kanunu’nun 2/3. maddesi gereğince davacının vekiline bildirilmesinin gerektiği, bu hususta vekaletnamede özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin davalı bankadan Avukatlık Kanun’un verdiği yetkiye istinaden davacı adına istediği bilgi ve belge suretlerinin davalı banka tarafından davacıya veya vekiline verilmesi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.

11. Hukuk Dairesi         2016/3192 E.  ,  2017/5178 K.   MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2016 tarih ve...

akdi ilişkinin eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olması nedeniyle, zamanaşımı süresinin TBK’nın 147/6 maddesine göre 5 yıl olduğu ; emsal kararı ile yerleşik uygulamasına göre eser sözleşmesi ilişkisinin devam ettiği sürece ve teslim anına kadar gerçekleştirilen tüm iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı,

15. Hukuk Dairesi         2020/1909 E.  ,  2020/2968 K. Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : … Asliye Hukuk Hakimliği...

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, arsa sahibinin edimi, inşaat yapımına uygun olarak arsayı teslim etmek, yüklenicinin edimi ise sözleşmede kararlaştırılan şekilde inşaatı yaparak bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmekten ibarettir. İskân alınmayan ve/veya iskân alınmaya uygun olmayan bir binanın ekonomik bir değeri bulunmamaktadır. Bu durumda, eğer sözleşmede iskân alınması kararlaştırılmış ve iskân alınmamışsa yüklenicinin edimini ifa ettiğini kabul etmek mümkün olmayacaktır. Davaya konu olayda da iskân alınması sözleşmede kararlaştırılmış olup, yüklenici iskân almadığından edimin ifa edildiği kabul edilemeyecektir. İki tarafa borç yükleyen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, inşaat belirli bir aşamaya gelmiş ise ifanın tamamlanmasını beklemek ve gerekiyorsa dava açılması halinde de bu konuda fırsat tanıyarak ifaya olanak tanımak hakkaniyete uygun ise de, iş sahibi için de bu beklemenin bir tahammül sınırı bulunmaktadır.

15. Hukuk Dairesi         2019/3962 E.  ,  2020/2494 K. Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı...

Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. Bu ilke, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre; hâkim, tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Fakat, hâkimin duruma göre talep sonucundan daha azına karar vermesinin önünde engel yoktur. Taleple bağlılık ilkesi, talep edilmeyene karar vermeme, talep edilenden fazlasına karar vermeme ve talep edilenden farklı bir şeye karar vermeme biçimlerinde mahkeme kararının sınırlarını belirler şekilde karşımıza çıkmaktadır. Mahkemece dava dilekçesine bakılarak tespit edilecek bu sınırlar, talep edilen hukuki sonuçtur.

3. Hukuk Dairesi         2020/166 E.  ,  2020/1900 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik...

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkindir Davacılar nezdinde doğan destekten yoksun kalınan zarar her bir davacı için ayrı olduğundan, davacılar ihtiyari dava arkadaşıdır. Bu durumda mahkemece,birden fazla dava olduğu dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hükmedilen tazminatlar yönünden her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

17. Hukuk Dairesi         2020/768 E.  ,  2020/5135 K.   MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı...

Dava, akdi vekalet ücreti alacağının tahsiline ilişkindir. Tarafların arasındaki 10/04/2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesiyle davacı avukata iflas erteleme konulu dava için 150.000 TL, diğer kanuni iş ve işlemlerinden dolayı aylık 10.000 TL vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece her ne kadar sözleşmeye göre belirlenen vekalet ücretine %18 oranında hesaplanan KDV tutarı da dahil edilerek hesaplama yapılmışsa da sözleşmede ücretin net mi brüt mü belirlendiği konusunda bir açıklık bulunmayıp, KDV Kanununun 8. maddesine göre vergi mükellefinin mal ve ya hizmeti sağlayan kişi olması karşısında sözleşmenin ücrete ilişkin 2.maddesinde belirlenen miktarların KDV dahil olarak belirlenmiş olduğunun kabulü gerekir.

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2017/8393 E.  ,  2020/5525 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

Davacı vekili, … plakalı aracın … adına sigortalandığını, davalıya ait kazılmış çukur üzerindeki kanalizasyon kapağına vurması sonucunda sigortalının aracının hasarlandığını, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, hasar bedelinin davalıdan rücuen ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı idarenin ödeme yapmadığını, sonrasında davalı aleyhine İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/13637 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

17. Hukuk Dairesi         2018/4210 E.  ,  2020/4644 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın...

Haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır. Davalıya sigortalı aracın sürücüsü kollukta alınan ifadesinde; önü sıra gitmekte olan motosikletin(davacının) araçları sollayarak geçtiğini gördüğünü, motosikletin arkasında ayrıca bir çocuk olduğunu, kavşağa geldikleri sırada sol şeritten giderken yolun sağında bir halk otobüsünün yolcu almış ve hareket haline geçmiş olduğunu, kendisinin de otobüse yaklaşmadan önce motosikletliyi(davacıyı) geçtiğini, bu sırada tahminince motosiklet sürücüsünün otobüsün hareket etmesi ile otobüse çarpmamak için sola kırmış olacak ki kendisinin kullandığı aracın arka tekerine çarpmasını dikiz aynasından gördüğünü beyan etmiştir. Davalının bu beyanları dikkate alındığında kazanın ani ve birden gelişen bir olay neticesinde gerçekleşmediği, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün trafik akışı içerisindeki olayları gözlemleyebilme ve görebilme imkanı olduğu, trafiğin sıkıştığını ve davacının trafik akışı içindeki seyrini görme imkanı olduğu, ani ve birden gelişen bir olay olmaması karşısında davalının da kazanın gerçekleşmemesi için alabileceği önlemler olduğu anlaşılmaktadır.

17. Hukuk Dairesi         2018/6414 E.  ,  2020/4591 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair...

TBMM’de muhabirlere açık biçimde gerçekleşen konuşmasında sarf etmiş olduğu, “Suriye ile Libya arasındaki farkı, bir ortaokul mezununa sorsanız size cevabını verir… normal bir gazete okuruna sorsanız, farkı size söyler… Bu farkı kavramayacak kadar çapsız olan bir kişi var, o da Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ve onun da adı …” şeklindeki sözlerin ağır eleştiridir.

4. Hukuk Dairesi         2013/18209 E.  ,  2014/12618 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 16/11/2012...

Scroll to top