doğum sebebiyle hastaneye yatırılan eşinin yanında ve ona destek olmadığı, eşini istemediğini söylerek evden kovduğu, davacı-karşı davalı kadının ise eşi için şerefsiz dediği, eşinin ailesini kastederek hepsi yalancı şeklinde sözler sarf ettiği, köylü diyerek eşini aşağıladığı, ailesinin köyden getirdiği yoğurt peynir gibi yiyecekleri pis deyip çöpe attığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı dava erkeğin, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2. Hukuk Dairesi         2017/5985 E.  ,  2019/1767 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVACI-DAVALI : DAVALI-DAVACI :… DAVA TÜRÜ...

Eşine “hişt, hey veya ıslıkla” seslenmek haklı boşanma sebebidir. eşine ismi ile hitap etmeyip “hişt, hey veya ıslık çalarak” çağırdığı ve eşini istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Davalı (koca)’nın gerçekleşen bu kusurları davacı (kadın)’ın kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Davacı (kadın) yararına Türk Medeni Kanunun 174/2. maddesi koşulları oluşmuştur.

2. Hukuk Dairesi         2014/15210 E.  ,  2014/25928 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :06.05.2014 NUMARASI :Esas no:2012/507 Karar no:2014/338 Taraflar arasındaki davanın...

Dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden davalı …’nin vaat borçlusu …’nın kızı, …’nın torunu ve …’nın yeğeni olduğu anlaşılmaktadır. Bu davalı 791 sayılı parselin davacıya 23.02.1982 tarihinde satışının vaat edildiğini bilebilecek durumda olan bir kişi olduğundan davacının, davalının kötüniyetinin varlığını ispat etmesi gerekmez. Davalının TMK’nun 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olduğu kanıtlanamamış olup taşınmazı tapudan devralması da yolsuz tescil niteliğindedir

14. Hukuk Dairesi         2013/735 E.  ,  2013/2806 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu...

Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetin devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilmeyeceğine;YİBBGK., E. 1987/2 K. 1988/2 T. 30.9.1988

ÖZET : Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetin devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan...

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir

8. Hukuk Dairesi         2017/16903 E.  ,  2018/9216 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada...

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 2. maddesinde; herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyması zorunluluğu getirilmiş, uyulmamasının yaptırımı olarak da hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı belirtilmiştir. Paylı mülkiyet ilişkisine tâbî bir taşınmazda, fiili taksimin mevcut olması durumunda yasal önalım hakkının kullanılmasını açıkça engelleyen bir düzenleme bulunmamasına rağmen, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin istikrar bulmuş kararlarında

14. Hukuk Dairesi         2019/3186 E.  ,  2020/4622 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı...

TMK′nin 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Bunun yanında, kötü niyet iddiasının def’i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 esas 1991/3 sayılı İçtdihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir. Hal böyle olunca; temyiz konusu edilen 7710 parsel sayılı taşınmazın son kayıt maliki olan davalı … yönünden iyiniyet hususunun incelenmesi, varsa tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilerek TMK’nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.

1. Hukuk Dairesi         2017/2492 E.  ,  2020/6873 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve...

Hakim, tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.

1. Hukuk Dairesi         2019/3226 E.  ,  2020/6879 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar...

Bankacılık Kanunu’nun 73/3. maddesinin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin olduğu, dava konusuyla ilgisinin olmadığı, Bankacılık Kanunu’nda, vekillerin bankalardan (bizzat) müvekkillerinin hesabına ilişkin olarak bilgi ve belge istemesi halinde, vekaletnamelerinde özel yetki bulunması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacı adına vekaletnameye istinaden istenilen bilgilerin Avukatlık Kanunu’nun 2/3. maddesi gereğince davacının vekiline bildirilmesinin gerektiği, bu hususta vekaletnamede özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin davalı bankadan Avukatlık Kanun’un verdiği yetkiye istinaden davacı adına istediği bilgi ve belge suretlerinin davalı banka tarafından davacıya veya vekiline verilmesi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.

11. Hukuk Dairesi         2016/3192 E.  ,  2017/5178 K.   MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2016 tarih ve...

Bir malı iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişinin menfaati, malı emaneten veren kimsenin menfaatine tercih edilmekte; rızası olmadan malını elinden çıkaran kimsenin menfaatine ise feda edilmemektedir. Sahibinin elinden rızası olmadan çıkan bir şeyi iyi niyetli üçüncü kişi bir açık artırmadan, pazardan veya bu gibi eşyayı satan bir kimseden iktisap ederse asıl mal sahibinin gerek bu şahıs gerekse daha sonraki müktesipler aleyhine açacağı iade davasını kazanabilmesi şöyle bir şarta bağlanmıştır: Böyle hallerde iyi niyetli üçüncü kişinin bu malı iktisap etmesi için verdiği bedel, iadeyi isteyen davacı yani asıl mal sahibi tarafından ona iade edilmelidir. Eğer bu şart yerine getirilmezse mahkeme asıl mal sahibinin açacağı iade davasını kabul edemez. Hukuk Genel Kurulunun 25/09/2002 tarih, 2002/4-608 esas, 2002/643 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.

4. Hukuk Dairesi         2018/1110 E.  ,  2020/3002 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/06/2014 gününde verilen dilekçe...

“dava konusu (A) bölümü hakkındaki davanın esastan reddedilmesi karşısında kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine ancak (A) bölümünün değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin takdiri gerekirken, dava dışı 441 ve 442 sayılı parsellerin değeri de dava değerine eklenerek bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin ve öte yandan davalı Hazine ile … hakkındaki ret sebebinin ortak olması karşısında davalılar lehine tek bir vekalet ücreti yerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT 3/2 maddesi gereğince ret sebebinin ortak olması sebebiyle davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilerek 15.988,27 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

16. Hukuk Dairesi         2017/5415 E.  ,  2020/4767 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda...

Scroll to top